Mevzu Yozgat

Gülseren Kiraz

Gülseren Kiraz

Siyasetten uzak olması gereken kuruluş diye sorsam; biliyorum ki hepinizden sivil toplum kuruluşları cevabını alacağım. Toplumun yararına hizmet vermesi gereken, idareciler ve üyelerinin gönüllülük esasıyla bir araya geldiği büyükçe bir aile…
Ben de sivil toplum kuruluşlarında gönüllü öğretmen ve kadın kolları başkanlığı gibi görevlerde aktif şekilde hizmet vermiş bir hemşerinizim. Sivil toplum kuruluşlarında bulunduğum süre içerisinde üzülerek belirtmek isterim ki; her türlü şaklabanlığa şahit oldum. Bukalemun kılığında birçok kişinin sinsiliği ile karşılaştım. Yapay insan olurmu demeyin ben de yapay insanın olup olmadığını STK şemsiyesinin altına girdiğim ve hep bir tarafımın ıslandığını gördüğümde öğrendim.
Biraz daha cesur olup başkan ve yönetim kurulunun da içinde olduğu çoğunluğun ideolojik fikirlerinden esinlenerek “çakma siyasetçi ekip” statüsünden ileri gidemeyen basiretsiz, beceriksiz insan topluluğu diyeceğim. Biraz tabirlerimi yumuşatacak olursam siyasetçilerin yeryüzündeki silik gölgeleri…
Yok abi bugün konuşacağım! Bugün yazacağım! Mevzu Yozgat ise yazmak, konuşmak zorundayız. Birimiz değil hepimiz konuşacağız. Ben yazacağım, siz okuyacaksınız! Hepimiz bir şeyleri değiştirmek, bu düzene dur demek için birlik olacağız. Sayıları az olsa da başarılı sivil toplum kuruluşlarını tenzih ederek, öyle çakalca işlerle değil, boş STK’larla değil hep bir ağızdan durun diyeceğiz.
Son yıllarda Türkiye genelinde kurulmuş sayısız dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon vs. bulunuyor. Sayıları arttıkça gereksizleşiyorlar da. Bizim Yozgatlılar da sivil toplum kuruluşu kurma akımına dahil oldular. Mantar gibi ürüyorlar; şekilsiz şemasız! Kurulan bu STK’lar içerisinde adı olup kendi olmayan, evrak STK’sı yani evraktan ötesi olmayandan tutun da Yozgat’a hiçbir yararı olmayan kuruluş amacından sapmış gereksizler de var. Hemen sorayım Yozgat’a kaç çivi çaktınız?
Yozgatlıları kağıt üzerinde birleştirirken kutuplaştırma formülünüzü uygulamaya koydunuz. Siz bunu hep yaptınız. Hala yapıyorsunuz… Haritalar bile sizden merhametli be! Yozgat’ı sınırlarken sınırların içine; Akdağmadeni, Çekerek, Sorgun, Boğazlayan ve diğer ilçelerimizi de alıyor. Tavan yapmış egolarınızla ilçe ilçe, köy köy böldünüz Yozgat’ı! Halbuki Çekerek’e giderken Sorgun’a el sallamadan, Yozgat’a giderken Şefaatli’ye sarılmadan Saray’dan da parmak çöreği almadan gidemiyorsunuz. Ciğeriniz sızlasın istiyorum bugün….
Sosyal paylaşım sitelerinde; on, bilemedin on beş Yozgatlı STK önderlerinin -hepsi erkek- bir siyasi liderin resmi önünde ya da rotasını kurdukları STK’ya çevirebildikleri siyasetçilerle çekindikleri resimlerle dolu. Üzerinde de toplantı yaptık ifadesi. Yozgatlı bu toplantının neresinde diye sormadan geçmeyeceğim elbette… Dizi dizi dizilmiş bu STK temsilcilerinin arasında Yozgatlı iş adamlarımız da var. Ah be hemşerim, tabiki kazanç sizin ama paranızı pulunuzu on beş kişinin midesine indirdiğiniz o kahvaltı masaları; yoksul, aç, işsiz, muhtaç, yaşlı, hasta, göçen Yozgatlıyı size hatırlatmaz mı? Masa hatırlatmazsa ben hatırlatırım. Yozgat nüfusunun her geçen yıl daha da azaldığını hatırlatırım. Göçün temel nedenlerinin başında işsizliğin olduğunu hatırlatırım… Yozgatlı memleketine değil, yaşam koşullarının zorluğuna küsüyor, görün artık! Ne milletvekili ziyaretiniz, ne derme çatma düzenlediğiniz   kahvaltı, Arabaşı programınız sizi yararlı hale getirmiyor.
Siz devletin maaşlı çalışanı değilsiniz. O halde bu yanaşma hallerinizi nasıl açıklayalım. Desem ki bütün devlet kurumlarını Yozgat için seferber ettiniz ortada yeterli hizmet yok, sorun çok! Derdiniz ne Allah aşkına! Makam sevdanız mı, yoksa protokol aşkınız mı? Kravat takıp ön sırada oturunca hangi egonuz tatmin oluyor? Adamı adam yapan kravat değil siz de biliyorsunuz kravatınız da… Ben öyle herkesin dediğini demeyeceğim. Yozgatlı olsun çamurdan olsun demeyeceğim. Hem Yozgatlı olsun, hem adam olsun, hem de adam gibi icraatı olsun diyeceğim.
Yozgatlı hemşerilerimin kurduğu sivil toplum kuruluşlarında cinsiyet ayrımcılığı da bir başka eksik. Siz kadınlarımızı bertaraf etmeye çalıştıkça batıyorsunuz. Çok eksiksiniz! Kendinizi dev aynasında görüyorsunuz. STK’yı erkek tekeline aldınız da ne oldu bugüne kadar? Kurtuluşunuz kadınların emekleriyle engin gönülleriyle gerçekleşecek bir gün siz de göreceksiniz…
O kadar boşsunuz ki Google bile yazacak bir şey bulamamış STK’lar için… Köşe yazılarına konu olmuşsunuz ama iyi şeyler yazılmamış hakkınızda. Diyeceksiniz ki biz gönüllüyüz ancak bu kadar! Gönlünüz toplum için atmıyorsa, maneviyatınız yetmiyorsa, bir simit alın giderken, bir de çay demleyin kendinize. Toplum için çalışanları alkışlayın gıptayla…Hedefinize malzeme yaptığınız sivil toplum kuruluşu sizin zimmetli malınız değil, ismine münhasır toplumundur, toplumun…
Toplum ağlıyor! Yozgat can çekişiyor! Görmeniz için ölmesi mi gerekiyor?

7 Kasım 2018 Çarşamba tarihinde eklendi ve 616 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

1 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız
Mesut KAYA

Cesur yazınız için teşekkür ediyorum. Yazıtınızın tamamına katılıyorum, Bende Başkentteki Yerköylüler Dernek Başkanıyım 2013 yılında Ankarada kuruluşunu gerçekleştirdik. Elbette benimde bir siyasi görüşüm var lâkin kuruluşundan bu güne kadar hiçbir siyasi partiye taraf olmadan tüm partilere eşit mesafede temsilcilik yapıyoruz. Bunu derneğimizin facebook toplum sayfasındaki paylaşımlarda ve fotoğraflarda görebilirsiniz. Gün gelecek bir çok konuda olduğu gibi ülkemiz STK çöplüğüne dönecek.