İlahi imtihan, musibetler ve sabır

Diğer yaratılmışlardan farklı olarak kendisine akıl ve ruh verilmiş bulunan insan, geçici olarak bulunduğu bu dünyada o yaratılmışların tabi olmadığı bir imtihan içinde bulunmaktadır. Bu dünyada herkes imtihandadır:

CUMA SAYFASI 27.03.2020, 06:35 Murat Karatekin
33
İlahi imtihan, musibetler ve sabır

Değerli Mü’minler!

Diğer yaratılmışlardan farklı olarak kendisine akıl ve ruh verilmiş bulunan insan, geçici olarak bulunduğu bu dünyada o yaratılmışların tabi olmadığı bir imtihan içinde bulunmaktadır. Bu dünyada herkes imtihandadır:

Kimi zenginlikle sınanır hiç farkında olmadan. Kimi kendisine verilen ilimle, bilgiyle denenir. Kimi fakirlikle imtihan edilir. Kimi hastalıklarla dahil edilir imtihana; Kimi de uzuvlarının tamlığıyla. Kimi makamla mevki ile, kimi güzelliğiyle; kimi de uzuvlarındaki herhangi bir eksiklikle. Kimi de duygusal bir rahatsızlıkla...Değişmeyen ilahi gerçek şu ki Allah'ın kendisine tevdi ettiği aklı başında olduğu sürece hiç bir insan, dünya hayatının hiç bir anında ilahi imtihanın dışında kalamamaktadır. Bu imtihanın gözcüsü, her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyi işiten yüce Yaratıcıdır.

"Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak sizi hayır ile de şer ile de sınıyoruz ve (sonunda hepiniz mutlaka) bize döndürüleceksiniz."(Enbiya 21/ 35)

Dünya hayatında tabi tutulacağımız imtihan türünü seçme yetkisi bize ait olmadığına göre, bize düşen, tabi tutulduğumuz imtihanda elimizden geldiği kadarıyla başarı göstermeye çalışmaktır. Tabi  tutulduğumuz imtihanda başarı göstermeye çalışmak yerine, imtihan şeklinden ve türünden şikayet etmenin, bize hiç bir yararı yoktur. Böyle bir tutumun sürdürülmesi, imtihanın kaybedilmesiyle sonuçlanır. Öyleyse yapılacak şey, imtihan tarzından şikayet ederek vakit kaybetmek değil, tabi tutulduğumuz imtihanda en güzel sonucu elde edebilecek şekilde davranmaktır.

Bazılarınca zannedildiği gibi, dünya hayatında nimetlere boğulmuş olan insanlar şanslı, bu nimetlerden mahrum bırakılmış olan insanlar şanssız değildir. Böyle bir anlayış, dünya hayatının geçici, Ahiret yurdunun ise kalıcı olduğunu göz ardı eden bir yaklaşımdır. Gerçekte herkes imtihana tabi tutulmaktadır. Ama engellilerde ve mal mülkten mahrum bırakılmış bulunanlarda olduğu gibi kimilerinin imtihanı çok açık ve nettir. Kimilerininki ise dünya hayatında her çeşit nimet içinde yüzenlerinki gibi çok gizli ve girifttir.

Nitekim Allah(C.C) şöyle buyurur:

"O sizi yeryüzünün halifeleri yapan, verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza üstün kılandır..." (En'am, 6/ 165)

Bu ayette zikredilen 'size verdiği nimetler' ifadesi insana verilmiş olan her çeşit nimeti kapsayan bir ifadedir. Yani insana verilen vücut organları ve fonksiyonları, yetenekler, mal/mülk, güç/kuvvet, bilgi, sosyal konum ve benzeri her çeşit nimet... Hiç şüphesiz insan, bu nimetlerin hepsinden sorguya çekilecektir.

"Sonra o gün nimetlerden mutlaka sorguya çekileceksiniz." (Tekâsür,102/ 8)

Bazen ilahi imtihan çok ağır ve çetin olur.

İşte zaman zaman insanlar; deprem, sel felaketi gibi tabii; ölüm, hastalık, yaralanma, zulüm, şiddet  gibi kişisel; terör, fitne, fesat gibi de sosyal âfetlere maruz kalmaktadırlar. Bu afetler ise cana ve mala zarar vermekte, insanlar bundan etkilenmekte, acı çekmektedir.

Değerli Mü’minler!

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Mutlaka  sizi  biraz  korku  ve  açlıkla  ve  mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksilterek imtihan ederiz. (Ey Peygamberim!)   Sabredenleri   müjdele. Onlar başlarına bir musîbet gelince, ‘Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret  ve  rahmete  nail  olacak  kimseler  bunlardır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da bunlardır"  (Bakara, 2/155-157)

Cenab-ı Allah, bu âyetiyle  insanları  mutlaka deneyeceğini bildirmektedir. Allah’ın sözü haktır, doğrudur. İnsanlar dünyada farklı şekillerde denenmektedirler. Allah, imtihan karşısında insanların sabırlı olmalarını istemekte ve sabırlı olanlara af ve rahmetini müjdelemekte ve böyle davrananların hidayete ermiş/doğru yolu bulmuş kimseler olduğunu bildirmektedir.

Ayette geçen "Elbette / mutlaka sizi imtihan ederiz" ifadesinde kesin beyan vardır. Şüpheleri gidermek, her insanın ayette sayılan  hususlardan  biri  veya  bir  kaçı  ile  deneneceğini  kesin olarak bildirmek için âyette te’kid edatları kullanılmıştır.

Aziz Mü’minler!

Okuduğumuz Bakara suresinin bu 155-157. ayetlerinde şu hususlar dile getirilmektedir:

1) İnsanlar  Dünyada  İmtihana  Tabi  Tutulurlar

Ayette insanların şu dört konuda imtihana tabi tutulacağı bildirilmektedir: Korku ile imtihan, açlıkla imtihan, mal ve ürünlerden noksanlaştırma ile imtihan, yakınların ölümü ile imtihan.

 2)  İnsanların  Musîbetlere  Karşı  Sabırlı  Olmaları Gerekir

Allah, biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz noksanlaştırmak suretiyle imtihan edeceğini bildirdikten sonra, "sabredenleri müjdele" buyurmakta ve onların kendilerine bir musîbet dokunduğunda, "Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz" dediklerini haber vermektedir. Böylece Allah, hem insanların musîbet ile karşılaşabileceklerini,  hem  de  musîbetler  karşısında  nasıl  tavır  takınmaları gerektiğini bildirmektedir.

İlâhî imtihanın dışında, musîbetlerin meydana gelmesinde 3 etken daha vardır: İlâhî irade, ilâhî takdir ve insanların davranışları.

Musîbetlere  Sabredenlere  Allah’ın  Af  ve Mağfireti Vardır

"Musîbet";  ansızın  gelen  belâ,  sıkıntı,  hoş  olmayan şeyler, hedefine isabet eden mermi gibi insana şiddetle dokunan hadise ve felâketlerdir. Yüce Allah musîbete maruz kaldığında, "biz Allah’ın kullarıyız ve O’na  döneceğiz" diyerek musîbeti sabırla karşılayan, Allah’tan gelene razı olan kimseye af ve mağfiret va’d etmektedir. Müslüman,  musîbetler karşısında sabredebilir,  söz, fiil ve davranışlarıyla isyana dalmazsa, bu musîbetleri sebebi ile günahları bağışlanır. Peygamberimiz (s.a.s.):

"Müslümana, fenalık, hastalık, keder, hüzün, eza, can sıkıntısı ârız olmaz, hatta vücuduna bir diken batırılmaz ki, Allah bu musîbetler sebebiyle onun hatalarını ve günahlarını bağışlamış olmasın." (Buharî, Merda’, 1.  Müslim , Birr, 14) sözü ile bu gerçeği dile getirmiştir.

Musîbetlere sabreden Müslümanın günahları bağışlandığı gibi, ayrıca sabrı sebebiyle kendisine hesapsız derecede  sevap  verilir  ve  Allah  katındaki  manevî  derecesi yükseltilir. Peygamber (s.a.s.), şu sözü ile bunu bize müjdelemiştir:

"Bir  Müslüman’a  bir  diken  hatta  daha  küçük  bir  şey batsa, Allah onu bu yüzden bir derece (manen) yükseltir ve onun günahını affeder." (Müslim, Birr, 46)

Müslüman, deprem, yangın, sel felaketi, âfet ve benzeri  bir  musîbete  maruz  kalarak  ölürse  hükmen  şehit olur. Peygamberimiz (s.a.s.);

“Allah yolunda öldürülen şehittir. Mide ağrısı sebebiyle ölen şehittir. Suda boğularak ölen şehittir. Akciğer  hastalığı sebebiyle ölen şehittir. Yıkık altında kalarak ölen şehittir. Hamile olarak ölen kadın şehittir Yanarak  ölen  şehittir"  buyurmuştur.  (Tirmizî. Cenâiz, II, 377)

İnsan hakları hariç şehitlik, kişinin günahlarına keffâret olur. (Tirmizî, Fedâilü’l-Cihad, 13. IV, 17176). Bu itibarla mümin, musîbetler karşısında bağırıp çağırmaz, isyana dalmaz, musîbetlerden ibret alır, maddî ve  manevî  hatalarını  düzeltir, günahlarına pişman olur ve  Allah’a  yönelir. Kaybettiklerine üzülmemeye  çalışır, rûhen ve moralman çökmez, daha iyisini Allah’tan ister ve bu uğurda çalışır. Mü’minlerin maruz kaldıkları musîbetler ise bir hayırdır.  Çünkü musîbetleri  sebebiyle  günahları  bağışlanır, hesapsız  derecede  sevap  verilir  (Zümer,  10)  ve  manevî derecesi artar.

Muhterem Mü’minler!

Musîbetleri  sabırla  karşılayıp,  Allah’ın  takdirine  rıza gösterebilen   kimseleri   yüce   Allah,   “hidayete   erenler” hakikat yolunu bulanlar olarak nitelemektedir. Kur’an’da sabredenlerin dışında; “Îmân  edip  îmânına  şirk  karıştırmayan”  (En’âm, 82) “Allah’a ve âhiret gününe îmân edip namazlarını kılan, zekatlarını veren, Sadece Allah’tan  korkan,”  (Tevbe, 18) kimseleri, muhtedîler olarak nitelemiştir. Kur’ân’da   ihtidâ   ve   muhtedî   kelimelerinin   geçtiği âyetler, îman eden kimselerin hidayete ermiş olduğunu ifade etmektedir. İhtidâ, mümin insanın niteliğidir. "Allah kimi doğru yola iletirse, işte muhtedî olan / doğru yolu bulan odur…" (A’râf, 178) "… Allah, kendisine yönelene hidâ- yet eder." (Ra’d,  27) Fâsıklara,  zalimlere,  kâfirlere  (Bakara, 26),  yalancı   nankörlere (Zümer,   3)   ve müşriklere (Mü’min, 28) hidâyet etmez.

Sonuç olarak, her türlü musîbet, ancak Allah’ın izni ve takdiri ile meydana gelmektedir. Ancak musîbetlerin meydana gelmesinde ya insanların maddî veya manevî kusurları vardır ya da Allah, kullarını imtihan etmektedir. şirk,  küfür,  isyan  ve  zulümleri  sebebiyle  Allah,  geçmişte pek çok  insanı cezalandırmış, âfet, felaket ve musîbetlere maruz bırakmış ve helâk etmiştir.

Günümüzde yaşanan coronavirüs hastalığı da başımıza gelen bir musibettir. Allah bu hastalıktan bütün milletimizi, Müslüman alemini ve insanlığı korusun. Bizleri doğru yola iletsin. Hatalarımızdan dönmeyi nasip etsin. Devletimizin koyduğu kurallara uyalım ve hayat eve sığar şiarı ile bir müddet sabredelim. Her sabrın sonu selamettir.

AYET

"Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele." (Bakara Suresi, 155. ayet)

HADİS

Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre o, Resûlullah’a veba hastalığını sormuş, Allah Resûlü de ona şöyle cevap vermiştir: " Veba, Allah Teâlâ’nın dilediği topluluğa gönderdiği bir çeşit azaptı. Allah, onu Müminler için rahmet kıldı. Veba hastalığına yakalanan, sabredip ecrini umarak ve başına Allah’ın yazdığından başka hiçbir şey gelmeyeceğini bilerek memleketinde kalan kimse, şehit sevabına nail olur. " (B5734 Buhârî, Tıb, 31)

GÜZEL SÖZ

Nimet içerisinde bulunduğunda şükretmek, bir musibet gelip çattığında sabırlı olmak, şerri olmayan bir hayırdır. Hz. Hasan

KISSA

VEREN DE ALLAH, ALAN DA ALLAH

Bir müslüman, belâ ve musîbete uğramamak için elinden gelen tedbirleri alır, ancak buna rağmen başına herhangi bir musîbet gelirse, bu hakikati hatırlayarak; “Veren de Allah, alan da Allah” deyip Cenâb-ı Hakk’a teslim olur ve sabreder. Kâsım bin Muhammed (r.a) şöyle anlatır:

 “Hanımım ölmüştü. Muhammed bin Kâ‘b taziyeye geldi. Bana şunu anlattı:

İsrâiloğulları’ndan âlim, âbid ve gayretli bir kişinin çok sevdiği sâliha bir hanımı vardı. Derken bu hanımı vefat etti. O âlim buna çok üzüldü ve evine kapanarak insanlardan alâkasını kesti, kimseyle konuşmaz oldu. İsrailoğulları’ndan bir kadın bunu duyunca kapısına gelerek:

«−Ona soracak bir mes’elem var, fetva istiyorum, onunla husûsî görüşmem gerekiyor» diye ısrar etti. Âlim, «İzin verin gelsin!» deyince kadın içeri girdi. Âlime:

«−Komşu hanımdan ödünç bilezik aldım. Onu bir müddet takındım. Şimdi onu benden geri istiyorlar. Ne dersin, onlara bileziklerini iâde etmem gerekir mi?» diye sordu. Âlim:

«−Evet, vallahi vermen lâzım» dedi. Kadın:

«−Ama o bilezik bende bir müddet kaldı» deyince âlim:

«−Olsun, sen onu emânet olarak aldığın için onların bunu geri istemeye hakları vardır» cevabını verdi. Bunun üzerine kadın:

«−Allah sana rahmet etsin! Allah, sana emânet olarak verdiği şeyi geri istediğinde neden üzülüyorsun! Üzülmeye hakkın var mıdır? Sana hanımını emâneten vermişti, sonra da geri aldı. Allah’ın, onu yanında bulundurmaya senden daha çok hakkı vardır» diye âlimi teselli etti. Âlim bu sözlerden ibret aldı, hakikati gördü ve kendine geldi. Allah âlimi kadının sözlerinden istifade ettirdi.” (Muvatta’, Cenâiz, 43)

BÖLGE ÜÇÜNCÜSÜ OLDUK

Ezanı Güzel Okuma Bölge Yarışması Rize-Güneysu Kaptan Ahmet Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde yapıldı.

Yarışmada il birincisi olarak şehrimizi temsilen Abdulkadir Salah Al-Guburi 11 il birincisi arasından büyük başarı göstererek bölge üçüncüsü olarak büyük başarı göstererek göğsümüzü kabartmıştır.

Öğrencimizi ve onu yetiştiren öğretmenlerimizi başarısından dolayı tebrik ediyor Başarılarının devamını diliyoruz.

BİR DESTANDIR ÇANAKKALE

Çanakkale'de savaşan yiğitlerdir onlar.

Kimi on dört kimi on beş yaşındadır onlar.

Mermi bitince süngü ile savaşır onlar.

Kimi baba kimi oğul kimi kardeş onlar.

Sura üflenen yerdi sanki Çanakkale Boğazı.

Çarpışıyordu kahraman Türk orduları.

Kuşatmışlardı bir ufacık karayı.

Savaşıyordu dünyanın en yağız orduları.

Tanımıyordu kafir, nasıl yiğittir Türk subayı.

Diyordu pek uzun sürmez, alırız bu ufacık karayı.

Denizden karaya ölüm yağıyordu sanki.

Çarpışacaktı birazdan bin yıllık koca mazi.

Çok çetin bir savaştı: Anafartalar'da, Arıburnun'da.

Türk'ün gözü çok karaydı gözü vatan olduğunda.

Hücum ettiler tekbirlerle, sedası hala kulaklarda.

Düşmanı gömdüler ebediyete mezarları orada.

Sinan TAŞDEMİR

Yozgat Anadolu İmam Hatip Lisesi

Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu 11/C Sınıfı Öğrencisi

Yorumlar (0)
12°
az bulutlu
Namaz Vakti 04 Nisan 2020
İmsak 04:47
Güneş 06:13
Öğle 12:49
İkindi 16:24
Akşam 19:15
Yatsı 20:35
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@