Ulusalcılık bir ideolojinin krizi mi?

Metin YAZAREL

Metin YAZAREL
  • camlikgazetesi@gmail.com

Türk solunu sosyalist enternasyonalden, nasyonal sosyalizme yönlendiren ulusalcı yerliliği, enternasyonalizmden sapma olarak görüyor, en az Cumhuriyetin kuruluş döneminin anlayışı olan kafatası ırkçılığı kadar tehlikeli buluyorum. 
Asırların alışkanlığından olacak ki Türk solcuları kendileri gibi düşünmeyen ahaliyi “Hasolar, Memolar; faso fiso vatandaşlar” gibi görmekteler. Geçmişin İnönü döneminin özentisiyle, elitist bir devletçilik anlayışıyla hareket etmekteler. Sosyal adalet, sosyal refah, sosyal hizmetler, kısaca sosyal düzeni geliştirecek politikalar üretmekten yoksun bir vaziyet içerisindeler.  
Konuyla ilgili Gün Zileli’nin dilinden, onun özeleştirisinden alıntılarla, Türk solunun pisikilojik analizini yapmak istiyorum. Türkiye ve Ortadoğu Vakfı’nın yayınladığı Gün Zileli’nin yazdığı “Ulusalcılık Bir İdeolojinin Krizi” adlı kitabından bazı alıntılarla Zileli’nin diliyle eleştireceğim. 
Zileli kitabında Ulusalcılığı, “milliyetçiliğin ikiz kardeşi” olarak tanımlarken solda güç kaybına neden olduğunu belirtiyor. Perinçek ve Vatan Partisinin, CHP’den farklı olarak milli sembol ve değerlere tutunarak nasyonal sosyalizme sapmış olduğuna işaret ediyor. Bu duruma örnek olarakta ulusalcıların olur olmaz yerler ve gösterilerde milli bir sembol olan Türk bayrağını kullanmalarını gösteriyor.
Zileli kitabında Doğu perinçek’e ağır eleştirilerde bulunarak, Türk solu siyasette azınlık pisikolojisiyle hareket ederek çareyi nasyonal sosyalizme sapmakta bulmuştur diyor.
Zileli Türk solu için yaptığı diğer bir tahlil de ise “Bugünkü sol denen anlayışı, düşünme ve tahlil etme yeteneğinden yoksun hale gelmiş, aklını kullanma yetisini kaybetmiş bir insanın durumuna benzetiyor. Eğer sol, toplumsal ve tarihi olarak kendisine yüklenen anlamın hakkını vermek ve toparlanmak istiyorsa ciddi bir silkinişe geçerek her şeyden önce ‘düşünsel rönesansı’ başlatmak zorundadır” diyor.
Görülüyor ki sol kendi içinde fikir birliğini sağlayamamış olmanın pisikolojisiyle, kendisini azınlık konumuna düşüren seçmenleri cezalandırmak için, devrimcilik adına demokratik değerlere saldırıda bulunanlara arka çıkıyor. Solun vitrindeki görüntüsü bir anlamda halkın sağduyusu ve iradesine güven duymayan bir görüntü içeriyor… ve o nedenle hâlâ daha devrim ve ihtilal tellalliği yapıyor.

9 Kasım 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 753 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız