Ramazan Ayında Sahurun Önemi

Gökhan ELBAY

Gökhan ELBAY
  • camlikgazetesi@gmail.com

Hepimiz tuttuğumuz oruçlarla 11 ay durmaksızın çalışan sindirim sistemimizi rahatlatacağımızı düşünürüz. Ancak ramazanda yaptığımız beslenme yanlışları değil sindirim sistemimizi rahatlatmak üzerine birtakım yükler daha bindiriyor. İnsanlar ramazanda ya sanki bir daha yiyemeyeceklermişçesine sahur öğünlerinde fazla miktarda ve fazla enerji- yağ içeren besinler tüketiyorlar ya da sahur öğününü atladıklarında kilo vereceklerini düşünerek sahur öğünü yapmadan oruca başlıyorlar. Doğru bir sahur planıyla acıkmadan, mide rahatsızlıkları çekmeden, sağlıklı bir ramazan geçirmek sizlerin elinde. İşte sahur öğününde yapmanız gerekenler;

 

Öncelikle şunu çok iyi bilmek gerekli; sağlıklı bir ramazan geçirmek isteyen kişi sahur yapmadan oruç tutmamalı. Ramazanın özellikle yaz aylarına geldiği şu günlerde uzun süreli açlıklar bizleri bekliyor. Zaten oldukça uzun olan açlık süresini sahur yapmayarak daha da uzatıyoruz. Açlık süresi arttıkça vücudun metabolizma hızı düşecek, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, konsantrasyon bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkacaktır.  Bunun yanı sıra sahur yapılmaksızın oruç tutulması açlık süresini uzattığı gibi vücudun susuz kalma süresini de uzatacaktır. Vücudun uzun süre susuz kalması hayati fonksiyonlarını yerine getirmesini engelleyecektir. Tüm bunların yanı sıra sahur yapılmaması iftar saatlerinde daha fazla acıkmamıza ve sınırsızca besin tüketimine neden olacaktır.

 

Sahur öğününü atlamamak kadar sahur öğününde ne tükettiğimizde önemlidir. Sahurda proteini yüksek, yağdan fakir ve kompleks karbonhidratlar içeren bir menü tüketmek oldukça faydalıdır. Tükettiğimiz yüksek proteinli besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdiği için, kompleks karbonhidratlarda hem kan şekerimizin dengeli seyretmesine yardımcı oldukları hem de yüksek lif içerikleriyle özellikle ramazan ayında ortaya çıkan kabızlık problemini ortadan kaldırdıkları için tercih edilmelidir. Sahur sonrasında tekrar uyuduğumuz için vücudumuzun yağ depolarının artmasını engellemek adına çok yağlı gıdalardan oldukça uzak durulmalıdır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda sahur öğününde süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri, taze meyveler ya da bu meyvelerden yapılmış kompostolar, kepekli ya da tam tahıllık ekmek ve ayran gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapmak en doğru seçim olacaktır. 

 

Sahur ve iftar arasında sıvı tüketiminin olmaması da önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle sahur öğününde ve iftardan sahura kadar olan süre zarfında su tüketimine önem verilmelidir. Sahurda 1 litre, iftardan sahura kadar olan sürede de 1,5- 2 litre su tüketilmesi günlük en az ihtiyacımız olan 2,5 litrenin tamamlanmasında oldukça önemli bir rol oynayacaktır. Gün içinde fazla susuzluk çekmemek için özellikle sahur öğününde tuzdan ve turşu, salamura edilmiş besinler gibi tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Sahurdan sonra dişlerin ve dilin iyice fırçalanması da susuzluk sorunu yaşanmaması için oldukça önemlidir.

10 Mayıs 2019 Cuma tarihinde eklendi ve 10287 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız