Cehalet - Andımız - Hangimiz Türk’üz

‘’Cahille sohbet güçtür bilene, çünkü cahil ne gelirse söyler diline’’ Hz Mevlana
Şöyle bir etrafıma bakıyorum da eleştirmeyi ne kadar çok seven bir milletiz. Eğitimlisi, eğitimsizi, yaşlısı, genci fark etmiyor herkes bir şeyleri eleştirmenin peşine düşmüş. Konuyu anlasak da anlamasak da pat diye atlıyoruz eleştirmeye. Hani ağzı olan konuşuyor derler ya tam manasıyla o tipten yapılıyor eleştiriler. 
Son zamanların üzerinde en çok durulan iki konusu; PAPAZ Brunson ve andımız meselesi… Bilen de konuşuyor bilmeyen de.
Neymiş efendim Brunson hakkında bir sürü suç gündeme gelmişmiş de sonra neden serbest bırakılmışmış. Biz böyle mi gösterecekmişiz dünyaya Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu. Bunu söyleyen bilgi yoksunu insanlar kendisini hem hukuk koyucu, hem de hukuk icracısı sanıyor. Bre cahil, hukukun en önemli ilkelerinden birisi yargılama sonuçlanana kadar herkes masumdur ilkesidir. Hukuk dünyaya bir şeyler göstermenin peşine düşmez. Hukuk delillere bakar karar verir. Siz hukuku resim, moda falan gibi bir şey mi sanıyorsunuz ki göstermenin sergilemenin peşine düşüyorsunuz. Bırakalım Türk hukuk sistemini dünyaya nasıl göstereceğimizi kendi cehaletimizi nasıl gidereceğiz onun peşine düşelim…
Gelelim diğer bir meseleye:Andımız…
Eleştiriler ardı ardına sıralanmaya başlandı pervasızca hem de. Andımız kimilerini rahatsız ediyormuş, sanki adalet tıkır tıkır işliyormuş da andımız serbest bırakılınca anayasa çiğnenmiş öyle mi  gibisinden laflar edilmeye başlandı. Hayvanlara eziyet ediliyormuş, tecavüzler oluyormuş, cinayetler varmış, falan da fişman…Önce onlara bakılmalıymış.
Bu ülkede yıllarca andımız okutuldu nesil nesil hem de…
Sahi o zamanlar hayvanlara eziyet edilmiyordu değil mi? 
Sahi o zamanlar cinayet falanda hiç işlenmiyordu doğru ya. 
Tecavüz mü o da nerden çıktı canım o sabah andımızı okumuştuk hem de avaz avaz; tecavüz olur mu hiç…
Andımız okunmayınca Türk de  olunmazmış, Türklük onların tekelinde ya… 
Ne yani yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın çocukları orda gittikleri okulda Türk’üm doğruyum demiyorlar, şimdi onlar Türklükten mi çıkmış oluyor. Büyüklerimi saymak, küçüklerimi sevmek diye tekrar edilince ne büyük sayılıyor, ne de küçük seviliyor. Zira lafla peynir gemisi de yürümüyor.
Hiç kimse şark kurnazlığı yaparak Türklük kavramını salt andımız meselesine bağlamaya kalkmasın. Yine hiç kimse kimsenin Türk olup olmadığını sorgulamaya kalkmasın. 
Cahil cahil hamasi nutuklar atan ve hukuk sistemini eleştiren bu şahsiyetler samimi olsalardı bu ülkede şiir okuduğu için hapse mahkum edilen insanlar olduğunda da hukuk sistemini eleştirirlerdi. 
Bu şahsiyetler samimi olsalardı bu ülkede başörtüsünden dolayı -hem de yıllarca andımızı okumasına rağmen- üniversiteli kızlar okuldan atıldığında da hukuk sistemini eleştirirlerdi. 
Bu şahsiyetler samimi olsalardı bu ülkede namaz kıldığı için ordudan atılan askerler olduğu zaman da hukuk sistemini eleştirirlerdi.
Yunus Emre ne güzel ifade ediyor:
İlim ilim bilmektir 
İlim kendin bilmektir 
Sen kendin bilmezsin 
Ya nice okumaktır

Etrafında olup biteni görmeden umarsızca çividen, çimentodan bahsedenlere gülüp de geçmemek elde değil. Bu insanlar karınca misali delinen dağları, denizler doldurularak yapılan havalimanlarını, hastaneleri, stadları vb. göremiyorlar mı yoksa görmek mi istemiyorlar.
İnsana sormazlar mı 15 Temmuzda meclis bombalanırken ‘’Bize burada ölmek yakışır’’ diyerek ölümüne ordan ayrılmayan ve vekilleri tek vücut haline getiren yiğit Yozgat evladının nesiyle utanıyorsun.
İnsana sormazlar mı sen kim oluyorsun da Cumhurbaşkanının, Başkomutan’ın özel taltifini alan yol arkadaşım dediği Bozok yaylasının Boz delikanlısından utanmayı  haddin sanıyorsun.
İnsana sormazlar mı Yozgat Bekir Bozdağ’ıyla, Fuat Oktay’ıyla gurur duyarken üç beş cahilin utanmasıyla değer mi kaybedecek sanıyorsun.
İnsana sormazlar mı Türkiye bu tür laflara artık prim vermiyor sen kimlerden prim bekliyorsun.   
İnsana sormazlar mı hiç, sen bu güzel ülke için ne yaptın ki yapılanları görmezden gelerek işkembe-i kübradan sallıyorsun.
İnsana sormazlar mı hiç, sen nereye hangi çiviyi çaktın da birilerinin çivi sayısının çetelesini tutuyorsun.
İnsana sormazlar mı hiç, sen hangi hukuk fakültesini bitirdin  hangi davada hangi kararı verdinde Türk yargıçlarının verdiği kararları eleştiriyorsun.
Şimdi soruyorum sizlere boş teneke misali bulduğu her fırsatta her şeyi eleştirenler mi Türk yoksa vatan sevdalısı olup varını yoğunu feda edenler mi Türk. Yapılan hizmetleri bir gözünü kapatıp görmeyenler mi Türk yoksa dünyada olup bitenlere duyarsız kalmayıp her mazlumu gören yardıma koşanlar mı Türk.
Lafı çok fazla uzatmanın da pek manası yok zira kör bir insana renkleri anlatmak ne kadar zor ise cahil bir insana laf anlatmak da o kadar zordur.

2 Kasım 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 1230 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız