Arabaşı bahane...

Gülseren Kiraz

Gülseren Kiraz

Hiç yanılmıyorum, hiç şaşırtmıyorlar!

Toplumdan uzak siyasete yakın sivil toplum kuruluşları seçim çalışmalarında start aldı. Bugünlerde bir hareketlilik bir hareketlilik sormayın, görmeyin gitsin.

Düzenlenen gecelerde Testi Kebabı, Arabaşı bahane seçim şahane! Ne demiştim “Mevzu Yozgat” adlı köşe yazımda; sivil toplum kuruluşları siyasetçilerin silik gölgeleridir. Geceye davet edilen siyasetçiler, tanıtımları yapılan belediye başkan adayları, meclis üyesi adayları ve siyasi gündem konuşmaları, verilen sözler, hayali projeler…

Seçime yönelik düzenlediğiniz bu gecelere alet edilen Arabaşınındili olsa da hangi amaçla yutulduğunu anlatsa. Testi Kebabımızın testisi o gururlu duruşunun ardından bu kez ne için kırıldığının hüznünü haykırabilse…

Seçim çalışmasına dönüştürdüğünüz kuruluş amacınızdan uzak programlarda verdiğiniz bir lokma ekmeği davetlilerin boğazına dizmeyin!

Birlik beraberlik maksadıyla gelmiş insanlara umduğunuz aday değil bulduğunuz parti ve adayını deyip  alkış tutturmayın!

Toplumu siyasetçilerin şakşakçısı yapmaya çalışsanız da insan aklı her hileyi her hamleyi çözebilecek kabiliyette, unutmayın!

Yemek eşliğinde önlerine sunduğunuz parti ve adaylarını yer gibi yapıp, 31 Mart’ta kusabilirler, demedi demeyin!

***

GEL VATANDAŞ GEL!

“Bu sesle sokaklar yankılandı;

Domates, biber, patlıcan”

Barış Manço sanki bugünler için söylemiş şarkısını. Belediye çalışanları bu aralar sokaklarda domates, biber, patlıcan… gel vatandaş gel diyerek pazarcılığa başladı. Yükselen sebze ve meyve fiyatlarını düşürmek umuduyla devletimiz tanzim satışları uygulamasıyla pazarcılığa soyunmuş bulunuyor. Tanzim satışlarıyla ilgili çeşitli yorumlar yapıldı:

A kişisi: Tarım bitmiş, üretici perişan, terörist muamelesi gören marketçiler, aracılar, pazarcılar şaşkın, vatandaşımız çaresiz! Sebze kuyruğu, ne acı bir kare!

B. kişisi: Devlet ticaret yapmaz diyerek kamu kurumlarını özelleştirip, fabrikaları satan devlet domates salatalık satarak ticaret yapıyor!

C. kişisi: İktidar ucuz meyve sebze satıyor. Nereye kadar? Tabiki 31 Mart’a kadar. Sonra ortalık toz, duman.

E. kişisi: Devlet el atar attı dersiniz, devlet manavcılıkyapıyor diye dalga geçersiniz. Atmaz niye atmadı dersiniz. Yukarısı bıyık aşağısı sakal.

Diğer bir yorumcu: Tarıma üretime önem verin, üretim artarsa fiyatlar düşer.

Başka yorumcu: 1970’lerin zorlu ambargo koşullarındaki gıda kuyruklarını ey CEHAPE diyerek suçlayan devlet Sultanbeyli meydanında kuyruktaki vatandaşa domates,salatalık satıyor.

Yorumlar ilginç; doğru bulan da var, eleştiren de. Kanatlarını takıp melek olan belediyeler iş başındalar. Yardım kolileri, ev ziyaretleri, sokak çalışmaları, dernek geceleri, el sıkmalar, omuza dokunmalar, yüzlerinde kocaman gülücükler. Sihirli sayı 31 Mart.

Efendim şimdi benim evim mahallemizde kurulan pazara iki dakika uzaklıkta. Kadıköy’de kurulan tanzim satışa araçla yarım saat uzaklıkta. Ümraniye’de kurulan tanzime yirmi dakika uzaklıkta. Uçarak gidemem, koşarak hiç olmaz. Yol ücreti vermem gerekiyor. Yol ücreti taksiyle 20 TL otobüsle 5 TL.otobüste poşetle ayakta durmak imkansız. Cebimde 50 liram var. Kilosu 2 lira olan patatesten 3 kilo, 6 liralık biberden bir kilo, kilosu 3 lira olan domatesten 3 kilo almak istiyorum. Ayağımı yorganıma göre uzatmak zorundayım. Tabi kuyrukta kaç saat bekleyeceğimi bilmiyorum. Acıkırsam yiyecek bir şey de almam gerekecek. Sizce nereden alışveriş yapmalıyım? Mahallemdeki pazardan mı, belediye tanzimlerinden mi?

Pazarcılar, marketçiler stokçu ve fırsatçı da daha kalıcı ve işe yarar çözüm üretmek varken seçim çalışması kokusu aldığımız tanzim satışı yapan belediyeler ve bu göz boyamanın teşvikçileri fırsatçı değil mi?

 

13 Şubat 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 3844 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız