14.02.2019, 07:00 1180

Mektuptan e-posta'ya

Bir ses  bir nefesle  dünyaya  gelen insanoğlunun ilk işi,  işaretler ve seslerle birbiriyle anlaşmak oldu. İlerleyen zaman ihtiyaçlara göre her alanda yenilikleri beraberinde getirdi. Tek merkezde yerleşen aileler, zamanla  obalar, kavimler ve devletlere dönüştü.  
Yerleşim sınırlarını genişleten insanlar ,  bilgilerini, görgülerini ve tecrübelerini artırarak  yeni heves ve umutlarla  amaçlarını  artırarak yeni ufuklara doğru açılmaya başladı.haberleşme, büyük bir gereksinim olarak,toplumları sürükleyen, buluşturan sosyal medya ortaya çıktı.
Sesler,işaretlerle anlaşan insanlar, renklerle donatılmış flamalar, güvercinler ve daha sonra telefon ve telgrafla anlaşmaya başladılar. Telefon, uçak ve televizyonların ortaya çıkması ile dünya küçülür oldu.  Yerkürenin en eski , en  uzun ,en önemli kültür-ticaret yolu olan  Tarihi İpek Yolu’nda  develer, atlar ve kervanlarla yapılan  ulaşım zamanla  gelişen yeni teknolojilerle tanıştı.Teknoloji bütün alanlara hakim oldu...
Telgrafın telleri ve  tellere  konan kuşlardan sonra, kömürlü, buharlı ve elektrikli  kara trenler  toplumsal  ulaşım aracı olarak önem kazandı.Yüksek hızlı trenler  hizmet vermeye başladı.Türküler,öykülere konu olan  bu konular, her zaman canlılığını korumaya devam etti.Bütün dünyada haberleşme alanına  internetle birlikte  e-posta  hakim oldu.Mektuplar, telgraflar ve posta kartları unutulur oldu.Ucu yanık, işlemeli mektupları bilen kalmadı.
Kil tabletler üzerine yazılan  ve eskiden  ticaret alanında yoğun bir şeklide kullanılan güven verici, haber verici  mektuplar müzelerde kaldı. Urartu, Sümer, Asur tüccarlarının yazdığı mektupların büyük bir kısmı Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde yerini aldı.
Yazının icadı ve matbaa ile kaderi değişen insanlar, tarihe belgeler ve bilgiler bırakarak geçmişi geleceğe taşıdılar. Önemli belgeler arasında mektuplar özel bir yer aldılar. Yozgat yöresinden  Adana’ya çalışmaya giden bir gencin anasına  yazdığı eski bir mektup özetle şöyle demekte: 
“ Sevgili anacığım ! Bu gurbet ellerinden  hasretle selam eder, o nazik ellerini incitmeden  doya öperim.Nasılsın, iyi misin ? Cenab-ı Allahtan  sağlığını ve iyiliğini  dilerken , büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Doru atıma , kardeşim  Kadir iyi baksın. Her gün  yemini verip kaşağılasın...”Ana hasreti çeken Oğlun Ömer-Adana
Yazarlar, gazeteciler, sanatçılar  ve bilim adamları  arasında  yazılan Mektuplar. Öğrenci ve öğretmeni arasında yazılan mektuplar, Ana-baba ve çocukları arasında yazılan mektuplar, yavuklular arasında yazılan; ucu yanık, köşeleri çiçek motifleri ile süslü, sayfa arasında doğal çiçek ve oyaların yer aldığı mektupların  içerikleri  ve öyküleri kitaplara sığmayacak  zenginliktedir.
Nâzım’ın “ POSTACI” şiiri ünlü:” ... Çocukken postacı olmak isterdim./ Şairlik filân yoluyla değil ama /Basbaya,sahici postacı./Renkli kalemlerle çizilirdi bin türlü resim/Hep aynı postacının./Nâzım’ın resmi...”
Mektuplar,yerini e-mail’e, internete, kağnılar yerini  sesten hızlı uçaklara, kitaplar yerini e-kitaba, öğretmenler yerlerini  dijital dünya’ya teslim etmeye başladılar.Dünya ülkeleri arasında  teknoloji ve bilim ,devir- teslimi yapılmakta. Bunun dışında kalanlar gerilerde kalmaya mahkum olacaklar. Bu alanda eğitime ve bilgi paylaşımına öncelikle büyük görevler ve sorumluluklar düşmekte. Ülkelerin yöneticileri ve bilim adamları ile  öğretmen ve  öğrencileri de sürekli uyanık,dinamik ve bilinçli olmak durumundalar. Hiç kimse sorumluluklarını başkasına devretmeye çalışmamalı.”Her koyun kendi bacağından asılır” halk sözü unutulmamalı.
Görsel anlamı ve etkisi yanında anılarda özel yeri olan renkli yılbaşı posta kartlarının yerini sosyal medyada E-POSTA aldı. Sokaklarda kurulan posta kartları satış köşeleri yok oldu.
Devleti ve  vatandaşları e-posta sardı,bütün  özel ve resmi  alanları , e-posta, e-ticaret, e-devlet,e-maliye-kitap, e-denetim,e-maliye, e-kültür, e -sanat ve benzeri başlıklar sarmaladı. 
Zamanla  bunlar da değişecek ve bakalım yerlerine neler gelecek? Ömrü olanlar bunları da görecek. Gelecek kuşaklar da geçmişi inceleyerek anılarını  mektuplarla değil e-posta ile geleceğe taşıyacaklar. “Bak postacı geliyor...” türküsünün yerini  “bak, e- posta’ya “aldı.Hoş geldin dijital çağ ve yaşasın dijital dünya! Yaşasın bu gelişmeleri kavrayan insanlar…
Bilgiden bilince  geçen toplumlar ,zamanı ve çağı gecikmeden yakalamasını bilirler.  

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@