Okulda başarısızlık yaşayan çocuklar

Sema YILDIRIM

Sema YILDIRIM
  • camlikgazetesi@gmail.com

Okul başarısızlığı hemen hemen her ailenin muzdarip olduğu bir konudur. Okul bir binaya benzer. Binanın temeli ne kadar sağlam atılırsa, o binada bir o kadar sağlam olur. Kolay kolayda çökmez. Başarısızlığında erken farkedilmesi  önemlidir. İlköğretim süresince düzelmeyen başarısızlık tüm okul yaşamını etkileyebilir. Okulda başarısızlık yaşayan çocuklar,  genelde kendi  yetenekleri altında seyrelen çocuklardır. Bu çocuklar herzaman mükemmel olmaya, kendi yeteneklerini kapasitelerinin altında kullanmak zorundaymış  hissi ile yaşarlar. Duygusal yönden; sevgi ilgi eksikliği yaşayan çocuklar, özgüven eksikliği yaşayan çocuklar, yetersiz çalışma alışkanlığı kazanan çocuklar, dikkat dağınıklığı ve hiperaktif çocuklar, endişe ve huzursuzluk yaşayan çocuklar ve aile yönünden sorun yaşayan çocuklarda okul başarısızlığı gözlenebilmektedir. 

Başarısızlık yaşayan çocuk genelde; çok dikkatsiz ve sorumsuzdur. Arkadaşlarıyla uyum problemi yaşar. Sınıf ortamında ders dinlemez, arkadaşlarınında dikkatini dağıtır. Yazılı çalışmalarını baştan savma yaparlar. 
Acaba neden diğerleri başarılıyken, öğrenmek için çaba sarfederken; diğerleri okuldan nefret etmekte, zorla ödev yapmaktadır? Gelin beraber bakalım. 

Özgüven eksikliği olan çocuklar: Çocuğun öğrenmeden keyif alması  mutlu olmasına, kendine değer verilmesine bağlıdır. Kendine ve kişiliğine saygı duyulan çocuk ne istediğini bilir ve sorumluluğunu yerine getirmeye özen gösterir. Bu yüzden özgüvenli çocuklar başarılı çocuklardır.

Motivasyon güdülenme: çocuğa güven vermek ve kendine olan güveni kazandırmak bir ailenin en temel görevidir. Ailenin teşvik edici tutumu, çocuğu araştırmaya ve yeni şeyler öğretmesine yöneltir. Bunu sağlamak için ise küçük yaştan itibaren fırsatlar oluşturulmalı ve çocuk cesaretlendirimelidir.

Aile tutumu: Aile çocuğundan genelde yapabileceği şeyin en iyisini yapmasını  bekler. Mükemmelliyetçi  bir tutum sergiler.her zaman çocuğu ‘ enler’ olmalıdır. ‘hep başkaları ile kıyaslarlar. Bir başka aileler  ilgisiz  tutum sergiler. Çocuğu kendi  haline bırakır. Ödev yapması ,yapmaması  umrunda bile değildir. Diğeri aşırı baskıcı otoriterdir. Çocuk konuyu anlasada anlamasada yapmak zorundadır. Başarısızlık durumunda ise ağır cezalar veya şiddet vardır. Bazıları ise aşırı hoşgörülüdür. Çocuğunu bebekmişçesine korur ve sorumluluğu yüklemez.

Stresler: Anne baba ölümü, boşanmalar , uzun süre anne babadan ayrı kalma, kardeş kıskançlığı, anne baba ilgisizliği, eksik yada dağılmış ailelerin çocukları,  yeni okul, taşınma, evde ders çalışacak ortamın olmaması gibi…

Bireysel farklılıklar: Genelde ergenlik çağına geç giren çocuklarda görülür. Genç  veya çocuk diğerleri ile kendini kıyaslar, kendine güvenini zedeler. Buda sosyal ve kişisel uyumunu bozar. Böyle çocuklar öncelikle ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bir spor salonuna veya resim müzik kursu gibi kurslara yönlendirilebilir.

Okul ve öğretmen: Öğretmenin güven verici şekilde çocuğa yaklaşımı, ilgi ve ihtiyacına göre çocuğa davranışı önemlidir. Çocuğun kendini güvende hissedebileceği bir okul ve sosyal duygusal açıdan kendini rahat edebileceği bir ortam gereklidir. Aynı zamanda çocuğun ilgisini çekebilecek sosyal etkinliklerde çocuk için önemlidir. Öğretmen öğrencisinin ilerleyeceğine ve yeteneklerini kullanabileceğine inanırsa çocuğa güven kazandırır. Başarısızlık gösteren çocuk sorumluluk almaya yönlendirilmeli ve çabaları  takdir edilmelidir.

30 Ekim 2018 Salı tarihinde eklendi ve 831 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız