Şoför Amca Günaha Giriyorsun !

Ahmet Sargın

Ahmet Sargın
  • camlikgazetesi@gmail.com

Ramazan’ı çocuklarımızla geçirmek üzere Ramazan öncesi İstanbul’a gittik. Bayram öncesi de dönüş yaptık. Yolcu durumunu bildiğimiz için biletlerimizi önceden aldık. Tabii ki Yozgat firmalarını tercih ettik...

Gece yolculuğundan rahatsızlık duyuyordum biletimi gündüz saatine aldım. Otobüsümüz Bolu civarlarında mola verdi. Öğle namazımızı burada kıldık.
Bolu’dan sonra otobüsümüz Ankara’ya kadar durmadı.

Ankara’da kısa bir mola verdik. Affedersiniz tuvalet ihtiyacımı koşarak alel acele giderdim. Abdest alamadım. Çünkü mola süresi azdı.
Otobüs şoförümüz yağlıda mola verir heralde diye düşündüm.

Hele bir otobüs görevlisi arkadaşımız vardı ki evlere şenlik. Adamdan bir şey istemeye arsınıyorduk! Niye mi? Adamın hizmete hiç yüzü yok, çünkü, işini kerhen- zoraki yapıyor ?

Neyse otobüs şöförüne Ankara’dan binerken rica ettim, ilkindi namazında durursunuz herhalde dedim, sükut etti. Ben de herhalde duracak dedim. Zira yol uzun, en azından ihtiyaç molası verir diye düşündüm. Yağlıda durmadı, devam etti.

Şoförün yardımcısına hatırlattım ilkindi namazını kılacak kadar durursanız seviniriz dedim. Durmayınca vakit daralmaya başladı.Akşama yarım saat kadar kaldı. Tedirgin olmaya başladım. Mübarek Ramazan ayı heralde anlayış gösterecekler, duracaklar diye düşünüyordum.

Yanımda oturan iki genç öğleyin benimle mescitte namaz kılmışlardı. Onlardan biri bana baktı: İlkindi namazını kaldınız mı dedi. Genç biraz uyumuş uykudan uyanmıştı. Ben de: “yok kılamadık, söylediğimiz halde şoför durmadı”dedim.

Çocuk kalktı direksiyon başındaki kaptanın yanına gitti rica etti:”Vakit daraldı durunda ilkindi namazını kılalım!” Dedi. Karşı çıktıkları için biraz da münakaşa etti: Günaha giriyorsunuz, insanların ibadet hakkına saygı göstermiyorsunuz diyordu...

Şoförün itirazı şöyleydi: “Mübarek Ramazan ayı oruç tutan bunca yolcu var onları Yozgat’a iftara yetiştireceğim! “ Ve durmadı devam etti, çok tedirgin oldum. Allah var içimden de buğuz etmeye başladım. İçerde bir sürü yolcu var beddua edemezdim, ama etmek isterdim!

Saray civarına geldiğimiz sırada iftar vakti girdi. Görevli arkadaş lütfen birer su dağıttı. Ben bekledim ki; hazır küçük keklerden ikişer üçer dağıtacak! Ne gezer? Bizim namaz geçti, iftar da geçti! Şoför amca halen gaza basıyor.

Yozgat’a iftarı 10- 15 dk geçe girdik. Herhalde burada yemek molası verecek dedim. Yozgat yolcularını indirip beklemeden devam etti.Yolcuların çoğu halen otobüste idi ve iftar etmemişlerdi...O gençlerde Sarıkaya yolcuları idi...

Şahit oldum ki: otobüs şoförü hem namazımızı hem de iftarımızı es geçmişti! Yani iftara yetişme sözü yalan çıkmıştı!..İçimden dedim ki: Şoför arkadaş sana hakkımı helal etmiyorum, günahımı da Allah’a havale ediyorum. Günahıma girdin namazımı ifsat ettin!..

Şimdi diyorum ki: bu şoför benim günahımı, vebalimi almadı mı? İşin namazdan Allah’a ibadet etmekten daha mı önemliydi? Önemli diyenler varsa açsın kitabına baksın!.. Evet ister kabul etsin ister etmesin bu şoför arkadaş günahımıza girdi, insanların vebalini aldı. Bu vebali taşıyamazlar! Kendilerini boşa yormasınlar: günaha girerler, vebal altında kalırlar. Ölümlü dünya o yolcuyu bulup da helallik alma şansları var mı? Ben senin yolcunum, kölen değilim!.. Bana inanmıyorsanız en akıllı, en kıdemli hocanıza danışın! Ama insanların günahını, bedduasını almayın!..

12 Haziran 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 385 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

1 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet Sargın bey yazıınızı dikkatle okudum, üzüldüm, iç çektim. Malesef kötü bir yolculuğunuz olmuş, Ama bu tecrübeyi (sırf namaz) konusunda olmasa dahi yaşamayan Yozgat'lı yoktur. Nereye gidecek olursak, hangi il'den Yozgat'a dönüş yapıyorsak illede gider Yozgat firmalarından biletimizi alırız, Serde Miliyetçilik, Yozgat sevgisi vardır, paramızı Yozgat'lı kazansın deriz. Ama o yolculuk bitene kadar pişman olmayanımız yoktur. Ne bir hizmetle ne de bir güleryüzle karşılaşırız. Makus Kaderimiz.