21.09.2020, 06:03

Kendi İşini "Ya-pa-ma-yan-lar" Eleştiri Yolunu Seçiyor.

Monşer:“Milliyetçiyim, milliyetçiyim diyorsunuz. Milliyetçiyim diyen insanları birleştirip bir araya getiren en önemli duygu  nedir? 

 

Odgurmuş: Milliyetçiyim diyen insanları birleştirip bir araya getiren en önemli duygu  yine onların milliyetçi oluşlarıdır. 

 

Monşer: O halde, milli duyguları yüksek olduğunuz söyleyen  bu insanları bir araya getirip ortak duyguları paylaştıran milliyetçilik konusuna milliyetçiyim diyen insanlar neden pek de önem vermezler? 

 

Odgurmuş:  Evet önemli bir konuya dikkat çekiyorsunuz. "Ben milliyetçiyim" diyerek milliyetçi olunmuyor. Milliyetçi olmak için bazı ön kabullerin yanı sıra adına milliyetçilik yaptıkları milleti ve milletin değerlerini bilmek ve onunla donanmak gerekiyor. 

 

Monşer: Güzel söylüyorsunuz. Fakat önce  bize milliyetçilik ne demektir bunu bir anlatmanız/açıklamanız  gerekir. 

 

Odgurmuş: Sevgili Monşer, teşekkür ederim. Şimdi ben millete/size  Milliyetçilik dersi verecek değilim. Ben bir konuya dikkat çekiyorum. Genellikle  arkadaşlar, günlük politikaya ayırdıkları zamanın heba olduğunu görmeleri lazım. Milliyetçiyim diyen kimselerce, Milleti meydana getiren değerler üzerinde durulması gerekir. Bu  milli değerlerin güçlendirilmesi, yaygınlaştırılması ve insanımızın kendi değerleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir. İnsanımızın bu milli değerler etrafında birleşmesini başka birinden beklemeden yapma gayreti içinde olması lazımdır. Biz-ben demeden her birimiz üzerimize düşen vazifemizi yapalım da. 

Fakat "toplumda bir duyarsızlık var" mazeretinin arkasına sığınmadan gayret etmeli. 

 

Monşer: Odgurmuş kardeşim,  ben bam teline sizin vasıtanızla basmak istemiştim. İnsanlar milliyetçilikten ne anlıyorlar. Milliyetçilik ''kuru söylem mi'' yoksa bir eylem mi? Üretmek, katkıda bulunmak, bir şey yapmak mı? Yoksa 1970'lerde şunu yaptık, şöyle ettik böyle ettik deyip (bu yaşanan ve yapılanlar kabulüm ve saygı duyuyorum) o mirası 50 yıldır yiyip hiçbir şey yapamadan, nutuk atmak mı? 

 

Odgurmuş: Ben de inanıyor ve devamlı vurgulamaya çalışıyorum ki;  Milliyetçilik elbette ben milliyetçiyim diyerek olmuyor. 50 yıl öncesinde kalmış bir takım fikirlerle günümüzün yorumlanması elbette beklenemez. Milli şuur almış insanların davranışları da ona göre olmalıdır. 

İyi bir vatandaş olmak milliyetçiliğin olmazsa olmazıdır. 

İsmail Gaspıralı ne diyor: "Milletin için bir şeyler yapmak istiyorsan önce elindeki ile başla." Biz hiç bir zaman kendi elimizdeki ile kendi işimizle uğraşmadan hep başkalarının eksiği, yanlışı ve açığı üzerinde durduk/duruyoruz. Ben şahsen müşahede ettim çeşitli fabrika ve iş yerlerinde  bizim milliyetçi arkadaşların nasıl çalıştıklarını. Hiç işe gitmeden sadece maaş alanlarını tanıdım ben. Sadece imza atmak için kurumlarına gittiklerini gördüm. Bu insan milliyetçiyim diyor ve dışarıda da öyle görülüyor. Böyle milliyetçilik olmaz. 

Hiç bir arkadaşımız kendi işine bakmıyor, Devlet nedir, millet nedir, İslam nedir bilmeden ha bire Müslümanlara, siyasetçilere, iktidara, muhalif olduklarına kısaca kendi dışında olan herkese akıl vermeye çalışıyor onları hizaya getirmeye çalışıyor, eleştiriyorlar. 

Bir kere dönüp aynaya bakmalıyız. 50 senedir iktidara gelemedik. Dünyanın en iyi teşkilatı bizim teşkilatımız diye övünürdük ne oldu, nereye gitti. Benim gördüğüm kadarıyla biz birbirini fazla sevmeyen, biri diğerinin önüne geçmesini istemeyen insanlar topluluğuyuz. 

Elbette vergisini veren, çevresine iyi davranan, kırmızı ışıkta asla geçmeyen, girilmez levhası olan sokağa girmeyen, devletin milletin aleyhinde konuşmayan, yaşantısıyla, ahlakıyla etrafına örnek olan güvenilir insanlar, milletini hor görmeyen, milleti bize rey vermiyor diye koyun-sürü olarak nitelemeyen, milletin ferasetine inananlar Milliyetçi insanlardır. (Bunu uzatmak mümkün) 

Bir de şöyle etrafımıza bakalım. Bu dediğim hasletler kaç arkadaşımızda var. 

İyi ya da kötü her türlü icraatın karşısında oluyoruz. Her konuya, yapılsa da yapılmasa da yine muhalefet yapıyoruz. 

Bizim arkadaşlarda şu mantık gelişmiş;. Balkan savaşında Edirne işgal edilmişti. Enver paşa Edirne'yi işgalden kurtarmak için çalışırken muhalifleri "Enver'in (Enver Paşa) adı gidecekse bırakalım Edirne Bulgar'a kalsın" demişlerdir. Bu gün bizim arkadaşların kahir ekseriyetinin mantığı bu. Bu şekilde ne milliyetçi olunur, ne vatansever olunur, ne Müslüman olunur ne de insan olunur. 

İşin özeti bu kardeşim. 

Şimdi şöyle bir çevremize baktığımızda pek iç açıcı bir tablo olmadığı doğrudur. Şimdi diyeceksiniz ki:  "Türk Milliyetçisi mi kaldı?. Değerlere, inançlara milli reflekslerimize söz edilirken, birde kötü giden milli politika ve ekonomiye muhalefet ve eleştiri yapanlara hainlik yaftası vurulurken. Kimin milliyetçi, hele de Türk Milliyetçisi olduğunu nasıl tespit edeceğiz. Ben özellikle son zamanlarda benim yetiştiğim değerler ve milliyetçilik adına hiç bir şey göremiyorum. Amaç iktidar ve koltuk davası olmuş. Milli değerler dejenere olmuş. Herkes küçük hesaplar peşinde. Haksızlığa ve hukuksuzluğa göz yumar olmuş. Neyin milliyetçiliği. Esas beni üzen ülkücüyüm, Türk milliyetçisiyim diyen yalanın talanın haksızlığın haramilerin saltanatının yanında olmaları. İlk önce buna bir ad koysak.. Yoksa Devlet ve millet bekasımı var Ortada da biz okuyamıyoruz.???" 

 

Monşer: Evet öyle söylüyorum. 

 

Odgurmuş: Bu söylediklerinizde belki de haklı olabilirsiniz. 

Ben de sizin o dediklerinizi her halde ülkede beraber yaşayarak görüyor gözlemliyorum. Fakat ben  bu karamsar tablodan ümitsizlik çıkartmıyorum. Milliyetçilerin geleceği için, geleceğimiz için her zaman ümit varım. Çünkü ümitsiz ve karamsar olmak bizlere asla yakışmaz. Madem Türk milletinin bir mensubuyuz o halde ümitsizlik yok, karamsarlık  yol. Burada belirtmek zorundayım, benim bir prensibim var genel olarak birleştirici, toparlayıcı, tamir edici, bütünleyici davranıyorum. Bu yüzden Milletimize bakarken de  komünistler, bölücüler ve CHP'liler dışında hiç kimseyi pek hedef almıyorum. Ben bunu böyle öğrendim, atalarımızın hoş görüsünü kendime prensip edindim. Bu yüzden böyle davranıyorum. 

Davranışlarımda neyi prensip edindiğimi baştan söyleyeyim: Rivayet odur ki, ""Hz. İsa  ya da Peygamberimiz ve bir gurup sahabe sıcaktan bunalmışlar ve şehir dışına bir hurmalığa gitmek istemişler. Yolda giderken kötü bir koku gelmiş, bazı sahabeler burnunu tutarken bazı sahabeler de hızlanmışlar. Peygamberimiz ise kokunun geldiği yere yönelmiş ve bir leş ile karşılaşmışlar. Koku buradan geliyormuş. Leşe yaklaşan Peygamberimiz 'ne kadar güzel dişleri var' demiş. O kötü durumdan güzel bir taraf bulmuş ve görmüş."" 

Şimdi biz hepimiz böyle olmalıyız. Her türlü kötü durumun içinden yine de iyi bir yön bulmalıyız. Bu yüzden beni, yazılarımı ve sözlerimi değerlendirirken buna göre değerlendirirseniz. 

Milliyetçi yazar büyüklerimizden okuduğum, öğrendiğim kadarıyla  bu şekilde bir yol takip ediyorum. Milli ve milliyetçilik meseleleri gündeme geldiğinde pek de duyarlı davranmayan okumuş-aydın denilen takıma da eleştiriler getiriyorum. Bu eleştiriler içinde arkadaşlarımı da ihmal etmiyorum. Millete hizmet etmeleri gerekirken, milletin değerleri ile alay ediyor ve milleti geri-sürü olarak görüyorlar. Sık sık da halkımız için "uyumaya devam", "halk uyuyor, uyutuluyor" gibi tabirler kullanıyorlar. Sanki kendileri uyanık. Uyanmışlar  içinden çıktıkları milletten de kopmuşlar. Millete hizmet yerine eleştiri yolunu seçmişler. 

Şurası bir gerçektir ki biz bu görüş ve düşüncelerimizi savunurken  hiç bir siyasi partiye ne yakınlık ne de uzaklık kaygımız olmadı. Tüm partileri iyi kötü yanları ile doğruları ve yanlışları ile Ülkemizin partileri olarak görüyoruz. Ayrıca hem siyasilerimizin, hem de siyasi partilerimizin pek birbirlerinden farkı olmadığını yaşayarak müşahede etmiş. Bu yüzden günlük politik mülahazalara pek girmiyoruz. Ve şunu gördük Türkiye de okumuş-aydın geçinen takım ve solcular her dönemde iktidarlara karşı olmuşlardır. Hem de aynı cümlelerle, aynı kelimelerle Menderes'i, Demirel'i, Turgut Özal'ı ve Tayyip Erdoğan'ı, kısaca sol iktidarlar hariç her iktidarı eleştiriyorlar. Benim o batıcı-okumuş-solcu hatta Marksist takımına katılmam mümkün değil. 

OdaTv bir haber geçiyor ertesi günü bizim arkadaşların ağzında sakız oluyor. Bunu ise asla kabul edemem. 

Eğer aranırsa her zaman ve herkesin eleştirilecek bir yanı bulunur. Herkesi eleştirirken biraz da kendimize bakmalıyız. Neremiz doğru. Biz hiç hata yapmıyor muyuz? O halde kimseyi eleştirmeye hakkımız olmaması gerekir. 

Son olarak:  Milletini, Devletini, Dinini ve Milletinin, Devletinin ve Dininin değerlerini seven ve yüceltmeye çalışan biri olarak; Bizim kendilerini milliyetçi olarak  ifade eden/söyleyen kimselerin/arkadaşların da Milletimizi-Devletimizi ve Dini değerlerimize pek önem vermemeleri nedeniyle bu değerlerimizi de pek sevdiklerini sanmadığımı  biraz şüpheyle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. 

 

Monşer: Öncelikle kimsenin mükemmel olmadığını fakat iyi kötü yönleri ile kabul etmek gerektiğine ben de katılırım, buna sözüm yok. Ancak "bölücü, komünist ve CHP lilerin dışında eleştiri yapmadığınızı" beyan ediyorsunuz. Ayrıca Türk milliyetçiliği dar kalıplar içine sokularak bir kesime de mal edilemez.. Sizin anlatmak istediğiniz hiç değişmeyen mutaassıp, at gözlüğü takmış kendisini bir türlü güncelleyemeyen sol kafalar...Ha dinciler.. Ha bu dinsizler. Hepsi bir. 

 

Odgurmuş: Aslında bizim şu soruyu sormamız gerekir. "Sizce milliyetçi falanca milli olan partinin iyi nutuk atan il başkanı yada milletvekilimi milliyetçi, yoksa çevrenizde bulunan mesela vergisini ödeyen, müşterisine iyi hizmet eden, yanında çalışanların sigortasını ödeyip ücretlerini zamanında ve hakkıyla ödeyen" mi,  biz istediğimiz kadar kendi kendimize övünelim, verdiğim örneği baz olarak kabul eden ve yanında 10 kişi çalıştırıp üreten adam belki bizden daha milliyetçidir. Bizim biraz da buna bakmamız, bu gibi insanlar yetiştirmek için gayrete girmemiz gerekir. 

 

Monşer: Size aynen katılıyorum. Tabi ki bu vasıfta olup ülkesine milletine ve ekonomisine hizmet ve katkıda bulunan dürüst, ahlaklı insanlar her halde en büyük milliyetçidir. Bu iş adamı da, esnaf ta, öğretmen de, doktor da hâkim de olabilir. Üreten yeni bir şeyleri insanlığa sunan her kesim insan ve meslek grubundakiler tamamı bence milliyetçidir. 

 

Odgurmuş: Ben de size katılıyorum. Kendi işiyle ilgilenmeyen, kendi işini yeteri kadar yapmadığı halde başkalarının işleriyle uğraşan insanlardan ne iyi vatandaş, ne de milliyetçi olur. İnsan en önce kendi işini iyi yapmalı. 

... 

(1)- “Monşer”: “Batı özentisi içinde olan”, “cehaletinden rahatsız olmayan”, biraz sağcı, biraz solcu, biraz 1970’li yıllar ülkücüsü, biraz liberal, biraz Kemalist, biraz laik ve her halükarda halkını geri-sürü gören hayali bir şahsiyet 

(2)- “Odgurmuş”: Kadim kitabımız Kutatgu Bilig’de “Kanaat-Akıbet” manasına gelen şahsiyet. 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 27 Ekim 2020
İmsak 05:33
Güneş 06:57
Öğle 12:30
İkindi 15:24
Akşam 17:52
Yatsı 19:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 6 16
2. Fenerbahçe 6 14
3. Galatasaray 6 10
4. Karagümrük 6 8
5. Çaykur Rizespor 6 8
6. Kasımpaşa 6 8
7. Antalyaspor 6 8
8. Malatyaspor 6 8
9. Göztepe 6 7
10. Erzurumspor 5 7
11. Başakşehir 6 7
12. Beşiktaş 5 7
13. Gaziantep FK 6 7
14. Sivasspor 5 7
15. Hatayspor 4 7
16. Konyaspor 5 6
17. Kayserispor 5 6
18. Trabzonspor 6 5
19. Denizlispor 6 5
20. Gençlerbirliği 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 7 17
2. İstanbulspor 7 16
3. Adana Demirspor 7 14
4. Samsunspor 7 14
5. Ankara Keçiörengücü 7 13
6. Altınordu 7 13
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Balıkesirspor 7 10
10. Adanaspor 7 9
11. Akhisar Bld.Spor 7 9
12. Bursaspor 7 7
13. Menemen Belediyespor 7 6
14. Bandırmaspor 7 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 7 4
17. Boluspor 7 3
18. Eskişehirspor 7 3
Takımlar O P
1. Everton 6 13
2. Liverpool 6 13
3. Aston Villa 5 12
4. Leicester City 6 12
5. Leeds United 6 10
6. Southampton 6 10
7. Crystal Palace 6 10
8. Wolverhampton 6 10
9. Chelsea 6 9
10. Arsenal 6 9
11. Tottenham 5 8
12. West Ham 6 8
13. Man City 5 8
14. Newcastle 6 8
15. M. United 5 7
16. Brighton 6 5
17. West Bromwich 6 3
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 6 1
20. Fulham 6 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 7 14
2. Real Madrid 6 13
3. Granada 6 13
4. Villarreal 7 12
5. Atletico Madrid 5 11
6. Cádiz 7 11
7. Osasuna 6 10
8. Elche 5 10
9. Getafe 6 10
10. Real Betis 7 9
11. Eibar 7 8
12. Barcelona 5 7
13. Sevilla 5 7
14. Valencia 7 7
15. Deportivo Alaves 7 7
16. Athletic Bilbao 6 6
17. Huesca 7 5
18. Celta de Vigo 6 5
19. Levante 5 3
20. Real Valladolid 7 3
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@