Çocuğum okula gitmek istemiyor!

Perihan İlbaş TUTUCU

Perihan İlbaş TUTUCU

Çocuklarımız…
Göz bebeğimiz, umudumuz, yarınlarımız…
Sorunsuz, sıkıntısız bir gelecek; mutlu, huzurlu bir hayat sürmelerinde elimizden geleni fazlasıyla yapmak için çaba harcadığımız yaşama sebeplerimiz…
Doğumundan itibaren gecemizi gündüzümüze katıp, her anımızı onun ihtiyaçlarını gidermek, sıkıntılarına çözümler aramak ve mutlu olup hayatı gülümseyerek geçirmelerinde ömrümüzü seve seve, hiçbir karşılık beklemeden feda ettiğimiz ciğerparelerimiz… 
Hayatlarını en güzel bir şekilde geçirmelerinde, önemli etkenlerden biri de hiç şüphesiz okul çağına geldiklerinde eğitim öğretim hayatına başlayıp, gerekli okulları başarıyla bitirmeleri ve nihayetinde ilgileri, yetenekleri doğrultusunda,  sevdikleri bir mesleği icra etmeleridir. Bunu gerçekleştirmelerinde de en önemli destekçileri aileleridir. Onların eğitim öğretim hayatları boyunca her dâim yanlarında ve yardıma hazır olduğumuzu, her türlü sıkıntıda birlikte bir çözüm bulabileceğimizi en kalbî duygularla ve hissettirdiğimiz sevgimizle göstermek belki de anne baba olmanın başta gelen sorumluluklarından biridir. 
Çocuğumuz okul hayatına başlayıp o meşakkatli günler gelip çattığında, bazı çocuklarda karşılaşabileceğimiz sorunlardan biri de, zamanla okula gitme isteğinin azalması, hatta hiç gitmek istememesidir. Çoğu anne baba bu tür sorunla karşı karşıya gelmekte ve doğal olarak endişelenip paniklemektedir. Böyle bir sorunla karşılaştığımızda yapmamız gereken en önemli şeylerden biri; paniklememek ve sabırla sorunun sebeplerini bulmaya çalışmak olmalıdır. Çocuğumuza kızmak, azarlamak, bağıra çağıra neden gitmek istemediğini sormak, asla yapmamamız gereken tutum ve davranış olmalıdır. Bu tür bir yaklaşım sorunu çözmek yerine, çocuk üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmekte ve tam tersi olarak okul sevgisini azaltabilmektedir. Peki çocuğumuzun okula gitmek istememesinin sebepleri neler olabilir, bu sebepleri nasıl öğrenebiliriz? Çocuğumuzun okula gitmek istememesinin pek çok sebebi olabilir. Öncelikle tıbbî bir rahatsızlıktan dolayı ( baş veya karın ağrısı, mide bulantısı, ateş vs.) gitmek istemiyorsa elbette ki yapmamız gereken uzmana götürmek olmalıdır. Fakat tıbbî bir sorun yoksa işte bu aşamada anne baba olarak en önemli görev bizlere düşmektedir. Çünkü çocuğumuzda ilk bakışta fark edemediğimiz; okul fobisi, arkadaşları tarafında aşağılanması, dışlanması, tehdit edilmesi, dövülmesi, öğretmeninin çocuğu sınıfta rencide etmesi, derslerdeki başarısızlığı, arkadaşlık kurmada sıkıntı çekmesi ve bunları anne babasıyla paylaşmada çekinmesi, çocuğumuzun okula gitmek istememesinde etken olabilir. Çocuğumuza asla kızıp yargılamadan, sohbet ederek sorunun sebeplerini öğrenmeye çalışmamız gerekmektedir. Okulla ilgili soracağımız detay sorularla sebeplerini öğrenebiliriz. Örneğin; “ bugün günün nasıl geçti, dersler eğlenceli miydi, öğretmenin hiç soru sordu mu sana, nasıl cevaplar verdin, öğretmenin verdiğin cevap için ne dedi, parmak kaldırmak ve sorulara cevap vermek hoşuna gidiyor mu, arkadaşlarınla aran nasıl, onlarla yardımlaşıyor musun, sana karşı hiç yanlış tutum içinde olan arkadaşın oldu mu, sence arkadaşının bu tutumu neden yanlış, teneffüslerde neler yapıyorsunuz, daha çok kimlerle oynuyorsun, okula gelip giderken seni üzen şeyler oluyor mu vs.” gibi.  Fakat bu türden soruları peş peşe, onu sorguya çeker gibi değil de, ara ara sohbet ederek, sıkmadan, sohbetin bir parçasıymış gibi sormalıyız. Bizin onu sorguladığınızı anladığı an vereceği cevaplar doğruyu yansıtmayabilir ve bu sohbet amacına ulaşamayabilir. 
Çocuğumuzda okul sevgisini oluşturmak ve okula isteyerek gitmesini sağlamak için anne baba olarak yapmamız gerekenlerden bazıları da; onun anne baba bağımlısı olmaktan kurtulması için ona her an fırsatlar sunmak, kendine güvenen ve sorunların üstesinden gelebilen birey olmasını sağlamak, okulun güvenli bir ortam olduğunu ve orada mutlu olabilmesi için pek çok fırsatın olduğunu anlatmak, onun güçlü yönlerini fark edip, bu özelliklerini kullanmasında destek olmaktır. Tüm bunlar çocuğumuzun hem okul hem de sivil hayatında mutlu, huzurlu, başarılı, sorunları çözebilen, kendine güveni tam, sosyal ilişkileri kıvamında birey olmasını sağlayacaktır. Unutmayalım ki, evlatlarımızın, yaptığı her şeyi severek ve isteyerek yapan, yaptığı her şeyden mutlu olabilen bir birey olması, biz anne babaların doğru tutum ve davranışlarına, onlara göstereceğimiz desteğe ve sımsıcak sevgimize bağlıdır…

2 Kasım 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 456 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız