"KEMAL" beyin atleti;

Davut BAYRAM

Davut BAYRAM
  • camlikgazetesi@gmail.com

Kemal beyin atletli fotoğrafı vardı...
Hani şu adalet yürüyüşünde çekilen...
hangi mesaj verilmek istenmiş olabilir diye epey kafa yordum.
Ne manyaklık değil mi?
İşin gücün yok mu kardeşim bunlara kafa yoruyorsun diyebilirsiniz... Haklısınız...
Ama oldu bir kere...
Anam küçük yaşlardan beri hep 'içinize atlet giyin, böylece atlet terinizi çeker gömleğiniz terden ıslanıp vücudunuza yapışmaz...
Hasta olmazsınız yavrum' derdi...
Mümkün olduğunca sözünü tutarız...
İşte Yozgat'ta yada olsa giyeriz mümkün olduğunca...
Anadolu insanı olarak atleti seviyoruz... Anadolunun sıcağı-soğuğu, pamuklu yünlü içlikler giydirir insana...
Anadolu insanı eskiden kıra pikniğe gidince atletli dolandırdığı...
Tarlada çalışınca atletli görürsünüz...
Evde atletle dolanır.
Atlet, Anadolu insanı için bir tür tişört gibidir...
Fakat şehirlilik kültüründe gömleğin içine atlet pek giyilmez...
Giydiğinizde gömleğin altından belli olursa hoş karşılanmaz...
Bir alt kültürü temsil ediyormuşsunuz gibi dalga geçerler, "Köylü" derler...
Kemal beyi öylece resmedip niye yayımladılar ki?
Diyorum ki; Şehirli, entelektüel ve varlıklı kesim Kemal beyden vazgeçmiş durumda... CHP'nin başına eğitimli, genç ve varlıklı bir genel başkan arıyorlar...
Ulusal derin devlet Kemal beyi 'd e ğ i ş t i r e cek'...
Bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabilecek özellikleri olan bir genel başkan arıyorlar...
O fotoğraf Kemal beyin neden Cumhurbaşkanı olamayacağını halka göstermek için yayımlandı...
"Bize entelektüel genç şehirli ve varlıklı bir genel başkan lazım" ın fotoğrafıdır bu...
"3. Yol" unun yeni bir versiyonunu oluşturmaya çalışıyorlar Türkiye'de...
Biz insanoğlu bazı şeyleri biliriz...
Kimimiz daha çok şey bilir...
Fakat en büyük sıkıntımız bildiğimiz şeyi ifade etmemiz istendiğinde yaşadığımız şeydir...
Evet biliriz de ifade etmekte zorlanırız...
Mesela nohut yemeyi sevmiyoruzdur ama neden sevmediğimiz sorulduğunda bir çoğumuz ifade edemeyiz...
Mesela; tadı beye benziyor? diye sorsalar nohut yemeğinin tadını nasıl tarif edebilirsiniz ki?
Evet insan beyni bir garip, insan davranışı bir garip.
Aslında biz herhangi bir şeyi neden beğenip beğenmediğimiz konusunda kendi kendimize mantıklı nedenler uydurup o nedenleri beynimizde algıdan gerçeğe dönüştürüyoruz.
Yani nedenlerle gerçekler aynı hizaya geliyorlar.
Herhangi bir şeyi seçmemiz gerektiğinde o şeyi bir takım şartlara bağlamaya kalktığımızda duygularımızı ifade etmekte zorlanıyoruz, belki o şeyi seçiyoruz fakat nedenini tarif etmek anlamsızlaşıyor.
İnsanın bilinçdışı harika bir yer aslında. Çünkü bütün bu seçimlerin altında bu Pandora’nın Kutusu yatıyor.
Geçmiş tecrübeler, eğitim, çevresel şartlar vs vs birleşip bu kutunun içine yerleşiyor sonra pat! diye ortaya çıkıveriyor.
Biz de seçiveriyoruz.
Öyleyse seçmemiz istenen bu iki şeyin birbiriyle benzer ya da ayrı tarafları da olmalı değil mi?
Evet, yine bilinçdışı burada da devreye giriyor ve ayrı taraflarından ziyade o iki şeyin benzer taraflarını bulmaya çalışıyoruz.
İşte AkParti seçmeninin gerçeği kimdir?
Recep Tayyip Erdoğan.
Yeni birini denememizi istediklerinde otomatik olarak bilinçdışımız Tayyip beyle benzerlik aradı.
Milliyetçi, ülkücü, dindar, kuran okuyan, muhafazakar, aile yapısı benzer, konuşması benzer, duruşu, mücadelesi vs vs.
Tayyip beye neden oy veriyordu iseniz, bilinçdışınız yeni adayı karşınıza koydu ve benzerlik yeni adaya yöneltti.
O yüzden Kemal bey tutmadı, Muharrem bey tutmadı...
Seçmek bu kadar basittir.
Yeter ki insan davranışını bilin.
Benzer olanı koyun,
Kazanırsınız.
Daima...
Yeni bir Siyasal Felsefe yazıyorlar...
Adaylarını önce yerelde deneyeceklerdi...
Ya da yerelden devşireceklerdi...
Buldular mı?
Sizce?

5 Temmuz 2019 Cuma tarihinde eklendi ve 697 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız