Yozgat Çamlık Tv

S-400 ‘Den Ekonomiye Nisan Sonrası Bizi Bekleyen Riskler

Türkiye iç politikada 31 Mart yerel seçimlerine kilitlenmiş iken geçen hafta içerisinde ABD savunma Bakanlığı  sözcüsü  Türkiye’ye dönük olarak yaptığı açıklamada Türkiye’nin S-400 savunma sistemini Rusya’dan alma noktasındaki niyetinin devam etmesi durumunda ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını ve patriot hava savunma sistemlerini kesinlikle teslim etmeyeceğini net bir biçimde ifade etti. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha Türkiye’nin  S-400 füze savunma sistemlerini almak noktasında kararlı olduğunu ; ödemelerin yapıldığını ve hatta yeni S-500 füze savunma sisteminin üretilmesi noktasında Rusya ile çalışabileceklerini ifade ettiler. Bütün bu gelişmeler 1 Nisan sonrasında zaten yeterince gergin olan Türk- Amerikan ilişkilerinin daha da gerileceğinin işareti olarak okunmalı. 
Türk- Amerikan ilişkilerinin bu derece gerginleşmesinin temel sebebi Türkiye’nin Suriye politikası noktasında ABD ile ters düşmesi, Rusya’ya giderek yakınlaşması ve bölgede NATO üyesi bir ülke olarak gibi değil tamamen bağımsız bir ülke gibi hareket etmesi yatıyor. Türkiye’nin bu tutumu Amerikan derin devleti de denen Amerika’nın müesses nizamının temsilcilerini son derece rahatsız ediyor. Şu anda Amerikan Savunma Bakanlığı, Amerikan Kongresi, Silah ve Petrol Lobisi, Yahudi Lobisi gibi etkili lobiler ve bunlara bağlı çalışan uzantılar Türkiye’nin mevcut pozisyonunu Amerika karşıtı bir tutum olarak görüyor ve Türkiye’ye başta askeri olmak üzere sonrasında Ekonomik alanında da son derece ağır yaptırımlar uygulamayı planlıyorlar. Bu düşüncelerini de şimdiden medya kanalıyla çok açık bir biçimde ifade ediyorlar. Geçen ağustos ayında Rahip Brunson 
 olayı sonrasında yaşanan kur şoku sonrasında dolar kuru’nun 7.20’yi gördüğünü düşündüğümüzde bu  defa  S-400 meselesi yüzünden ilişkilerin tekrar gerilmesi ihtimalinin giderek artması  döviz kurunda yeni bir şok dalgasına sebep olacak ve bu da ekonomiyi daha da zor bir duruma sokacaktır.  Türkiye’nin   Rusya ile yapmış olduğu antlaşmaya göre S-400 füze savunma sisteminin parçaları ve sistemin kurulma çalışmaları önümüzdeki  Temmuz ayında  başlayacak. Askeri bir Rus Teknik heyeti  Temmuz  ayında S-400 füze savunma sisteminin kurulum çalışmaları için Türkiye’ye gelecek. ABD ve diğer tüm NATO üyeleri tarafından askeri casusluk için kullanılabileceği maksadıyla istenmeyen S-400 meselesi önümüzdeki günlerde Türkiye’nin başını ağrıtan en temel konuyu teşkil edecek. ABD kanadı S-400 konusunda son derece kararlı ve Türkiye’ye dönük askeri ve ekonomik ambargo kartları olmak üzere her türlü yolu deneyeceklerdir. Türkiye bu durumda bir karar vermek zorunda kalacaktır. Verilecek bu karar Türkiye açısından son derece önemli bir karar olacaktır. Verilen bu karara göre 1 Nisan sonrasındaki ekonomik durumun gidişatı belli olacaktır. 
Türkiye – ABD ile muhtemelen bir pazarlığa oturacak S-400 savunma sistemini almama karşılığında Kuzey Suriye’ye dönük bir askeri operasyon yapma şansını almak isteyecektir. 1Nisan sonrasında ABD ile ne tür pazarlıklar yapılırsa yapılsın Türkiye ulusal çıkarları adına ABD ile Rusya arasında sıkışma halinden bir an evvel kurtulmak zorundadır. Türkiye’nin uzun zamandan beri oynadığı ABD’ye karşı Rusya kartı Türkiye’yi artık son derece zor bir durumda bırakmıştır. Türkiye açısından dış politikada manevra yapılabilecek bir alan kalmamıştır. Özellikle Türk ekonomisinin içinde bulunduğu bugünkü durum Türkiye açısından dış politikada manevra yapabilme kabiliyetini şuan için tamamen ortadan kaldırmıştır. Türkiye 1 Nisan sonrasında son derece zor kararlar vermek zorunda. Türk ekonomisinin ayakta kalabilmesi için acilen yüklü miktarda sıcak paraya   gereksinimi  bulunuyor. Bu sıcak paranın miktarının şu an için en az 50 ila 60 milyar dolar tutarında olduğunu önde gelen tüm ekonomistler belirtiyor. Bu miktarda bir parayı dünya üzerinde verebilecek tek kurum ise Uluslar arası Para Fonu(İMF) ; Türkiye’nin nisan sonrasında S-400 konusunda ısrar etmesi ve ABD ile çekişmesi Türkiye’nin istese dahi  İMF’den  gereken desteği almasının önüne geçecektir. Dolayısıyla S-400 meselesi sadece askeri bir mesele değil Türkiye’nin ekonomik geleceğini de belirleyebilecek derece de önemli bir konu olma niteliğine kavuşmuştur. Türkiye 1 Nisan sonrasında ekonomik gerçekleri görerek dış politikada hareket etmek zorunda zira siyasi ve dış politik risklerin artması Türk ekonomisine son derece pahalıya patlayacaktır. 

ABD’nin Türkiye’ye dönük tehditlerinin ne derece ahlaki veya doğru olduğu bugün için öncelikli meselemiz değildir. Öncelikli mesele ekonomi denen geminin nasıl batmadan yüzdürüleceği meselesidir. Ekonomi gemisi şu anda hızla su almaktadır ve ekonomi gemisi bu hızla su almaya devam eder ise bunun sonucun ne olacağı her birimiz tarafından açıktır.

12 Mart 2019 Salı tarihinde eklendi ve 1479 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız