31.12.2019, 06:51 24

Libya’da Türkiye’yi bekleyen riskler

Libya Türk tarihi açısından her daim önemli bir ülke olmuştur. 16.yüzyılın ortalarından itibaren başlayan Osmanlı hakimiyeti ; Libya’nın İtalya tarafından 1911 yılında işgal edilmesine dek sürmüştür. 1911’de İtalyan işgali karşısında donanmadan yoksun olan Osmanlı Devleti gereken desteği sağlayamamışsa da Mustafa Kemal, Enver Bey gibi önde gelen Osmanlı Subayları İtalyanlara karşı Libyalı yerel güçleri örgütlemişler ve İtalyanlara karşı sert bir savaş yürütmüşlerdir.1912’de imzalanan Uşi anlaşması ile resmi olarak da Osmanlı vilayeti olmaktan çıkan Libya 1969’da krallığın devrilmesi sonrasında iktidara gelen Albay Kaddafi tarafından 2011 yılına dek 42 yıl boyunca demir yumrukla yönetilmiştir.  2011’de Kaddafi’nin devrilmesi ile sonuçlanan iç savaş  sonrasında  şu anda Libya’da iki temel güç odağının ortaya çıktığını görmekteyiz. Bu güç odağının birincisi Tobruk merkezli bir yönetim olan ve başında General Hafter’in bulunduğu yönetim; ikincisi ise başında Başbakan Sarrac tarafından yönetilen Trablus hükümeti. Libya’nın bugün %93’ü Hafter ve ona bağlı güçler tarafından yönetilmekte iken Trablus’ta bulunan hükümet şu anda sadece Trablus’a sahiptir ve ülke topraklarının sadece%7’sini yönetmektedir. Hafter güçlerini destekleyen ülkeleri sıralamak gerekir ise bugün için başta ABD ve Rusya olmak üzere Fransa, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gelmektedir. Trablus Hükümetini ise Türkiye ve Katar dışında destekleyen hiçbir ülke bulunmamaktadır.                                                                                                                                               Hafter güçleri ile Trablus hükümeti arasında başlayan çatışmalar Nisan 2019’dan beri sürmektedir ve Trablus şu anda Hafter güçleri tarafından kuşatma altındadır. Tarafların askeri kapasitelerine baktığımızda Hafter güçlerinin askeri ve parasal yönden çok güçlü oldukları açıktır. Türkiye, Trablus hükümetine şu anda askeri ve teknik desteğin yanında maddi destekte de bulunmaktadır. Türkiye’nin Trablus hükümetine dönük bu derece geniş çaplı destek vermesinin temel sebebi ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz bölgesinde kurmayı düşündüğü nüfuz alanı projesidir. Türkiye bugün itibariyle Doğu Akdeniz’de doğal gaz yataklarının çıkarılması noktasında yalnız kalmış durumdadır. Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasının karşısında bugün çok geniş bir karşıt blok oluşmuştur. Bu karşıt blok’u oluşturan ülkeler şunlardır: ABD, Rusya, Yunanistan, Mısır, İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi, Ürdün, Suriye ve Fransa’dır. Doğu Akdeniz’de bu kadar geniş bir karşıt blok tarafından çevrilmiş olan Türkiye bu noktada Libya’da Trablus Hükümeti ile işbirliğine giderek hamle yapmak istemiş ve bunun sonucunda Trablus hükümeti ile geçen ay içinde ikili ekonomik münhasır bölge anlaşmasına imza koymuştur. Bu anlaşmanın imzalanması hukuki ve siyasi açıdan derin tartışmalara sebep olmuştur.                                                           Zira Trablus hükümeti Birleşmiş Milletler tarafından tanınan bir hükümet olsa da Libya’da bugün devam etmekte olan iç savaş sebebiyle ülkenin sadece %7 sine hükmedebilmektedir. Ayrıca uluslar arası bir anlaşmanın Libya açısından kabul edilebilmesi için bugün Tobruk’ta bulunan ulusal Meclis tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. İmzalanan bu ikili  anlaşma  Meclis tarafından kabul edilmemiştir. Bu gelişmeler üzerine Türkiye bugün için daha ciddi bir adım atarak Trablus hükümeti ile askeri bir anlaşmaya imza atmıştır. Trablus hükümeti bu anlaşma üzerinden Türkiye’yi kendisine destek olması adına Libya’ya çağırdığını ilan etmiştir. Türkiye açısından bu noktadan sonra sormamız gereken temel soru Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi sonucunda ortaya çıkabilecek riskler neler olabileceği sorusudur. Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi ihtimali somut bir biçimde ortaya çıkar ise Türkiye’nin ilerleyen süreçte yaşabileceği riskler şunlardır: 1) Trablus hükümetine dönük açıktan askeri bir desteğin verilmesi ve asker gönderilmesi durumunda Türkiye sıcak bir iç savaşın içinde kendisini bulacaktır.2) Türkiye’nin Libya’da bir taraf olarak savaşa girmesi durumunda Hafter güçlerine destek veren ülkeler de Hafter güçlerine olan desteklerini arttıracaklar ve bunun sonucunda iç savaş çok daha kanlı ve sert bir hal alacaktır. 3) Türkiye’nin Libya’da böyle bir savaşa girmesi askeri açıdan büyük kayıplara sebep olabilir ve giderek bu askeri kayıplar artabilir. 4) Ekonomik açıdan zor bir dönemden geçen Türkiye için Libya’da yeni bir askeri cephe açmak ekonomik açıdan çok daha sıkıntılı süreçlerin yaşanmasına sebep olacaktır. 5)Başta Rusya, ABD ve Fransa gibi büyük güçlerin özellikle Suriye’de Türkiye’ye dönük hamle yapmasına sebep olacaktır. 6) Trablus’un düşmesi durumunda Türkiye askeri, ekonomik ve siyasi açıdan Libya üzerinde bulunan tüm çıkarlarını kaybedecektir. Yukarıda saydığımız tüm bu risklerin dışında Türkiye’ye dönük ilerleyen süreçte tahmin edilemeyen çok daha farklı riskler doğabilir. Suriye iç savaşının Türkiye açısından son 8 yılda ortaya çıkardığı insani, ekonomik ve siyasi maliyet ortada iken Türkiye’nin Libya’da yeni bir iç savaşa müdahil olması Türkiye açısından asla hayra alamet değildir. Türkiye Suriye politikasında olduğu gibi Libya’da da Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma riski ile karşı karşıya kalacaktır. Suriye’de yaşanılanlardan ders çıkararak Libya meselesinde diplomatik yolları tercih etmek ve askeri çözüm yöntemlerinden uzak olmak  aklı selimin gereğidir. Umalım ki politika yapıcılar yani siyasetçiler bu yönde karar alırlar ve Türkiye’yi Libya ateşinden uzak tutma  yolunu  tercih ederler.  Bu gerçekleşmez ise korkarım ki aynen Suriye’de olduğu gibi bir kez daha Libya’da tarih tekerrür edecektir.

Yorumlar (0)
-4°
kapalı
Namaz Vakti 20 Ocak 2020
İmsak 06:24
Güneş 07:51
Öğle 12:57
İkindi 15:29
Akşam 17:52
Yatsı 19:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 18 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 23 48
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Burnley 23 27
15. Brighton 23 25
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Arşiv

Gelişmelerden Haberdar Olun

@