Gelecek hayali

Abdulkadir KARADUMAN

Abdulkadir KARADUMAN
  • camlikgazetesi@gmail.com

Bir ortaokulda görev yapan öğretmen öğrencilerine gelecekte ne olacaksınız diye sorar. Öğrenciler başlar anlatmaya. Doktor, mühendis, avukat, öğretmen, mimar derken içlerinden birisi ‘Ben başbakan olacağım.’der. Öğretmen dahil herkes başlar gülmeye. Öğretmen dalga geçerek ‘Çocuklar duydunuz mu başbakan olacakmış’der.  Aradan yıllar geçer ve o çocuk Türkiye’nin başbakanı olur. Adı Mesut YILMAZ’dır. Hayallerinize sınır koymayın. Gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini kimse bilemez. Bir diğer önemli nokta ise çocukken her gün geleceğe dair hayal kurarken ilerleyen yaşlarda maalesef çok fazla gelecek hayalimiz olmuyor.Eğitimlerimde‘Gelecek hayaliniz nedir?’ diye sorduğumda genelde birçok kişi bu soruyu cevaplayamıyor. Bir gün eğitim verdiğim kişilerden biriyanıma gelerek ‘Hocam dün akşam eğitimde konuştuklarım aklıma geldi ve saatlerce düşündüm. Şunu fark ettim ki ben hiç gelecekle ilgili hayal kurmamışım.’ Maalesef insanlar her zaman mutlu mesut bir hayat geçiremez. Bazen çaresiz kaldığı ve ümitlerinin tükendiği anlar olur. İşte bu anlarda kişileri ayakta tutan şey gelecek hayalidir.‘Yıldızlara dokunamazsınız ama onlar size karanlık gecelerde yol gösterir.’Bir adam varmış ve neyi hayal ediyorsa ona ulaşıyormuş. Öyle bir an gelmişki, hayal edebilecek hiçbir şeyi kalmadığını fark etmiş. En son ölümü merak ederek intihar etmiş. Geçmişe baktığınızda birçok defa bu sahneyi görebilirsiniz. Mesela Henry Ford’un oğlu 30’lu yaşlarda intihar ediyor. Neden mi? Ne hayal ettiyse hepsini elde etmiş. Hayal edebilecek hiç bir şey kalmamış. Gelecek hayali önemli mi derseniz evet kesinlikle çok önemli. Bu yüzden gelecek hayalinizi iyi belirleyinki karanlık gecelerinizde size ışık tutsun. Korkmayın… Hayallerin son kullanım tarihi yoktur.Hayaliniz her neyse, bu hayaliniz için çaba gösterin. Çalışın, sabırlı olun ve mücadele edin. Hayalleriniz için kendinize yatırım yaparken çevresel faktörlerden ziyade içsel faktörlere odaklanmayı unutmayın. Gezgin bir at terbiyecisinin orta ikiye giden oğlu vardı. Öğretmeni,çocukların büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda tüm sınıfa kompozisyon ödevi verdi. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Bununla yetinmeyen o küçük çocuk hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de detaylıca çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi.Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Her bir detayı en ince ayrıntısına kadar düşünen çocuk ertesi gün hocasına sunduğu ödevi, hayallerinin ilmek ilmek kağıda aktarılmış haliydi.Bir gün sonra ödevi geri aldı. Ödev kâğıdının üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı.Çocuk, “Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına,”Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız” ve ekledi:”Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”Çocuk hayal kırıklığı ile evine döndü ve zihni hayalleri ile doldu taştı. Önce hayalleri ile geleceğe baktı sonra hocasının söylediklerine. Babasına danıştı. Babası “Oğlum bu konuda kararını kendin vermelisin.Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!’Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.”Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi.”Ben de hayallerimi…”O çocuk, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı. Olacak ya aynı öğretmen, yıllar sonra 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine “Bak” dedi,”Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah’ tan ki, sen hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.”Maalesef hayal kurmanın fazla olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Lütfen hayal hırsızı olmayın. Çünkü etrafınızdaki kişiler inatçı olmayabilir ve onların hayatlarının gidişatını etkileyebilirsiniz. Yine aynı şekilde lütfen başkalarının da hayal hırsızı olabileceği gerçeğiniaklınızdan çıkartmayın.

23 Şubat 2019 Cumartesi tarihinde eklendi ve 1825 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız