Gönüllere dokumuştu, Çamlık Gazatesine konuştu

Yozgat’ın yetiştirdiği gönül adamlarından, yazdıkları ile Anadolu ruhunu tüm dünyaya tanıdan Yazar Mustafa Çitfçi’nin kaleme aldığı hikayeler TRT ekranlarında yayınlanan Gönül Dağı dizi ile hayat buluyor.

KÜLTÜR SANAT 26.10.2020, 09:42 Murat Karatekin
Gönüllere dokumuştu, Çamlık Gazatesine konuştu

Yozgat’ın yetiştirdiği gönül adamlarından, yazdıkları ile Anadolu ruhunu tüm dünyaya tanıdan Yazar Mustafa Çitfçi’nin kaleme aldığı hikayeler TRT ekranlarında yayınlanan Gönül Dağı dizi ile hayat buluyor. Dizinin ilk bölümü büyük beğeni topladı. Gönüllere konuk olan Mustafa Çiftçi bu sefer de Çamlık Gazetesi’ne konuk oldu. 


ANNEMDEN AYRI KALAMADIM 
Çiftçi 1977 yılında Yozgat’ta doğduğunu ve üniversiteyi Ankara’da okuduğunu belirterek, “Ben 1977 Yozgat doğumluyum fakülteyi Ankara’da okudum, sonra Yozgat’a geldim. Yozgat’a gelme sebebim bir kariyer planı değildi. Her zaman söylüyorum bunu da övünerek söylüyorum, ben annemden ayrı kalamadığım için geldim Yozgat’a iyi ki de gelmişim annemle birlikte geçti yıllarım. Sonra işte bu edebiyatla okumakla yazmakla bir gayretim vardı. Bu hikâye şeklinde kendini gösterdi, hikâyeler oldu sonra onlar kitaplaştı sonra işte o hikâyelerin bir kısmından dizi çıktı. Böyle bir yolculuğum var bakalım umudum ve duam kendi memleketimizin sesimi ulusal platformda da memleketimin hak ettiği güzellikte yansıta bilmek, bunu da bir mikro milliyetçilik gibi değil hakikaten ben Yozgat’ı seviyorum ve dayanamıyorum, eleştirenlerin biraz daha merhametli ve vicdanlı olmalarını istiyorum o açıdan böyle bir yolculuğum var” şeklinde konuştu.
KİTAPLA HAŞIR NEŞİRİM 
“İnsan kendi anlatması zor ama benim kitapçılara borcum hiç bitmedi” diyen Çiftçi , şunları kaydetti; “Kendimi bildim bileli kitapla haşır neşirim bunu seviyorum nefes almak gibi bir şey bu, yani ekmek gibi su gibi bir şey benim için. Kitap sadece edebiyatta değil tarihle de az çok ilgim var okuyorum, tabi ki profesyonel tarihçi değilim. Ama bu memleketi bilmek için tanımak için bizden önce ne yaptıklarını da bilmemiz lazım, kendinden öncekilerini bilmeyen kişi yeni bir şey ortaya koyamaz, yani yeni bir şey ortaya koyduğunu zanneder ama eskileri bilmediği için belki tekrara düşer. O açıdan her zaman bir okuma gayretim oldu yani.”
GÜNLÜK ŞEKLİNDE TUTUYORDUM
Notlarını günlük şekilde tuttuğunu dile getiren Çiftçi, 2006 yılında Sivas’ta bir edebiyat dergisinin şairlerinden bir arkadaşının yazılarını gördüğünü söyledi. Arkadaşının ‘bize hikaye yaz’ demesi üzerine dergide yazı yazmaya başladığını anlatan Çiftçi, “Sonra ben yazdıkça onlar yayınladılar, onlar yayınladıkça diğer dergilerde yayınladılar öyle o günden bu güne kadar geldik hala da devam ediyoruz. Şimdi Akşam gazetesinde yazıyorum. Biraz hikâye biraz deneme karışık bir tür oluyor, Akşam’da devam ediyor” dedi. 
KÖPRÜ FİLMİNİN YAPIMCISI ARADI  
Köprü filminin yapımcısının kitaplarını okuduğunu ve kendisini aradığını anlatan Çiftçi, “Ben sizin kitapları okudum bir görüşmek istiyorum nasıl olur’ dedi. Bende dedim ki ‘ben yolculuğu seven bir adam değilim yani ama siz Yozgat’a gelirseniz ağırlarım’ dedim, onlar da geldiler. Sonra bizim hikâyelerden nasıl bir şey yapabiliriz üzerine konuştuk ve bir hayali kasaba orta Anadolu’ da herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir kasaba, bugün ne kadar ulusal medyanın görmediği göz ardı ettiği ince ayrıntılarıyla, ince nakışları, esprileri hikâyeleri barındıracak bir proje tasarladık. O da geçen hafta ilk bölüm yayınlandı. Gönül Dağı isminde. Benim kitaplara girmemiş hikâyelerden yaptılar. Senaryoyu beraber çalışıyoruz, hemşerilerimden de çok olumlu tepki aldım. 2-3 tekrarını izliyorum diyen bile çıktı. O da öyle heyecan verici bir süreç. İnsanın hayal ettiğini ekranda görmesi masa başından yazdığınız bir şeyin sanki canlanması tılsımlı sihirli bir şey sinema yani” ifadelerine yer verdi. 
İÇ ANADOLU İNSANI KENDİNİ BULSUN 
Çiftçi, Gönül Dağı dizisinde İç Anadolu insanının kendinden bir şeyler bulduğunu belirterek, şöyle konuştu; “Hepsi kurgu desek de yalan, hepsi yaşanmış desek de yalan. Kurguyla gerçek edebiyat da iç içe giriyor. Birbirinden ayırt edemiyorsunuz. İç Anadolu insanı kendini bulsun istiyorum ben. Yani çocukken yaşadıkları mesela oradaki çocuklar dizi başlarken görünen çocuklar 3 numara traşlı dikkat ettiniz mi bilmiyorum. 3 numaralı traşlı şahsen benim hayatımda çok şey demek, ben Yozgat İmam Hatip’te okudum. Bizim saçlarımız baya kısaydı. Yani 3 numara mı 2 numara mı bilemem ama baya kısaydı ve saçları kısa bir çocukluk İç Anadolu’nun çok tercih ettiği bir şey neden,  çünkü çocuk rahat etsin istenir. Terlemesin. Terlediği zaman saç onu sıkıntıya sokmasın. Temizliği, taranması, bakımı kolay olsun diye 3 numara böyle küçük ayrıntılar la biz insanların hayatın da nostaljiyi geçişe dönük şeylerini canlandıra bilirsek ondan mutlu oluyoruz. Diziye gelen tepkilerden de insanlar mafya dizilerinden, entrika dizilerinden artık bıkmışlar demek istemiyorum ama doymuşlar deyim. Böyle bir aile dizisi, bir mahalle dizisi, kendi köyünden, kendi mahallesinden bir parça bulduğu bir şey bir proje insanların da hoşuna gitti açıkçası.”
ABBAS SAYAR YOZGAT’IN NABZINI TUTMUŞ 
Yozgatlı yazar Abbas Sayar ile ilgili görüşlerini de aktaran Çiftçi, Sayar’ın tabiat tasvirlerini Yaşar Kemal’den daha başarılı bulduğunu söyledi. Sayar’ın tasvirlerini ‘yaşıyor’ olarak niteleyen Çiftçi, “Abbas Sayar rahmetli kendi memleketimin yazarı olduğu için söylemiyorum ama kıymeti bilinmemiş bir değer. Şöyle ki Abbas Sayar’daki tabiat tasvirlerini ben mesela Yaşar Kemal’den daha başarılı bulurum. Yaşar Kemal’in tabiat tasvirleri istif gibidir, üst üste yığılmıştır, sayfalar dolusu şey yapar. 
Ama Abbas Sayar rahmetlinin tabiat tasvirleri yaşıyor gibidir, yani tam kıvamındadır, onun tabiata bakışı, insana bakışı, köylüye bakışı ulusal edebiyatta hak ettiği derecede yer almamıştır. Yozgatlı sever, biz de ha keza okuduk seviyoruz ama İstanbul’da olamamış olması hayatını burada sürdürmesi ve İstanbul’un kendi dışındaki değerlere kör ve sağır olmasının da bunda etkisi var. 
Abbas Sayar o açıdan yazdığı eserler ve yazdığı konular itibari ile Yozgat’ın nabzını tutmuş, bunu kâğıda geçirmiş sadece edebiyatı ile değil gazetesiyle Yozgat’ın sözlü tarihini kayıta geçirmiş bir insandır. Bir kere daha rahmetle minnetle anıyorum kendisini” diye konuştu.

DEĞERLERİMİZİN FARKINA VARALIM 
Çiftçi, Yozgatlı insanın kendi değerlerinin farkında olmadığını belirterek, bir anısını anlattı; “2018 de Yozgat’a misafirlerim geldi benim. Saat Kulesi civarında lokanta arıyorlarmış. İl dışından geldiler, 4 kişi geldiler. 4’üde edebiyatta ve medyada kendilerince isimleri olan kişiler, isimleri lazım değil. Yani görmüş geçirmiş insanlar. Bunlar Saat Kulesi civarında oradan bir gence sormuşlar. Biz arabayı nereye bırakalım nerede yemek yiyelim diye. Eğilip plakaya bakmış. ‘Tek şartla yemek veririm. Size yemeği ben ısmarlayacağım. Ben sizin memlekette askerlik yaptım. Sizin ekmeğinizi yedim. Siz benim misafirimsiniz’ demiş. Tarihte öyle 50 yıl önce değil. 2017-2018 yılından bahsediyorum. Biz kendimizi keşfedemiyoruz diyoruz ya. Biz memleketimize baktığımızda tarihinde bir arsızlığımız, hırsızlığımız, isyancılığımız, isyankarlığımız, memlekete millete olan bir zararı olan bir memleket değiliz biz. Kendimizi bu açıdan biraz hor görüyoruz. Böyle olmasın. Biz kendi değerlerimizin farkına varalım.
Hikayelerde de yazarım. Şimdi hala geçerlidir. Şimdi fazla yok ama yufka ekmek yapılıyor. Oraya gittiğinizde deseniz ki ‘ben buradan geçiyordum ekmeğin kokusunu duydum. Karnım aç’ deseniz. ‘Sen kimsin niye böyle bir şey istiyorsun’ mu derler. Yoksa seni bir köşeye oturtup istemediğin kadar sana ikram mı ederler? Bunlar basit gibi duruyor ama büyükşehirdeki insanların çok aradığı şeyler. Bunlar kaybetmeden edebiyata, medyaya, sözlü tarihe yansıması önemli diye düşünüyorum.”
YOZGAT ESİNTİSİ OLSUN 
Gönül Dağı dizisinde hep bir Yozgat esintisi olmasını istediğini bildiren Çiftçi, “Dizide Yozgat esintisi hep olsun istiyorum. Küçükken Yozgat hava durumu ismi geçince ben televizyon karşısında heyecanlanırdım. Şimdi de istiyorum ki hemşehrilerim kendilerinden bir şeyler bulsunlar. O açıdan Yozgat’ın her açıdan sadece plaka numarası ile değil de ruhu ile estetik ve espri anlayışı ile orada olmasını istiyorum. Edebiyatta benim için Allah’ın verdiği bir lütuf. TRT zaten dizilerini uzun ömürlü yapıyor. 3-5 bölümlük değil. Bu dizide o açıdan ileride devam edecek ve Yozgat’ı da orada görmeye devam edeceğiz” dedi.
SÜRPRİZ VAR 
Dizinin Yozgat’ta çekilmediğini ancak ilerleyen dönemlerde bununla ilgili bir sürpriz olabileceğinin de müjdesini veren Çiftçi, “ Dizinin Yozgat’ta olmasını hemşehrilerim çok istiyorlar. Hem bana ulaşan hem yapımcıya giden mesajlar var. Memleketimizin büyükleri ile istişare ediyoruz. İmkan olursa yapımcı ile de görüştüm. Uygun bir mekan ve şartlar da uygun olursa dizinin gelecek dönemlerde 
veya içerisinde birkaç bölümün Yozgat’ta olması için böyle bir sürpriz olabilir. Çünkü çekim yapılan yerin mevsimi, mekanlar bunlar önemli şeyler. Onlar sağlandığı zaman dizi Yozgat’ta olur. Neden olmasın.
Allah bana güç, sağlık verdiği müddetçe bende yazmak istiyorum. Diziden sonra telefon açan, yorum yapan, mesaj gönderen bütün hemşehrilerime güzel dilekleri için teşekkür ediyorum. Bazen yetişemiyorum cevap veremiyorum. Onu da benim tembelliğime versinler” şeklinde konuştu.
UMMADIĞINIZ YERDE YOZGATLI VAR 
Çiftçi, Yozgatlının memleket sevdasının farklı bir sevda olduğunu vurgulayarak, “ Herkes memleketini sever ama bizim memleketimiz azıcık bir şey olsa onu gerçekten coşkulu yaşıyor. Çünkü çok ihmal edilmiş. 66’yı bir kere görüp de duygulanmayacak kimseyi ben bilmiyorum. Ben de öyleyim. Her yerde öyle. Başka ile gittiğinde trafik polisi cama vurur. Hemşehrim nasılsın der. Çünkü trafik polisi de Yozgatlıdır. O açıdan dünyanın her yerinde hiç ummadığınız yerde Yozgatlılar var. Hiç ummadığınız yerde mesajlar geliyor. Biz 66’yı görünce çok duygulandık diye. İnşallah güzel şekilde bu duygulanmalar devam edecek diyorum” ifadelerine yer verdi. Eda DEMİREL

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 26 Kasım 2020
İmsak 06:03
Güneş 07:31
Öğle 12:33
İkindi 15:03
Akşam 17:25
Yatsı 18:48
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 8 16
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. M. United 8 13
10. Crystal Palace 9 13
11. Arsenal 9 13
12. Wolverhampton 8 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Valencia 10 12
9. Elche 8 12
10. Getafe 9 12
11. Real Betis 9 12
12. Barcelona 8 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 10 10
15. Eibar 10 10
16. Athletic Bilbao 8 9
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@