Mercimek meselesi..

Murat KARATEKİN

Murat KARATEKİN
  • muratkaratekin@yandex.com

Bilmiyorum sizde farkında mısınız. Cumhuriyet Halk Partisi önceki yıllara nazaran Yozgat’a biraz daha ilgili.
Hatırlayanlar bilir eski Genel Başkan Deniz Baykal döneminde seçim zamanı parti mitingleri bile Boğazlıyan’da yapılırdı.
Kemal Kılıçdaroğlu ile bu ritüel değişti.
Önce mitingler şehir merkezinde yapılmaya başlandı.
Daha sonra başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere parti milletvekilleri Yozgat’a sadece seçim zamanında gelmekle kalmadı.
Seçim zamanının dışında da Yozgat’ı ziyaret edip, Yozgatlılarla bir araya geliyorlar. Hatta daha da ötesini yapıp  Yozgatlılarla iftar açıp, çiftçinin, işadamlarının, esnafın sorunlarını dinliyorlar.
Şehrin sıkıntılarını, problemlerini araştırıp, yakından takip ediyorlar.
Elbette bu bir CHP yazısı değil.
Asıl anlatmak istediğim şey şu; Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe görüşmeleri sırasında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu,  içerisinde Yozgat geçen bir cümle kurdu.
Belki birçok kişinin dikkatini çekmedi bu cümle.
Şöyle dedi Kılıçdaroğlu, ‘Yozgat’ın o kokulu mercimeğine ne oldu?’ sadece bu kadar değil, devamı da var; ‘Dünya çapında bir marka idi’  
Kılıçdaroğlu, neden sadece Yozgat’ın mercimeği ile bu kadar yakından ilgileniyor?
Diğer sorunlarını neden dile getirmiyor dersiniz?
Tek sorunumuz yıllar önce Dünya çapında bir marka olan mercimek mi?
Mesela Havalimanını, Yüksek Hızlı Tren’i yada Karayollarını niçin sormuyor da özellikle mercimeği soruyor?
Bende en az sizler kadar bu sorunun cevabını merak ediyorum.
Mercimek konusuna dönecek olursak, yakın zamanda CHP Yozgat’ta bir bakliyat çalıştayı yaptı.
Çalıştaya bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi de katıldı.
Çalıştay sonuçları parti tarafından kitapçık haline getirilip dağıtılacaktı.
Ama henüz gerçekleşmedi bu.
Belki o kitapçık elimize geçse bugün daha sağlıklı bilgilerle bu mercimek meselesini konuşabilirdik.
 Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra bende bu mercimek meselesini yakın bir dostuma sordum.
O da evet geçmişte gerçekten dünya markası bir mercimeğimiz vardı.
Hatta taa Yozgat’tan Mersin limanına mercimek satmaya gidenler bile varmış.
Öyle ki Çorum’dan da leblebi yapmak için nohut temin etmeye Yozgat’a gelirlermiş.  Benim çocukluğum zamanında da öyleydi. Dedemin bir çok tarlasında mercimek ekilirdi.
Peki ne oldu bizim o kokulu mercimeğimize dersiniz.  
Tam emin olmamakla birlikte sanırım rahmetli Turgut Özal zamanında ithal mercimek Türkiye’ye girince işler değişmiş.
Yerli mercimek yerine ucuz olan ithal mercimeği tercih edince zamanla o dünya markası mercimek yok olup gitmiş.
Öyle ki çiftçinin ürettiği mercimeği pahalı diye kimse almamış.
Herkes ithal ve ucuz olan mercimeği tercih etmiş.
Tabi doğal olarak da bizim o kokulu mercimek zamanla yok olup gitmiş.
Anlayacağınız yine ne yapmışsak kendi kendimize yapmışız.
İçinde bulunduğumuz bu hafta yerli malı haftası.
Bütün okullarda tıpkı hepimizin çocukluğunda olduğu gibi ‘yerli malı, yurdun malı herkes bunu kullanmalı’ öğretileri ile geçiyor.
Peki  ne kadarı yerli, ne kadarı bu yurdun, bu toprakların malı?

 

15 Aralık 2017 Cuma tarihinde eklendi ve 1286 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız