Yüksek tansiyon ve beslenme

Gökhan ELBAY

Gökhan ELBAY

Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması olarak tanımlanan hipertansiyon, şişmanlığın sonuçlarından bir tanesi olarak da karşımıza çıkıyor. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon durumu felç, böbrek hastalıkları ve koroner kalp hastalıkları için de risk faktörü oluşturur.
Vücudumuzda artan yağ oranından dolayı şişmanlık ve düzensiz beslenme tansiyona yol açan nedenlerin başında gelmektedir. Ayrıca genetik özellikler ve doktor tavsiyesi haricinde gelişigüzel ilaç kullanımı da yüksek tansiyona davetiye çıkarmaktadır. Vücut ağırlığı olması gerekenin beşte birinden yüksek olanlarda ve özellikle belin kalçaya oranı (kadınlarda 0.8, erkeklerde 1’in altı) istenenden yüksek olan kişilerde hipertansiyon riski çok daha fazla görülmektedir.
Beslenme şeklimiz ne kadar düzenli olur ise hipertansiyonun görülme sıklığının azaldığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. 
Özellikle diyetle alınan sodyum, kalsiyum, potasyum, magnezyum, yağ ve alkol kan basıncı üzerinde etkili besin öğeleridir. Öyleyse bu besin öğelerinin tüketiminde bazı noktalara dikkat etmek hem yüksek tansiyon hastaları, hem risk altındaki şişman kişiler için yararlı olacaktır;
• Günlük tuz tüketimi olabildiğince azaltılmalıdır, yemeklere ayrıca tuz koymaktan kaçınılmalıdır.
• Bizim coğrafyamızda sık yapılan ev peynirinde tuz oranına dikkat edilmelidir.
• Kalsiyumdan zengin beslenmeye dikkat edilmelidir. Başlıca kaynak olan süt ve süt ürünleri tüketilirken yarım yağlı olanların tercih edilmesiyle kalp hastalığı riskini arttırmamak da önemlidir.
• Potasyum alımının artmasıyla hipertansiyon riski düşmektedir. Bu alımı arttırmak için bol miktarda sebze ve meyve tüketimi gerçekleştirilmelidir.
• Kandaki magnezyum seviyesinin düşük oluşu da yüksek tansiyon riskini belirleyen faktörler arasındadır.
• Doymuş yağlardan yüksek bir beslenme tarzı da tetikleyici faktörler arasındadır. Yapılan araştırmalar da doymamış yağdan (ayçiçeği, zeytinyağı, mısır yağı gibi) zengin beslenmenin kan basıncını düşürdüğünü göstermektedir.
• Ekmeklerin tuzsuz olanlardan seçilmesi de günlük sodyum tüketimini büyük ölçüde azaltacaktır.
• Sarımsak kullanımının da olumlu etkileri olduğu araştırmalarda görülmüştür
• Ek olarak balık tüketimininde da kan basıncının denetiminde faydalı olduğu görülmüştür.
• Sakatatlar, kuru meyveler, bezelye, enginar gibi sebzeler, konserve besinler, turşu, zeytin gibi yiyeceklerin sodyum oranı yüksek olduğundan tüketimlerinde dikkatli olunmalıdır.

8 Şubat 2019 Cuma tarihinde eklendi ve 993 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız