El insaf be öğretmenim!

Bir çocuk düşünün 9.sınıfa kadar okuma yazma bilmeden geçtiğini, bir kenara atılıp sadece dersine girip çıkan müfredatında olan konuyu anlatıp geçen.

Bu kaçıncı çocuk sayısını unuttum. 15 yaşına kadar 8 yıl eğitim gören bir çocuk nasıl yazamaz, okuyamaz bir eğitimci olarak üzülüyorum …

Zihinsel problem mi var acaba dediğinizi duyar gibiyim hiç birinde de böyle bir rahatsızlık yok hepsini vardır diye hastaneye sevk etmeme rağmen kenara itilmiş onlarca çocuğa ben rastladı isem, demek ki binlerce çocuk ilimizde bir kenara itilmiş. Bunun vebalini hiç kimse veremez.

Aileler bu duruma saten ilgisiz, bari öğretmenler ilgisiz kalmasın. Bu duruma bir an önce el atılmalı. Sınıfta bırakamıyoruz deniyor ise destek eğitim odalarında bu çocuklar akademik olarak desteklenmeli. Destek eğitim odası nedir; akademik olarak geri kalındığı kanaatine varılan öğrencilerin eksik kalınan derslerden  desteklenmesidir. Hiç olmadı Türkçe-Matematik derslerinden dersler verilmeli ki hayatını idare edecek bilgiye sahip olsun.

BEP (bireysel eğitim planı) hazırlamaktan kaçıyor bazı öğretmenler ama bilmiyor ki bir hayat sönüp gidiyor yazık geleceğimize. Bir çocuk yeri gelir bütün ülkeyi kurtarır.

9. sınıfta ki öğrenciye okuma yazma öğretemeyen 8 yılının ardından bu çocuklar akranlarının seviyesine hangi hızla yetişecek bu bilinmeyen bir soru işte… Bir çıkmazın içinde çırpınıp gidiyoruz ya hadi hayırlısı ne diyelim…

Öğretmenlik gönül işidir, gönülle yapan bütün öğretmenlerimize slm olsun. Ama gönül vermeyenler …

6 Kasım 2018 Salı tarihinde eklendi ve 329 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

1 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız
Sezai KARATOSUN

Çok doğru bir tespit hocam. Kalemine emeğine sağlık. Herkes ara ara kendine bakıp öz eleştiride bulunmalı bence. Hata kimde nerede diye. Saygılar