Kadriye Şahin’e..

Arzu KÖYLÜOĞLU

Arzu KÖYLÜOĞLU

Yozgat’ta hayvan severler grubunda olmaktan onlarla bir şeyler yapmaktan çok mutluyum hepside gerçek hayvan sever. Canla başla çalışıyorlar geçen gün hayvanlar hakkında tüm bilgiye sahip donanımlı kanunları kuralları yaşam şartlarını adı gibi bilen bir arkadaşım Yozgat haber gazetesi köşe yazarı Kadriye Şahin’in hayvanlar hakkında yazdığı yazıyı attı. Bir kaç kere okudum hayvan sever dostlarım gazeteyi aradılar tepkilerini göstermek için. Yazısında, ‘öyle hayvan sever olunmaz böyle hayvan beslenmez yaşam alanlarımızı kısıtlıyorlar’ diye uzun bir yazı yazmış ben kendisini tanımam bilmem ama bende ona buradan bir hayvan sever olarak cevap yazmak istedim. İnsanların yaşam alanını kısıtlamak hangi sevginin göstergesi demiş yazısında. Kadriye hanım öncelikle insanların kendine ait yaşam alanı evleridir, dört duvardır odalarıdır. Sokak park bahçe doğanın dünyanın yaşamın bir parçasıdır. Buda bütün canlıların alanıdır. Dünya bir tek sizler için yaratılmadı her canlının yaşam hakkı var. Bu kadar bencil olmayın dünya sizinmiş gibi sizin etrafınızda dönüyor gibi davranmayın. Bir hayvana bakmak barındırmak sevap yazmışsınız buraya kadar güzel. Hazır yiyeceklere alıştırdınız, deyip merhametimizi sorgulamışsınız. Ben hiç bir cadde sokakta artık yemekler görmedim. Hayvanların ekmeklere burun kıvırdığını da görmedim. Çünkü çok açlar ne bulsalar yiyorlar artan yemeklerimizden veriyoruz. Lokantalardan da alıyoruz mesela benim sokağımdaki hayvanlar yaş mamada yemiyor ama çöpün etrafına konulan ekmekleri yiyorlar onlar yemezse kuşlar yiyor. Avlansınlar hazıra alışmasın demişsiniz, komşunun tavuğunu horozunu mu avlasın. Avlaya avlaya tüketmedik mi nesillerini. Madem bu kadar duyarlısınız hazıra karşısınız insanların sevgisini sorgulamak yerine bir kap yemek koymaya davet edin köylerde şehirlerde ihtiyaç dışı fazladan üreyen köpekler gibi bir cümleniz var köpekler hangi ihtiyacınızı karşılıyor. Bu nasıl bir cümle. Bunun hükmünü siz mi veriyorsunuz ve bunların kasap önlerine lokanta önlerine bırakıldığını yazmışsınız siz nerde yaşıyorsunuz. Ben hiçbir lokanta önünde köpek görmüyorum. Hiçbir hayvan girişimi çıkışımı zorlaştırmıyor. Yemek verilmediği zaman saldırıyor dediniz hiç bir hayvan açken saldırmaz vahşi değil ki bunlar. İç güdüsünde sadık sevgi dolu hayvanlar konforlu süslü parklarda hayvanlar yüzünden gezememekten şikayetçisiniz. Tek derdiniz bu mu? Bahsettiğiniz o süslü konforlu  parkları kirleten kıran döken hayvanlar değil maalesef bizleriz. Çöpümüzü toplamayan çekirdek kabuklarını yere atan salıncağı kıran banklara yazı yazan tüküren hepsi biziz parkta otururken etrafımızda dönen köpeklerden bahsetmişsiniz yahu kedimi bunlar hepsi sizden bizden kaçıyor pikniğe gidersiniz köpeği kovalarsınız, böcekten şikayetçi olursunuz. Siz onların yaşam alanındasınız önce bunu algılayın ormanlar onların. Kaldırımlarda yürüyemekten şikayetçisiniz. Kaldırımlarda aslan kaplan gezmiyor ki, saldırsın posta hanenin önünde gördüğüm bütün hayvanlar uyuyor. Abartınız arşa çıkmış yangını körüklüyorsunuz. Onlarında doğanında dengesini bozan biziz işkenceler yaptık, kolunu, bacağını kestik taşladık zehirledik. Mama vermek için çağırdığımda çoğu arkasına bakmadan kaçıyor. ne yaşatmışsak artık siz düşünün..saldırgan olan bir hayvanın acısını bütün hayvanlardan çıkarmayın son dönemde katliam yasası için Türkiye’nin dört bir yanında hayvanlar onu ısırdı buna saldırdı gibi haberler yapılıyor sizde tuz biber ekmişsiniz onları bu hale biz getirdik hayvan doğasında olmalı diyorsunuz aslanları sirklerde kediye çevirdik fillerin dişini söktük kurdun yılanın tilkinin derisini yüzdük  kuşları vurduk hayvanat bahçelerine kapattık ormanları yok ettik  hangi doğadan bahsediyorsunuz şehrin dışına attığımız hayvanlar kamyonların altında kalarak ölüyor kendinizle çelişmeyin bizden uzak olsun ne olursa olsun deyip kapatın gözünüzü kulağınızı vicdanınızı ..uzmanlar her çocuk hayvanla büyümelidir diyor bırakın evinizi sokağınızda görmeye tahammülünüz yok en çok izlenip tıklanan hayvan videolarının çoğu yurtdışında ki görüntüler hiçbir hayvan çocuğa insana saldırmıyor aksine koruyor kolluyor neden çünkü değer görüyor sevgi görüyor aldığınız mamalar yerine öğrenci okutun diye bir cümleniz var hayırları iyilikleri acıları yarıştırmaya bayılıyoruz insan giydir insana ver insan okut niye hayvanı iteliyoruz Allah’ın sessiz kulları değil mi onlar Kuran’ı Kerim de öyle yazmıyor mu neyin kavgası bu neyin kıyası.. Bir hayvanı severseniz sizi ömür boyu seveceğini biliyorum Kayseri de ölen gencin ailesine sabır diliyorum.. Geçen yıl Yozgat Belediyesinin koyduğu mama kaplarına çöpünü atan izmarit atan yine biziz biz onların yaşam alanını kısıtlıyoruz  bu kadar cani vahşi sevgisiz  merhametsiz yaratıklarız  diğer canlılara ne saygımız ne sevgimiz var bencilliğimiz ön yargımız sevgisizliğimiz hep baki.. Çocuklarımızı da böyle yetiştirmedik mi köpek seni ısırır, yemeğini yemezsen köpeğe veririm seni, elleme hayvanı pistir kirlidir diye diye uzaklaştırdık düşman ettik  hem ekmek yemiyor diyorsunuz hem park bahçede simit poğaça kokusuna geliyor diyorsunuz nasıl çelişki sırf karalamak için yazmışsınız  köyde köpeklerin bağlanarak özgürlüğünün kısıtlandığını överek yazmışsınız bumu görmek istediğiniz tablo bağlanmış zincirlenmiş hayvanlar mı ..kimsenin yaptığı iyiliği yargılamak sorgulamak size düşmez Mevlana’ya en çok neyi iyi bilirsin demişler haddimi demiş ..ne anlamlı bir cevap..keşke onlar gibi olsa duygularımız yapılan iyiliği unutmasak onlar gibi, karşılıksız sevgimiz olsa koruma içgüdümüz olsa..hep içimizdeki bu duygular dürtse bizi.. Kadriye Şahinin yazısını şiddetle kınıyor bir kelimesine dahi katılmıyorum sevmek okşamak kucaklamak zorunda değilsiniz ama saygı duymak zorundasınız neyi batıyor size bu kadar.. Bi sığdıramadınız ne kendi dünyanıza ne bu koca dünyaya onları.

16 Ocak 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 826 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız