Vay halimize…

Gülseren Kiraz

Gülseren Kiraz

İnsan değil de ağaç olsam

Dallarımın arasından rüzgaresse

Yapraklarım, çiçeklerim, meyvelerim olsa

Mevsimleri yaşasam…

Okuduğum bir şiirin güzel dizeleriyle başlamak istedim bugün. Duygular ve hayaller en iyi şiirlerle anlatılırmış çünkü. İnsan değil ağaç olsam! Neden ağaç olmak ister bir insan? Oksijen deposu olup cana can,kana kan olabilmenin değeri biçilemediğinden. Çünkü her ağaç birer akciğerdir yaşama sunulan. Faydalı olabilmektir belki de ağaç olmayı istemek…

Rivayete göre; Hz. Hızır ve Hz. Musa Samandağ sahilinde dağa çıkarlar. Hz. Musa elindeki asayı toprağa saplar, eğilip su içer. Asası oracıkta yeşerip fidan olur. Toprak bereketini esirgemez doğadan. Eğer bu bir rivayet değil proje olsaydıadı “bir asadan bir fidana” olurdu kimbilir.

Bakanlıklar, okullar, resmi ve özel kurumlar, TEMA vakfı, diğer vakıflar, bankalar, belediyeler, emniyet müdürlükleri, bazı sivil toplumcular… Yurdumuzun dört bir yanında fidan dikme projeleri gerçekleştiriliyor. Proje ismi farklı olsa da amaç her yerde aynı; yeşile boyamak hayatı…

Bir taraftan fidanlarıtopraklabuluştururken, bir taraftan da kesip biçiyoruz. Asırlık, efsaneleşmiş birçok ağacın canını nasıl da yaktık. Köprü, AVM, beton binalar… Ağaçların canına kıymayı haklı çıkarmaz hiçbir gerekçe. Hepimiz yaşam mücadelemizde nefessiz kalırız zaman zaman. Nefeslendiğimiz, gölgesinde terimizi sildiğimiz bu savunmasız canlılara biraz daha merhametli olalım.

 Yani baltalar elimizde biz gideriz ormana değil, fidanlar elimizde biz gideriz ormana hey!

Bakın Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fetheder. Mimarinin yanı sıra şehrin ağaçlandırılmasını ister. Şehir o zaman şehir olur. Kanunnamesinde ağaç kesenin başını keserim diyecek kadar önemser yeşili…

Yanlış hatırlamıyorsam lise yıllarımdı. Çekerek Lisesi öğrencileri fidan dikimi gerçekleştirmişti. Ben de bir fidan dikmiştim.Seneyi tam hatırlayamadım. Tahmini 1990 ya da birkaç yıl öncesi. Bereketli Çekerek toprağı fidanımı bağrına bastı mı, yağmurlar cömert davrandı mı, bilmiyorum. Fidanımın akıbetini merak etmiyor değilim. Belki de oksijen olup rüzgara karışıyordur. Soluyordur hemşerilerim…

Yıl 2008 “Bir fidan dik bir hayat kurtar” kampanyası. 500 fidan dikildi. YerKadışehri.

Yıl 2014 “Bir kan bir fidan” ağaç dikme programı. Ev sahibi Yozgat Bozok Üniversitesi

Yıl 2016 15.000 fidan dikildi. Yer Sorgun

Yıl 2018 700 fidan dikildi. Yer Yozgat.

Yıl 2018 aylardan mart. 5 bin fidan dikildi. Yer Aydıncık.

Ve 7 Kasım 2018 “Fidanlar fidanlarla büyüyor” proje kapsamıyla Akdağmadeni’nde bulunan bir okulda öğrenciler okulun bahçesine; yine aynı gün Yozgat Bozok Üniversitesi kampüs alanına aynı proje kapsamında dikilen fidanlar. Yeni valimiz Kadir Çakır’ın ayağının tozuyla katıldığı anlamlı bir etkinlik aynı zamanda. Eski valimizin de elinde fidanlar Yozgat’a bıraktığı fidan hatıraları…

Birbirini takip eden kampanyalar, projeler… 15 yılda toplam79 milyon fidan!

Yozgat genelinde lise yıllarımda başlayan öğrencilere çevre bilincini aşılama, doğayı yeşile kavuşturma çabası 2018’ e kadar devam ededursun, Yozgat hala alabildiğine bozkır, kurak, alabildiğine boş arazi… Hani şu efilefil esen çamlığımız da olmasa vay halimize!

14 Kasım 2018 Çarşamba tarihinde eklendi ve 1322 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız