Bizim Alevilerimizden Erdal Kurumlu

Rıfat ERBAZ

Rıfat ERBAZ
  • camlikgazetesi@gmail.com

“Bizim Alevîlerimiz” yazıma yorum gönderen kıymetli büyüğüm Erdal Kurumlu’nun yazısı…
Sevgili Rıfat seni kutlarım. Yazını büyük bir keyifle okudum.
Biliyorsun toplumun her kesiminde kişileri, olayları ve uygarlığın doğru olarak belirlediği ortak değerleri,
yanlış algılayan insanlar vardır ve kültür devrimi olmadığı müddetçe bu insanlar hep olacaktır.
Sana başımdan geçen bir olayı anlatayım. 1993-1996 yılları arasında Deniz Ordonat Merkezi komutanıydım ve emrimde 10 tane müstakil birlik komutanlığı vardı. Bu birliklere göz bebeğimiz gibi bakıyorduk. Her hangi bir yerden veya kişilerden sinsi taarruz veya sabotaj ihtimaline karşı süresiz eğitim veriyorduk. Çünkü buralara yapılacak bir sabotaj deniz kuvvetlerinin gücünü olumsuz etkilerdi.
Bir gün Donanma Komutanı Oramiral İrfan Tınaz birliği denetlemeye geldi. Ani reaksiyon timi başta olmak üzere rütbeli ve rütbesiz tüm personele atış yaptırdı. Atışlar çok başarılı geçiyordu.
Hele bir er vardı ki akrobasi yapıyor gibi tüm hedefleri darmadağın ediyordu. Bu atışlardan sonra bu eri yanına çağırarak kutladı ve ona çocuklarına bile miras kalacak çok önemli bir hediye verdi.
Asker mutluluğunu ifade etmek için komutanın elini öpmek istedi. Bu hareketine komutan çok kızdı."Sen önce Türk'müsün yoksa Müslüman mı?" diye sordu. Asker: "Müslümanım" diye yanıtladı.
"Hayır" dedi komutan "Sen önce Türk’sün sana bu beceriyi kazandıran damarlarındaki kandır.
Bu kan, atalarından gelen ve her nesil kendini daha da mükemmelleştirilmiş olarak sana verilen güçtür. Müslümanlık, doğduktan sonra, iyiyi kötüden ayırt ettikten sonra, kendi özgür iradenle seçtiğin dindir." Dedi.
Ve ekledi. "Asker bu üniformayla el öpmez! İki şey hariç kimsenin önünde eğilmez.
Birincisi, karnından mermiyi yer, “yandım anam” diye eğilir. İkincisi cephede yaralı arkadaşını sırtlayıp ilk yardım merkezine götürmek için eğilir.”
Anlatmak istediğim, büyük ölçüde bize miras kalan değerlerdir. Tüm seçtiğimiz değerler ana babalarımızdan bize mirastır. Ben yaşamımın hiç bir devresinde Alevî bir ailenin, Sünnî bir aileden farklı bir yaşantısı olduğunu hiç görmedim, şahit olmadım ve bilmiyorum. Maalesef Yozgat'ta bunun, kimi cahil ya da yönlendirilmiş kişiler tarafından istismar edildiğini ve yazında da övgüyle söz ettiğin o  değerli insanları kaybettiğimizi görüyoruz.
Şu andaki yaşadığımız çağ sorgulama çağı. Artık özgür irademizle her şeyi sorgulayabiliyoruz. Bu gün dünya nüfusunun çok büyük bir bölümü deist veya ateist. Oysa dinler toplumların barış içinde yaşamalarını sağlamak için yüce Allah tarafından emredilen hususları kapsar. En güzel ve doğru Müslümanlık peygamber efendimizin yaşam şekli ve hadisleridir. Ben hep dört mezhep kuralını bölücü ve İslam karşıtlığı olarak gördüm.
En gerçek ve en doğru inanca örnek Peygamber efendimizdir. Peygamberimiz veda hutbesinde bunun üzerinde durmuş ve gelecek nesillere “bölünmeyin” demiştir. Bu ülkemizin olduğu kadar tüm İslam aleminin de en büyük sorunudur. Yozgat’ta yaşayan o değerler bir bir şehri terk etmiş. Oysa hepimiz aynı yerden alışveriş yapan, aynı mahallelerde oturan ata, baba komşusuyduk. Ben genel olarak arkadaş seçmem, herkesle arkadaş olurum. Yozgat'ta ki arkadaşlarımı hiç unutmadım. Gençliğimin en güzel günlerini onlarla yaşadım.
Gözüm, gönlüm hep onları arar. Hiç ayırım yapmadan arar, onlara sevgilerimi anlatırım.
Şu an bile bir bir gözümün önündeler. Aralarında bu yalan dünyayı terk edenler de olmuştur, ancak kalanların daha sağlıklı ve mutlu yaşamaları için hep dua etmişimdir.
Askerlik mesleğimde Allah'ın çok az kuluna kısmet ettiği onurlu günler yaşadım.
Bayrağımızı dünyanın her yerinde dalgalandırdım. Dolaşmadığım ülke kıta kalmadı.
Ben bunu Yozgat Lisesine ve bu Lisemin değerli öğretmenlerine, Lise caddesine, Çamlığa, Büyük Camiye,
bana güç veren Yozgatlılara ve siz değerli kardeşlerime borçluyum.
Okyanuslardan dolaşıp ülkemizin en batısı olan Ege denizindeki Baba burnunu görüp kutsal vatan topraklarını top atışlarıyla selamlarken aklıma bütün Türkiye ile birlikte kıvrılan Çamlık yolları, Çatak Mahallesindeki evimiz ve siz kardeşlerim gelir.
Ne onları kendimden ayırırım ne de onların beni ayıracağına hiç bir zaman inanmam.
Ayrı da olsam Ben Yozgat'ım ve Yozgat benimdir.Gözlerinden tekrar öperim kardeşim, Hoşça kal, sağlıkla kal…
Erdal Kurumlu

2 Temmuz 2019 Salı tarihinde eklendi ve 3100 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız