10.12.2019, 07:17 55

Kendini bilmek haddini bilmektir

Kendini bilmeyen, kendi dışındaki dünyayı anlamlandıramıyor. Asıl önemlisi, kendini bilmeyen insan Rabbi'ni hakkıyla bilme şansından mahrum kalıyor. Peki neden? İnsan kendi dışındaki varlık alemini bilmek için neden kendini bilmek zorunda?

“Ben” bilgisi, teknik bir felsefe tartışması değil. İnsanın kendini bilmesi, varoluşunu anlamlı kılan eylemlerin başında geliyor.

İnsan, bu dünyaya ‘öteki'yle, yani kendi dışındaki insan ve varlıklarla yaşamak için gönderilmiş bir varlık. İnsan sıfatının kemale ermesi, ancak kollektif /ortaklaşa bir yaşam ile mümkün. Örneğin konuşmak, ancak sizi dinleyen birinin olduğu bir ortamda anlamlı bir eylemdir. Aynı şekilde, insan tek başına kültür ve medeniyet üretemez. Bütün bunlar bireyin dışında başka insanların ve kollektif yapıların bulunmasını zorunlu kılar.

İnsanın bu çevreyle ve kelimenin en geniş manasıyla ‘öteki' ile ilişkiye geçebilmesi için kendisinin kim olduğunu bilmesi gerekir. Yani kişi, neleri yapıp neleri yapamayacağı konusunda bir fikre sahip olmalıdır. Burada kendini bilmek, doğru ilişkiler içinde bulunmak olarak anlaşılabilir. Bizdeki tabiriyle insan ayağını yorganına göre uzattığında, kendi haddini de bilmiş olur. Buna göre kendini bilmek, sadece zihinsel değil, aynı zamanda ahlâkî bir tavırdır.

Fakat kendini bilmenin tek anlamı bu değildir. Daha felsefî ve manevi bir düzlemde insan kendini bilerek yaradılışın manası üzerinde düşünmeye ba ş lar . Burada kendini tanımak, varlıkla ilgili en temel soruları sormak anlamına gelir. Nereden geldik ve nereye gidiyoruz? Bütün bu varlıkların anlamı ne? Her şeyin bir gayesi var mı? Bu varlık alemi içinde benim yerim ne? Benim yaradılış amacım ne? Beni ben kılan aslî vasıflar nelerdir?

Kendini bilen, Rabbi'ni bilir

Bu soruları sorduğumuz anda, artık kendi bireysel dünyamızın dışına çıkmışız demektir. Modern bireycilik felsefelerinin tersine, bu soruları soran kişi kendi dünyasına hapsolmuş atomize bir varlık haline gelmez. İnsanın kendi iç dünyasına yönelmesi onu dış dünyadan uzaklaştırmaz, bilakis diğer varlıklara yakınlaştırır. Çünkü kendini doğru tanıyan kişi, bütün varlıkların anlamı ve amacı konusunda derinlikli bir bakış açısına sahip olur. Böyle bakınca, kendimiz de dahil , her şeyin ortak bir gaye uğrunda ve tek bir yaratıcı tarafından yaratıldığını görür.

Bizim geleneğimizde nakledilen bir söze göre -ki kimileri bunu hadis olarak da nakletmiştir- “kendini bilen, Rabbi'ni bilir”. Buna göre kendimizi bildiğimizde, Rabbimiz'i de bilme imkanına kavuşuruz. Mefhum-u muhalifiyle, yani tersinden düşünecek olursak, kendini bilmeyen kişi Rabbi'ni bilemez.

Kur'an -ı Kerim “Allah'ı unuttuğu için Allah'ın da onlara nefslerini /kendilerini unutturduğu” insanlardan bahseder. Yani Rabbimiz'i bilmek, kendimizi bilmenin adeta bir ön şartıdır. Çünkü ben bilgisi, doğru tanımlandığında bizi benlik duygusuna, tekebbüre değil, asıl geldiğimiz kaynağa götürür. Bu kaynak ilk ve son tahlilde Cenab -ı Hak olduğu için, kendimizi bilmek, Rabbimiz'i bilmek yolunda atılmış önemli bir adımdır.

Fakat insanın Rabbi'ni bulabileceği en önemli yer ne kitaplardır ne de fizik teorileri. Bu biricik bilginin edinileceği asıl yer insanın kalbidir. Hz. Peygamber Efendimiz'in “Rabbim alemlere sığmadı ama mümin kulunun kalbine sığdı” sözünü hatırlayın. Buna göre kalbi Allah'la dolu olan kişi, kendi iç dünyasına yöneldiğinde Rabbi'ne yönelmiş, O'na yaklaşmış olur.

Kendini bilmek suretiyle Rabbi'ni bilen kişi, aynı zamanda haddini de bilmiş olur. Çünkü kendisinin alem içindeki yerini ve Rabbi'yle olan ilişkisini kavrayan kişi, kibir gösteremez. Onun için tevazu sahibi olmak, salt ahlâkî bir sıfat değildir artık. Tevazu, burada varoluşsal bir anlam kazanır. Zaten ahlâkî bir erdem olarak tevazu, bizim varlık mertebeleri içinde sahip olduğumuz yerle irtibatlı ve paralel bir durumun ifadesidir.

Kendini böyle tanıyan insan, “ alemi ben yarattım” edasıyla ve kibirli bir şekilde yaşayamaz. Modern hümanizmin insanı ilâhlaştıran tavrının burada yeri yoktur. “İnsan her şeyin ölçüsüdür” demek, artık felsefi anlamda mümkün değildir. Varoluşsal tevazu hali içinde olan kişi, kendini alemin üstünde değil, onun bir parçası olarak görür. Bu yüzden ünlü varoluşçu filozof Sartre'in “öteki cehennemdir” fikrine kendi dünyasında bir karşılık bulamaz.

Böyle bir atıf çerçevesini esas aldığımızda, kendimizi bilmek, bizi narsizme ve bireyciliğe götürmez. Tam tersine insan kendini daha büyük bir varlık diliminin parçası olarak gördüğü zaman yalnız olmadığını bilir. Bu ise “ alemde sadece ben varım” fikrine dayalı narsizme karşı en büyük meydan okumadır.

Bu yüzden kendini bilmek, içine kapanmak değil, varlığın anlamı üzerinde esaslı bir tefekkür ameliyesine girişmektir. Bu tefekkür bize sadece “ne yapabilirim?” sorusunun cevabını vermez. Bize aynı zamanda “ne yapmalıyım?” sorusuna doğru cevaplar bulma imkanı tanır. Bizim zaman ve mekânla olan irtibatımız, hep “ben kimim ve ne yapmalıyım?” sorularına verdiğimiz cevaplarla şekillenir.

Öğrenmenin amacı ne?

İnsanın bütün bilme eyleminin arkasında yatan da bu sorulara doğru ve anlamı bir cevap bulma çabası değil midir? En önemli soruyu doğru cevaplayamamış bir kişinin, on, hatta yüz tane ikincil soruyu doğru cevaplamış olmasının bir anlamı var mıdır? Bu yüzden Yunus Emre ilim tahsil etmenin amacını, kendini bilmek olarak tanımlıyor.

İlim ilim demektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır?

Hz. Mevlâna'nın anlattığı bir hikayeye göre, bir gün bir sultan bir elçisini uzak bir şehre gönderir. Bir emaneti o şehrin valisine ulaştırmasını ister. Elçi yola çıkar. Meşakkatli bir yolculuktan sonra şehre varır. Şehre geldiğinde valiye emaneti ulaştırmak yerine başka işlerle meşgul olur. İlim meclislerine katılır. Şairleri dinler. Pazara gider, alışveriş yapar. İnsanlarla hasbihal eder. Bu gibi işlerle uğraşırken emaneti valiye ulaştırmayı unutur ve ülkesine geri döner. Sultanın huzuruna çıktığında o şehirde yaptıklarını ve bu gezinin kendisi için ne kadar faydalı olduğunu, ufkunun genişlediğini anlatır. Sultan emanetin yerine ulaşıp ulaşmadığını sorduğunda, elçi o konuyu tamamen unuttuğunu hatırlar. Ve çok mahcup olur, özür diler. Sultanın ona verdiği cevap ise kayda değerdir: “Ben seni o şehre tek bir iş için gönderdim. Sen ise onun dışında on iş yaptın ama asıl maksadına ulaşamadın geri geldin. Var bunun hesabını sen yap.”

İnsanın ilim ve amelleriyle kendini bilmesi arasındaki ilişki, bu hikayedeki elçinin aslî göreviyle yaptığı tali şeyler arasındaki ilişkiye benziyor. Eğer insan “ben kimim?” sorusuna sahih bir cevap verememişse, başka sorulara doğru cevap vermiş olması onun kurtuluş ve huzuru için yeterli olmuyor.

Enformatik cehaletin her tarafımızı kuşattığı günümüzde, bilgi devrimi masalını bir kenara bırakıp, kendi benimiz, nefsimiz, varlığımız üzerinde düşünelim. Kendimizi bilmeden “öteki”ni bilemeyeceğimizi yeniden hatırlayalım.

Kaynak: Semerkand dergisi, 04/2005

HALİL AKGÜN  

Yorumlar (0)
24°
açık
Namaz Vakti 14 Ağustos 2020
İmsak 04:10
Güneş 05:45
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:46
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
Günün Karikatürü Tümü
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@