Yozgat Çamlık Tv

Sizi Gidi Yunanlılar!

Gülseren Kiraz

Gülseren Kiraz

Geçenlerde tanıştığım Ardahanlı bir ailenin oğlunun ismi: Efe. Yakın akrabamın oğlunun adı da Efe. Hani şu Aydın ve çevresine yerleştikleri söylenenOğuz Türklerinin efeleri. Bu ismi taşımak içinöyle Aydınlı falan olmak gerekmiyor. Ardahanlı ve Yozgatlı aile hiç düşünmeden çocuklarına bu ismi koyacak kadar İzmirli, Aydınlı, Denizlili…

Yine tanıdığım Trabzonlu bir aile, Kürtçe yağmur anlamına gelen “Baran” ismini koymuş çocuğuna. Egeli evli bir çift, oğluna Doğukan ismini verir mi verir efendim. Laz uşağı ile Kürt kızı evlenir mi evlenir. Sünni bir genç, alevi oğlana gönül verir mi verir. Peki bunun tersi de olabilir mi olabilir.

Marmara Bölgesi’nde Mıhlamanın alası yapılır mı yapılır. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Mantı kapatılır mı kapatılır. Karadeniz Bölgesi’nde Kırmızı Mercimek Çorbası pişer mi pişer. Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nin herhangi bir ilinde sofrada Marmara Gemlik Zeytini olur mu mutlaka olur. Hiç kimse “Mıhlama Karadeniz Bölgesinin, Mantı Kayseri’nin yemeğidir.” demez. Hiç kimse “Vay efendim,Kırmızı MercimekGüney Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişir, biz bu çorbayı yemeyiz.” demez. Her sofrada zeytin bulunur, hiçbir bölgede hiç kimse“Zeytin Marmara’dan geliyor, yemeyiz.” demez.

Yozgatlı öğretmen, Mardin’de görev yapar mı yapar. Kürt çocuklarına Türkçenin güzelliklerini anlatır mı anlatır. Görev süresince Kürtçeyi çat pat konuşacak kadar öğrenir miöğrenir. Mardinli çocuk Yozgatlı öğretmenini sever mi sever. Urfalı memur Tokat’a tayin olunca sofrasına meşhur Bat yemeğini ekler mi ekler. Kastamonulu bir arkadaşım bana Arabaşını sorar mısorar. Ben onun evinde Banduma yemeği yermiyim yerim.

Akdağmadenli Ömer emminin kızı Karadeniz Teknik Üniversitesinde okumaya gider mi gider. Yozgatlı güzel hemsehrim Gamze, Kastamonu Üniversitesinde hoca olur mu olur. Kastamonu’yu en az Yozgat kadar sever mi sever.

Ve örnekler uzar da uzar…

Bizler; tarihin her döneminde, doğusu, batısı, Karadenizlisi, Akdenizlisi ile her şekilde, her alanda birlikte hareket ettik. Hoşgörüyü, saygıyı hayatımızdan hiç eksik etmedik. Birbirimizin diline, inancına, mezhebine bakmadan yaşamayı, yaşam felsefesi bildik.İnanıyorum, bundan sonrada aramıza çekilmeye çalışılan siyaset seddinerağmentek millet olmayı başaracağız.

Lafı, sözü nereye getireceğimi sorguluyorsunuz şimdi. Tekrarlanacak olan İstanbul seçimi, meydanlarda mitingler, sarf edilen sözler, ithamlar, falanlar filanlar…

Ve sıkça duyduğumuz Pontus Rumlar; gitti teröristler, geldi Yunanlılar.

Trabzonlu İstanbul Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Yunanlılara benzetilmesi; Trabzon’u Pontus Rum ‘un merkezi olduğunu söylemek gibi bir yanlışın içindeyiz.

Trabzonlu vatandaşın fındık toplayan elleri, Pontus Rum Cemiyetinin kirini taşımayacak kadar temizdir.Pontus Rum Cemiyetine karşı Müftizade Hacı Mehmed ve arkadaşları tarafından kurulan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti;Trabzonlu vatandaşın ta kendisidir, nokta.

 

12 Haziran 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 1228 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız