Güdük ve Zübük Demokrasisi

Metin YAZAREL

Metin YAZAREL
  • camlikgazetesi@gmail.com

Türkiye de çok partili siyasi hayata geçişten sonra darbeler oldu, partiler kapatıldı ve açıldı. Fakat hâlâ daha CHP ve DP'nin temsil ettiği iki ana çizgi, iki farklı modernleşme anlayışı devam ettiriliyor.

Hatırlanacagı gibi: 12 Eylül darbesi bütün partileri kapattı. 1992'de kapatılan partilerin açılmasına izin veren yasa çıktı. CHP'nin açılış günü 9 Eylül gibi tarihi bir güne denk getirildi. CHP muhteşem bir kurultayla yeniden açıldı… 

9 Eylül 1922 İzmir'in kurtuluşu, 9 Eylül 1923 CHP'nin kuruluş günü! Baykal'ın kitlelere umut aşılamak için "gümbür gümbür" geliyoruz dediği o ünlü kurultay gerçekleştirildi. Ardından, toplam oyları yüzde 20'yi aşan SHP ve CHP birleşti ve 1995 seçimlerinde ancak yüzde 10 oy alabildi! 

CHP hiç bir zaman tarihsel ve sosyolojik büyüklüğün, siyasal ve sayısal büyüklüğü yaratmadığının farkına varamadı.

Baykal sonrasının CHP'si "yeni bir ses, yeni bir nefes" olarak taktim ettiği Kılıçdaroglu liderliğinde girdiği seçimlerden de başarı sağlayamadı. Beklentilerin altında çıkan sonuçlar, CHP'nin "şirazesini" kaydırdı, yolunu, solunu kaybettirdi.

ABD'den icazet, Cemaat yakınlaşma ve Mustafa Sarıgül faktörü'de işe yaramadı. Muharrem İnce dışında kimse CHP'ye katma değer sağlayamadı. Tıpkı vakti zamanında yeni bir ses yeni bir nefes sloğanıyla Kemal beye bel bağlanılmasında olduğu gibi.

 

Bana göre başarının şartı, hangi kitleden oy almak isteniyorsa o kitlelerin duyarlıkları konusunda ilkeli olmayı gerektirir. Sağın popülist isimlerini transfer etmekle sol güçlenmez. Türk solu, her şeyden önce kendi doğal tabanına umut ve güven vermek zorunda. Ödünç alınan isimlerle seçimlere gitmek güven ve umut vaad etmez. 

Öte taraftan ÎYÎ partiye gönderilen kiralık vekil olayından sonra, CHP seçmenlerin teveçcühünü kazanmak istiyorsa demokrasi konusunda güven tazelemek zorunda. Siyasi partilerin demokratik rejime olan bağlılık, samimiyet ve sadakatleri ölçüsünde kimlik ve kişilik kazandığı gerçeğinden hareket ederek alternatif ve umut olmak durumunda.

Yerel seçimlere doğru, Türk solunu temsil ettiğini söyleyen CHP'nin, İstanbul ve Ankara gibi metropollerde gösterdiği aday profillerine bakılınca zihinleri bulandıran CHP muafazakarlaşıyormu sorusunu sorarak yazımı bitirmek istiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun iktidar olma hırsıyla bugüne kadar yaptığı ittifaklardan iktidar ve istikrar çıkmadı. Bundan sonrası için de çıksa, çıksa "güdük ve zübük demokrasisi" çıkar diyerek, CHP tabanını partilerine sahip çıkmaya davet ediyorum.

23 Ocak 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 713 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız