Ağrı tarif edilir, acı tarifsizdir

Vakıf Ahmet ÖZIŞIK

Vakıf Ahmet ÖZIŞIK
Ağrıyı tarif etmek kolaydır. Maddi, fiziksel bir hadisedir, ağrıyan yer bellidir. Vücudun her hangi bir organıdır. Acıyı tarif etmek zordur, kabil değildir. Bir yakını kaybetmiş insan acısını paylaşmaya kalksa anlatamaz, izah edemez. Edebiyat, güzel sanatlar, müzik, siyaset gibi insan duygularına hitap eden şeyler bu kadar rağbet görüyor, kitleleri peşinden sürükleyebiliyorsa insanların manevi duygularına hitap ediyor demektir. Acı diye tek kelimeyle özetlediğimiz bu kelimenin içinde neler yok ki; adalet, aşk, intikam, sevgi, ihtiras, hırs, suskunluk... İsteyip de olmasını arzuladığımız her duygu diyebiliriz. Acı olmasaydı Necip Fazıl’ın, Mehmet Akif’in, Ali Ulvi Kurucu’nun, Fuzuli’nin, Şeyh Galip’in daha nice şairin yazdıkları reçeteden öteye gitmezdi. Acıyı belki de en iyi şiirler dile getirir. Müzik türlerinde, besteler de, güfteler de, acının terennümü olmuştur. Klasik müzik, rap, rock gibi türlerin sebebi insan duyguları neticesi acının paylaşılmasıdır. Sezen Aksu'nun dediği gibi acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir. Adolf Hitler şaşalı zamanında kitlelerin arzularına tercüman olmasaydı, Alman halkını peşinden sürükleyemezdi. Hitler örneğinde olduğu gibi acı her zaman masum değildir. İçinde nefret, intikam, yok etmeyi de barındırabilir, beklentilerin kanla neticelenmesine de sebep olabilir. Maddi bir acıyı unutturacak tek şey manevi acıdır. Beyin dişi ağrıyan, kalbi sızlayan biri için diş ağrısının pek ehemmiyeti yoktur. İnsanların maneviyatını inkar eden ilimlere yazıklar olsun. İnsanı sadece maddi kaygı ve menfaatiyle sınırlayan ilimler Allah’ı inkar etmenin kolay yolunu tutmuşlardır. Pozitivizm, Materyalizm, Marksizm gibi ilimler her şeyi maddeyle kaim farz etmişlerdir. Onlar için ağrı vardır, acı yoktur. Acıyı sükünetle karşılayacak bir kalpte ancak Allah sevgisi vardır. İnsanı yormayacak, sarsmayacak, hadiseleri olgunlukla karşılamasını sağlayacak tek yol Allah sevgisidir. Allah korkusu olsa idi, Özgecan, Nuh Köklü, Fırat Yılmaz Çakıroğlu ölmezdi. Ruh hastası, ille de odunumun parası diyen, arzuları için yaşayan bu hasta insanlar peydah olmazdı. Ve bu en büyük müeyyide Allah korkusu insanımıza unutturuldu! Tüm sırlar bu sevgi ve korku da gizlidir. 24 Şubat 2015 Salı tarihinde eklendi ve 761 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız