29.06.2020, 06:18 26

Bir Sosyal Medya “Ajitasyonu”

Marksistlerin basın ve yayın ve sanatçılar hakkında 1958 yılında Moskova Dünya Komünist Yazarlar kongresinde alınan kararlara bir göz atalım.
“BASIN VE SANATÇILAR HAKKINDAKİ UYGULAMALAR:”
Komünistler için sanat, sanat için değil. Sanat toplum içindir. Ama bu toplum Komünist toplumdur. Sözümüzün burasında, 1958 Moskova Dünya Komünist Yazarlar kongresinde stratejiye uygun olarak alınan kararlardan söz etmeden geçemeyeceğiz.
“1-Memleketinizde Komünist ve Sosyalist partilerin kurulmasını teşvik edip kışkırtacaksınız. Bu partilerin mevcudu varsa işbirliği yapacaksınız.
2-Komünizmi açıkça müdafaa etmekten mahrum olduğunuz takdirde Sosyalizm’i, Sosyalist yayın yapamadığınız takdirde ise işçi haklarını savunacak ve her türlü adaletsizliği ele alarak aynı gayeyi devam ettireceksiniz.
3-Komünist rejim kökleşinceye kadar memleketinizde Komünist tehlikesinin olmadığına herkesi inandıracaksınız. Sizin niyet ve çalışmalarınızı fark edenleri vehimli ve jurnalci olmakla suçlandıracaksınız.
4-Memleketinizde yasak değilse Rus filmlerine, yasaksa sol eğilimli film, tiyatro ve piyeslere övgüler yapıp alaka cezp edeceksiniz.
5-Tercümelerinizde batının komünist veya komünizme meyilli olan yazarlarının eserlerini tercih edeceksiniz.
6-Romanda, şiirde, yazıda, karikatürde, resimde sistemli ve maksatlı olarak işçinin ve köylünün sefaletini mübalağalı bir şekilde teşhir edeceksiniz.
7-Evvelce komünist oldukları halde sonradan dönen Fransız Andre Malraux, Andre Gide, İngiliz Arthur Koestler, Stephan Spender, İtalyan İgnosio Silone, Malaparte, Amerikan Richard Wirght ve Louis Fishe aleyhinde kampanya açılacak şöhret ve fikirlerini silip yıkacaksınız.
8-Politika, edebiyat, sanat ve kültürün bütün kollarında fikirlerinize yakın olmayan ve Komünist temayülü bulunmayanların bütün şöhret, rağbet ve otoritelerini yıkmaya çalışacaksınız.
9-Halkın çok sevdiği yahut millete kabul ettirilmiş olan kahramanlarını yıkmak zor olacağına göre onları kendinize bayrak yapacak, onların fikir ve düşüncelerini kendi açınızdan yorumlayacaksınız.
10-Devamlı huzursuzluk kaynakları arayacak ve huzursuzluğu devam ettirmek baş prensibiniz olacaktır.
11-Memleket ve halkınızı mümkün olduğu kadar sınıflara ve zümrelere böleceksiniz..
12-İşverenle işçi arasında devamlı anlaşmazlık mevzuları çıkaracak, grevleri tahrik edeceksiniz.
13-Gizli ve açık din düşmanlığı yapacaksınız. Mezhep ve tarikat münakaşalarını kızdıracaksınız. Halkı dinden soğutmaya çeşitli dini sınıf ve zümreler yaratmaya gayret edeceksiniz.
14-Her milli dava ve davranış karşısında tamamıyla hissiz, tasasız kalacak, mümkün olursa önleyici yazılar neşredeceksiniz. Her milli varlığı yıkmak için gayret sarf edeceksiniz.
15-Nizam ve kanunlara karşı gelenleri destekleyeceksiniz. Kargaşalık çıkarmak için muhalefet duygularını isyan derecesine çıkaracaksınız.
16-Milletinize batı bloğu, demokrasi ve Amerika düşmanlığını aşılayacaksınız.
17-İşçi sendikalarını, gençlik ve talebe derneklerini, sanat birliklerini, öğretmen teşekküllerini ele geçirmeye çalışacaksınız. Fikir birlikleri kurduracak, sizi tutan teşekküllere “Milli Teşkilat” adını vereceksiniz.
18-Bilhassa öğretmen, profesör, parti başkanı, gazeteci gibi büyük kitleleri elinde tutanlara yaklaşarak saflarımıza çekeceksiniz.”(Kaynak: 12 Eylül 1980 öncesi eğitim amaçlı hazırlanan bir teksir.)
Değerli okuyucu, şimdi oturup şöyle etrafımıza, sosyal medyaya, basın ve yayın organlarına, onların uygulamalarına bir bakalım. Kimler yukarıdaki kararlara uygun hareket ediyor biraz fikredelim.
Şimdi bu haftaki yazımıza geçebiliriz;
Monşer-1: Her şey hazır mı?
Monşer-2: Ne hazır mı, ne hazırlayacağız?
Monşer-1: Ne demek ne hazır mı? Elimize böyle bir fırsat geçti bu fırsatı değerlendirmeyelim mi?
  Monşer-2: Hangi fırsat, ne fırsatı önemli bir şey oldu da benim mi haberim yok?
Monşer-1:Yahu sen nasıl bir Monşer’sin. Hep beklemiyor muyduk? Hep teyakkuz halinde bekliyoruz sen daha hala ne fırsatı diyorsun? Olmaz kardeşim biraz sosyal medyayı ve bizim sosyal medyada üfürdüğümüz buhurdanlık dumanını görmedin mi? Duymadın mı?
Monşer-2: Ülke gündemi o kadar hızlı değişiyor ki hangi biri hakkında fırsat bu diye düşüneyim aklım karışıyor, ayırt edemiyorum.
Monşer-1: Koskoca bakanlar, koskoca saygın gazeteciler birbirlerine demediklerini bırakmıyorlar. Ülke çalkalanıyor. Bundan daha iyi fırsat mı olur.
Monşer-2:Bakan ne demiş, gözcünün saygını ne demiş anlamadım. Pek takip edemedim.
Monşer-1: Sen hala orada mısın? Yetkilinin ne dediğinin ne önemi var. Onun küçük bir iması bile yeter. Biz her zaman her duruma hazır olmalıyız, Sosyal medyaya bakmıyor musun, yalan, dolan, iftira, uydurma haber, yanlış haber, masa başı haberi, yabancı servislerce üretilen haberler, çarpıtılan haber, vs. vs. işte bütün bunlar bizim için çok önemli bir imkân eğer bu imkân ve fırsattan faydalanıp bir netice alamazsak yuh bize.
Monşer-2: Ama bizim saygın ne demiş anlamadım ki. Bizim saygının ne dediğine bakan biri çıkmış cevap vermiş. Cevap vermişse ne demiş. Bütün bunları ben hep kaçırdım.
Monşer-1: Dedim ya onun ne dediğinin hiçbir önemi yoktur. O zat ima dahi etmiş olsa biz pür silah zaten bekliyoruz. Dört bir yandan saldıracak onu yerinden edinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu mücadele dürüstlerle dürüst olmayanların mücadelesidir. Sen da sözü uzatma gözcü oku ve safını belli et. Hatta bu savaş laiklerle dincilerin mücadelesidir. Bu mücadele demokratlar ile şeriat devleti isteyenlerin mücadelesidir. O sözün söylenmiş olmasının da söylenmemiş olmasının da hiçbir önemi yoktur, O kişiler ve şürekâları bu gibi şeyleri söyleme potansiyele her zaman sahiptirler. Onlara hiç inanmam, onlar her şeyi söylerler. Söyleseler bile söylerler, söylemeseler bile söylerler, hatta onların kafalarının arkasında daha meşum düşünceler vardır. Bak buradan ben bile onların kafalarının arkasındakini okuyabiliyorum. Onlaar, onlar..  Aslında konu onlar ve ötekiler meselesi değil ki.  Asıl mesele bizleriz yani demokratlar.  Biz laiklere kim karşı çıkarsa bizim gazabımız ve sosyal medya silahlarımız hemen ona doğru çevrilir ve bombardımana başlarız.   Biiiz. Kimiz herkes görecek. Biz cumhuriyeti kuran, kimimiz Chp de kimimiz Hadep te, birçoğumuz da iyiler arasında olmasına rağmen bu şeriat hayranlarına hadlerini bildirecek güç ve kuvveti gider Anıtkabire Ata’nın huzuruna “iman tazeler” yine mücadele ederiz.
Görmüyor musun kişimizi tanıyan tanımayan herkes onu 100 yıldır tanıyormuşlar gibi davranıyorlar. “Ben de tanırım, saygındır”, “yakinen bilirim o iyi, biridir”, “O kanatsız uçar”, “onun anlamadığı konu oynatmadığı kalemi yoktur” “hatta o o kadar temiz o kadar dürüst birisidir ki neredeyse evliya gibi biridir” .hatta bakar mısın; Onu tanımayanlar bile tanıyormuş gibi yapıyor onun hakkında olumlu şeyler söylüyorlar. Bu bir milli-cumhuriyet dayanışmasıdır. Bu dayanışmada herkes yerini almalıdır. Bak sen de katıl, geride kalma bu dincilerin elinden ve dilinden her şey gelir. Aman dikkatli olalım.
Monşer-2: Ama efendim diyorlar ki bu saygın kişi Türkiye düşmanı solculuğu tescilli gazetede önemli bir görevdeymiş. Hatta diyorlar ki 12 Eylül öncesi kendisi Hürriyet gazetesi muhabiri iken, Yozgat’ta Marksist dev gençliler bir yürüyüş yapmışlardı da 15-20 kişi katılmış olduğu halde bu 15-20 kişiyi 200-300 kişi yürüyüş yaptı diye haber yapmıştı. Hatta yürüyüşe pek katılan olmaması nedeniyle bu yapılan yürüyüşü Yozgat’ta kimsenin haberi dahi pek olmamıştı. Ertesi günü gazetede okuyunca herkes çok şaşırmıştı, saygın muhabir olayı bilerek büyütmüş sanki dev genç’lileri kabarık gösterme çabasına girmiş diyorlar..
Hatta yine Hürriyet gazetesi adına Yozgat’a gelerek bir dizi röportaj yapmış resimler çekmiş ve bunları 16 Temmuz 1980 tarihinde yayınlamıştı, Adeta Yozgat’ı Sıkıyönetim komutanlığına ihbar ediyor bir dil kullanmıştı ve yetkililerin (Polis asker) adeta Yozgat’a dikkatini çekiyormuş gibi Yozgat’ı adeta hedef göstermişti diyorlar. MHP il başkanı Ruhi Bacanlı’nın ağzından haber yapmış pek çok şeyi çarpıtarak veya bir yöne doğru çekerek vermiş ve belki de 1.5 iki ay sonra 12 Eylül 1980 de Askerlerin darbe yapması sonucu Yozgat üzerine daha çok eğilmelerine ve pek çok kişinin sorgularına sebep olduğu. Masum insanların işkencelerden geçirilmesine sebep olduğu da söyleniyor. Bu konularda neler söyleyeceksiniz. Bu durumları bilmeyen bazı saf dil Yozgatlı sözüm ona milliyetçilerin sol sever olmaktan hoşlandıkları da söyleniyor.
Monşer-1: Onları boş ver şimdi, fi tarihinde yapılan bir haberden, bir röportajdan bahsediliyor. O günleri kim hatırlar, kim dile getirir. Zaten milletimiz pek geçmişi hatırlamaz. Hatırlasa bile milliyetçi olarak bilinen bazı kimselerin sola doğru “evirilme” işlemimiz hızla sürerken o kişinin Marksist veya solcu olduğunu iddia etmek kimsenin ne aklına gelir ne de kimse inanır. Bu yüzden sen bunları düşünme. Yok, saygın kişi hep devletin, milletin dilimizin, kültürümüzün hassasiyetini pek göstermeyen bir mevkutede yazdığını bile kimse aklına getirip bütün kartları bir araya toplayıp bir netice çıkartamaz. Ama zaten önemli olan burada Saygın kişi değil ki..Önemli olan bu Saygın kişiye söz söylediği iddia edilen kişidir. O iddia edilen kişinin kimliğinin bir önemi yoktur. Yetkili kişi “şerefsiz” demiş midir dememiş midir? Konunun özü burada düğümleniyor. Nasıl Hırant Dink katledildiğinde bütün Marksist’ler solcular nasıl “Hepimiz Ermeni’yiz” demişlerse bu gün de biz sağcı solcu ayırmadan, ülkücü vs. demeden “hepimiz solcuyuz hepimiz saygıncıyız” var mı ötesi?  Haklı olsa da saygıncıyız, haksız olsa da saygıcıyız ve hatta tv ye çıkıp çok üzgün pozlar vererek, ağlasa da, ağlama pozu verse de vermese de biz yine anti bakancıyız.
Kahrolsun emperyalizm. 3. Hava limanı, 3. Boğaz köprüsüne de karşıyız.  Tüm bakanlar, Başbakanlar istifa.

Yorumlar (0)
17°
açık
Namaz Vakti 02 Temmuz 2020
İmsak 03:16
Güneş 05:10
Öğle 12:50
İkindi 16:47
Akşam 20:20
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Antalyaspor 29 37
10. Gaziantep FK 29 35
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 29 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 30 57
2. Erzurum BB 30 53
3. Adana Demirspor 30 51
4. Bursaspor 30 49
5. Akhisar Bld.Spor 30 48
6. Altay 30 47
7. Fatih Karagümrük 30 47
8. Giresunspor 30 44
9. Keçiörengücü 30 41
10. Ümraniye 30 41
11. Menemen Belediyespor 30 39
12. Balıkesirspor 30 35
13. İstanbulspor 30 34
14. Altınordu 30 32
15. Boluspor 30 27
16. Osmanlıspor 30 24
17. Adanaspor 30 20
18. Eskişehirspor 30 12
Takımlar O P
1. Liverpool 31 86
2. Man City 31 63
3. Leicester City 31 55
4. Chelsea 31 54
5. Wolverhampton 32 52
6. M. United 31 49
7. Tottenham 31 45
8. Burnley 32 45
9. Sheffield United 31 44
10. Arsenal 31 43
11. Crystal Palace 32 42
12. Everton 31 41
13. Southampton 32 40
14. Newcastle 31 39
15. Brighton 31 33
16. Watford 32 28
17. West Ham 31 27
18. Bournemouth 31 27
19. Aston Villa 32 27
20. Norwich City 31 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 71
2. Barcelona 32 69
3. Atletico Madrid 32 58
4. Sevilla 32 54
5. Villarreal 32 51
6. Getafe 31 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Valencia 32 46
9. Athletic Bilbao 32 45
10. Granada 32 43
11. Osasuna 32 41
12. Levante 32 41
13. Real Betis 32 37
14. Real Valladolid 32 35
15. Eibar 32 35
16. Deportivo Alaves 32 35
17. Celta de Vigo 32 34
18. Mallorca 32 26
19. Leganés 32 25
20. Espanyol 32 24
Günün Karikatürü Tümü
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@