Amerikan Askeri Ve Ekonomik Ambargosu Kapıda

Türkiye ile ABD arasında yaşanan S-400 füze savunma sistemi gerilimi ABD kongresinin Türkiye’ye tanıdığı iki haftalık süre sebebiyle artık son ve en kritik aşamaya gelmiş durumda. ABD Kongresinin Türkiye’ye Rusya’dan S-400 füze sistemi almaması konusunda tanıdığı süre Haziran ayının ilk haftası itibarıyla bitecek. Bu sürenin bitmesi ile birlikte Türkiye eğer S-400 füze savunma sisteminin Türkiye’ye getirilmesi ve konuşlandırılması kararından vazgeçmemiş ise Amerikan Kongresinin 2017 yılında çıkarmış olduğu” ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası” kısa adıyla CAATSA olan  yasa sebebiyle Türkiye’ye dönük askeri ve ekonomik yaptırımlar Temmuz ayı itibarıyla başlamış olacak. ABD daha önce CAATSA yasasına dayanarak Rusya,İran ve Kuzey Kore’ye dönük askeri ve ekonomik yaptırımlar uygulamaya koymuş idi. Türkiye S-400  füze sisteminden vazgeçmemesi  halinde ise ABD yaptırımlarına maruz kalacak dördüncü ülke olarak tarihe geçecek.  Geçen günlerde Milli savunma Bakanı Hulusi Akar basına verdiği bir demeçte Türkiye’nin S-400 füze savunma sistemi almak noktasında kararlı olduğunu ve anlaşmanın sonuçlandırıldığını ve Türkiye’nin önümüzdeki günlerde ABD’nin CAATSA yasası sebebiyle kendisine uygulayacağı ekonomik ve askeri yaptırımlara karşı hazırlık yapmakta olduğunu belirtti. Görünen o ki Türkiye S- 400 konusunda geri adım atmayacak. Peki CAATSA yasası ne gibi askeri ve ekonomik ambargolar içeriyor? Öncelikle ABD’ den alınan her türlü askeri malzeme bu yasa kapsamına girecek ABD’den hiçbir biçimde askeri teknoloji ve askeri mühimmat ve malzeme alınamayacak. Örneğin Türkiye’nin son dönemde tanıttığı milli saldırı helikopteri Atak’ın motoru ABD’den gelmekte ve biz artık başlayacak olan ABD yaptırımları sebebiyle kendi imkanlarımızla bu motoru yapmak durumunda kalacağız. ABD Rusya ile ilişki kuran tüm Türk  özel ve kamu şirketlerini bu ambargo kapsamına alacak. ABD Türkiye’nin uluslar arası finans kurumlarından kredi almasını yasaklayacak. ABD ,Rusya ile işbirliği yapan Türk vatandaşlarına dönük vize sınırlaması getirebilecek. Ve hatta Türk bankalarını uluslar arası bankacılık sisteminin dışına çıkarabilecektir. Türkiye’nin bu derece yoğun bir biçimde askeri ve ekonomik ambargo altına girmesi öncelikle Türk ekonomisini derinden sarsacak başta döviz kuru hızlı bir biçimde artacak yabancı sermaye kesinlikle Türkiye’ye girmekten vazgeçecek ve Türkiye’yi tamamen terk edecektir. Türk ekonomisinin giderek kötüleşmesi sonucunu doğuracak olan bu ABD ambargosu uluslar arası ilişkiler noktasında Türkiye’nin giderek yalnızlaşmasına sebep olacaktır. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 almasının en önemli sonucu ise Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması olacaktır. Türkiye’nin NATO ile bağlarının kopması demek Türkiye’nin ulusal güvenliğinin tehlikeye girmesi anlamına gelecektir. Türkiye böyle bir süreçte askeri açıdan ABD ve diğer NATO üyeleri ile karşı karşıya gelecek özellikle Doğu Akdeniz ve Suriye meselesinde  NATO ile Türkiye arasında silahlı bir çatışma doğma ihtimali doğacaktır. Türkiye 1952 yılından beri NATO üyesidir ve bunun sebebi ise NATO şemsiyesinin Türkiye’nin güvenliği açısından zaruri olmuş olmasıdır. Türkiye bugün ABD’ye karşı Rusya kartını oynamaya çalışırken işler bugün için çığırından çıkmıştır. Türkiye ne ABD ne de Rusya’ya bağlı bir ülke olmak zorunda değildir. Türkiye bulunduğu coğrafya itibariyle Rusya ve ABD arasında bir denge politikası gözetmek zorundadır. Fakat bugün bu denge politikası tamamen ortadan kalkmış Türkiye batı ülkeleri nezdinde Rusya güdümüne giren bir ülke olarak görülmeye başlamıştır. Türkiye bu döngüden bir an evvel çıkmak zorundadır. İster beğenelim ister beğenmeyelim Türkiye bir NATO ülkesidir ve NATO’nun birinci derece düşmanı olarak kabul edilen Rusya’dan S-400 füze sistemi alınması NATO’nun var oluşuna aykırıdır. Türkiye 1952’den bu yana sahip olduğu tüm kazanımları kaybetmek istemiyor ise S-400 füze sistemi tercihinden vazgeçmek zorundadır bu gerçekleşmez ise Türkiye öncelikle ekonomik ve askeri ambargo ile sonrasın da ise NATO savunma sisteminden çıkarılmakla karşı karşıya kalacaktır. Türkiye’nin NATO ile bu derece karşı karşıya gelmesi Türkiye’ye dönük bir askeri dış müdahalenin yolunu açabilir. Veya içeride ABD destekli yeni bir askeri darbe girişimi ihtimalini arttırabilir. Türkiye 1960,1982 ve sonrasında 15 Temmuz’da olduğu gibi ABD destekli askeri darbeler ve darbe girişimlerine şahit olmuştur. Bu açıdan tarihin yeniden tekerrür etmemesi adına Türkiye NATO şemsiyesi altında kalmalı başta ekonomi olmak üzere milli güvenliğimizin açık bir biçimde tehdit altına girmesine sebep olacak olan S-400 füze sisteminden vazgeçmeli ve aklı selimle hareket edip düşmanlarımızın değil dostlarımızın sayısını arttırma yolunu tercih etmeliyiz. Umudum o ki ABD ambargosu başlamadan S-400 meselesinin rafa kaldırılmasıdır. Henüz bunun için zaman vardır fakat bu gerçekleşmez ise Türkiye açısından Temmuz ayından itibaren ekonomik ve askeri açıdan son derece sıkıntılı bir dönem başlayacaktır.

28 Mayıs 2019 Salı tarihinde eklendi ve 1390 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız