Türk solunun sivilizasyon anlayışı.

Metin YAZAREL

Metin YAZAREL
  • camlikgazetesi@gmail.com

Bugüne kadar sol ve sosyal demokrasi hakkında, solun kendi kaynaklarından istifade ederek pek çok yazı yazdım. Türk solunun fikir babalarının, eski tüfek solcuların fikir ve düşüncelerini tartışmaya açmaya çalıştım. Günümüzün solcularının tartışmaktan ziyade, eski tüfek solculara o zaten bunamıştı diye bunaklık teşhisi koyan yaklaşımlarıyla karşılaştım.

Bendeniz tüm dünyada artan ırkçı eğilimlerin, güçlü bir sosyal demokrat hareket ve sol mualefet olmamasından kaynaklandığına inananlardanım. O münasebetle, Sovyetler sonrasının şokunu üzerinden atamayan sol hareketlerin, üzerinde ki ölü toprağını atarak, bir an önce sosyal demokrasiyi güçlendirmesini arzu ederim.

Diğer taraftan sağın alternatifinin sağ olmasından kaynaklanan sıkıntıların giderilmesinin ancak ve ancak gerçek anlamda sosyal demokrasiyi benimsemiş güçlü bir sol mualefetle çözüleceğini savunurum.

Solunun savunduğu sivilizasyon konusuna gelince, ihtilal şartlarında atanmış kurucu meclisin yaptığı yasal bir düzenleme olan 1980 anayasasını savumasına bir anlam veremem.

CHP'nin statükoyu korumak ve sivil anayasaya engel olmak amacıyla TBMM'de kürsü engellemek, ayak ısırmak, yumruk atmak gibi, fiziki engeller dışında, rejim değişiyor, laiklik elden gidiyor, evrim teorisi müfredattan kaldırılıyor şeklinde ki suni tartışma ve mazeretlerini sivil talepler olarak görmem.

Demem o ki, Cumhurbaşkanlığı hükümet modelinin, yeni sistemin demokrasi ve insan hakları alanında kazanım ve kayıplarını mukayese edecek bir yaklaşımla mualefet ederek, usül ve yöntem üzerinden eleştirmelerini beklerim.

Solun anayasa ve demokratik ilkeler konusunda ikircikli tutumunu tasvip etmem. Sabih Kanadoğlu'nun saçma sapan icazetlerini referans alarak, seçilmişlerin yaptığı bir referandumlu anayasa değişikliği üzerinden, TBMM'nin meşruiyetini tartışma konusu yapılmasını da doğru bulmam.

Öte yandan tüm dünyada sağın güçlenmesine sebep olarak, gerçek anlamda sosyal demokrasiyi savunan sol hareketler olmadığı için, milliyetçilik üzerinden popülist söylemlerin sağı güçlendirdiğini idda ederim.

Türkiye'de sosyal, kültürel ve ekonomik haklar alanında, iyi gitmeyen bir durum sözkonusu ise, müsebbibi yıllarca Türk solunun sağ karşısında iktidar alternatifi olamamasından kaynaklandığını ifade etmek isterim.

16 Ocak 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 648 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız