Büyüklere Masallar - 5

Rıfat ERBAZ

Rıfat ERBAZ
  • camlikgazetesi@gmail.com

’58-’59 yıllarıydı… Unpazarı’ndaki hazır elbiseci dükkanımızdan, Cumhuriyet’in altındaki aralıkta bulunan evimize giderken sağdan, Tonosluoğlu Hanı’nın ( şimdiki Aynalı Kahve’nin de olduğu çarşı) önünden geçer giderdim.
Yolun solunda kocaman bir bina (Büyük Sinema’nın da bulunduğu bina) yükselmişti.
Ve bu binanın bana kocaman bir canavarın ini imiş gibi gelen kapkaranlık koca kapısı…
Oradan geçerken o karanlıktan bir canavar çıkacak ta, beni yiyecekti sanki…
Yolun karşısında da olsam korkardım oradan geçerken.
Bir gün tüm cesaretimi toplayıp canavarı görmek için ininin önüne gittim.
Kapkaranlık bir yer, merdivenle iniliyor…
Ama canavar yok! Acaba daha karanlıklara mı saklandı, yoksa başka bir yere mi gitti? Karanlığa doğru sesleniyorum “Bööö… Ben buradayım gelsene hadi!” Gelen giden yok… Korkmuştu benden, ininden çıkamıyordu işte…
Koca canavarı korkutmuş olmanın kıvancıyla yürüdüm gittim.
Farkında bile olmadan o yaşlarda kendi kendime korkularımın üzerine gitmiştim…
Ve bir gün canavarın o inini aydınlanmış gördüm…
 Merdivenle inilen kocaman bir çarşıydı burası… Adına da Kapalı Çarşı diyorlardı.
Bu günkü deyimle Yozgat’ın ilk AVM si…
Çok geçmedi Şükrü amcam, bir dükkan kiraladı Kapalıçarşı’dan…
Sonra da babamla ortak oldular, dükkanı da ikilediler…
Korkularımın inindeydim işte! Hem de her gün…
         Şimdi aklıma geliyor da kimler yoktu ki Kapalıçarşı’da…
Kayseri’li Hacı (Mehmet Özsümer’in dedesi Hacı Mehmet Özsümer),
sonra Niğde’li Halıcılar Mustafa ve Lütfü Pelit,
Mehmet Yücesan, Kuşçu’lu Bahri bulut, Kababel’li Celal Bakır,
Kunduracılar Osman Potuk, Yusuf Ersin, İlhami Akçınar,
Tuhafiyeciler Süleyman Batur, Ersoy Keven, daha sonra Efendi Aktoklu,
Manifaturacı Lök’lü Ali Bakıcı, sonra oğlu Necati Bakıcı,
Kuru temizlemeci Ali Rıza abi ve de Abbas Sayar…
Dedim ya, AVM gibiydi Kapalıçarşı… Kalabalıktan merdivenler tıkanırdı çoğu zaman… Müşteriye çay söylemek benim görevim olduğundan,
küçücük gövdemle inip çıkacak yol bulamazdım merdivenlerinde…
Zaman içinde çoğu komşularımız ayrıldı Kapalıçarşı’dan.
Boşalan dükkanları da bizimkiler kiraladı.
İşler büyüyünce, Yılmaz, Yıldırım ve Aziz amcalarım da geldi Kapalıçarşı’ya…
Bir zaman sonra Şükrü amcam İstanbul’a yerleşti. Ardından babamı da götürdü.
Kardeşten kardeşe babadan oğula derken kırk yıl ailemizin icarında kaldı Kapalıçarşı.
En son rahmetli Yılmaz amcam yaşı gereği yürütemediği için devretti Kapalıçarşı’yı… Çocukluk ve gençlik anılarımızı da orada bırakarak…
Selam ve sevgilerimle…

5 Nisan 2019 Cuma tarihinde eklendi ve 750 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız