İstanbul Seçimlerinin Yankıları

Kenan EROĞLU

Kenan EROĞLU

.................................

            Odgurmuş: Sizi yine çok heyecanlı ve neşeli görüyorum.

            Monşer-Usta: Evet haklısın çok heyecanlıyım ve de bir o kadar sevinçliyim. Ezdik geçtik. Az daha elimizden almaya çalıştığınız İBB’yi gerisin geri aldık. Hem de büyük büyük bir farkla.

            Odgurmuş: Bu bir rüzgârdır, bakarsın bu yana bakarsın öteki yana eser. Hem ne diyordunuz, “bilgisayarlar Yıldırımın kazanmasına göre ayarlandı”, “kesinlikle İBB’yi İmamoğlu’na vermeyecekler”, “İstanbul onlar için çok önemli asla vermeyecekler, seçimi kazansanız bile alamayacaksınız” vs. gibi ileriye dönük bahaneler üretiyordunuz. Ne oldu.

            Monşer-Usta: Ne rüzgârı be, bu bir rüzgâr değildir ülke bebek katilinden icazet alacak hale gelmişse bu yüce millet anında gereğini yapar bu son secimde onun göstergesidir basite alınacak bir secim değil, olmayan demokrasi yeniden kendini göstermiştir. Milletin iradesi üzerinde hiç bir gücün olamayacağının, tek adam rejiminin geçersizliğinin acık ve net göstergesidir.

            Şimdi sen; “Siz de Hdp ile işbirliği yaptınız” diyeceksiniz. “Hdp’nin sözcüleri bu desteği açık açık söylediler biz İmamoğlu’nu destekleyeceğiz, AKP ve MHP’ye kaybettireceğiz dediler diyeceksin”. Yavv, şimdi onu karıştırma. O başka bu başka,

            Odgurmuş: Yalnız ben dinlemedim Apo katilinin kardeşi açıkça “diğer adayı (Yıldırım) destekliyoruz” dedi mi demedi mi.  Yok demedi de siz kendiniz yorum ile mi bu duruma ulaşıyorsunuz. Yani cümlelerin bir kısmını alıp bir kısmını atarak sonuç mu çıkartıyorsunuz anlamadım.

             Sonra seçime ve seçim sonuçlarına olmadık manalar yüklüyorsunuz, Sanki size göre düne kadar ülkede demokrasi yokmuş da demokrasi yeni gelmiş,  Yok bu güne kadar tek adam diktatörlüğü varmış da bu günden itibaren bu tek adam diktatörlüğü yıkılmış gibi. Uzatmanın manası yok seçimi İmamoğlu kazanmıştır. Bu gibi manalandırmalar ilerde sizi hayal kırıklığına uğratır. Ecevit de her iktidara geldiğinde “demokrasi getiriyoruz” diye iddiada bulunurdu ardından da Partinin önceki genel başkanları gibi demokrasiyi rafa kaldırırdı.

Sonra ben anlamıyorum sizi, seçilen kişi sizin partili yani partinizin içinden aday mı ki bu kadar seviniyorsunuz.

                Monşer-Usta: Sen onu bunu boş versene, Yok Ecevit’miş, yok CHP genel başkanları diktatörmüş. Sen neticeye bak: Ayrıca bebek katilinin mektubu konusunda sözde liderin korkunç açıklama yapmasına en güzel cevabi İstanbullu Ülkücüler vererek son noktayı koymuşlardır oy farkı da buradan gelmektedir.

            Odgurmuş: Yani CHP’yi Ülkücüler mi kazandırdı.

Bu Ülkücüler de neymiş öyle her yerde hem kazandırıyorlar, hem kaybettiriyorlar.

Monşer-Usta: Bak sana izah edeyim. bu sistemi kuran ittifaka zorlayanlar böyle bir mecburiyet getirdi. Vatan hiç bu kadar tehlikelerle maruz kalmadı. Ülke bölünmenin esiğine geldi. Ekonomi iflas durumumda, dört tarafımızda hiç dost ülke kalmadı. Hal böyle iken ülkenin bütünlüğü tehlikede iken hiç bir vatansever parti vs gözetmez bu belaları defetmek için ne gerekiyorsa onu yapar Ülkücüler de bunu yapmıştır Bahçeli Apo’nun mektubunu açıkça savunacak hale gelmişse bunu basın yolu ile açıklamışsa Ülkücülük bitmiştir. Diğer taraftan Ekrem İmamoğlu Ülkücü kökenden gelen bir şahsiyettir bu kişiye daha önce Akşener’e yapılan iftiralar aynen yapılmışsa haksızlık karsısında susan dilsiz şeytandır kardeşim bizzat görüştüğüm çok sayıda İstanbul’daki Ülküdaşlarımız İmamoğlu’na oy vermiştir ve de doğru olanı yapmıştır. Bugün için Türkiye için en büyük tehlike ülkeyi yandaşlarına peşkeş çeken yönetimlerdir. Görülen de odur ki sonları yaklaşmıştır. Bu konuda üzülerek ayni görüşte değilim rahmetli Yazıcıoğlu yasasaydı ayni şeyleri o da yapardı hiç şüphen olmasın.

            Odgurmuş: Monşer-Usta; Eski günlerden söz ediyorsun ya: Elbet o eski günleri hiç kimse unutmadı. O eski günleri asla unutmak mümkün değil.. Gaz yok, tuz yok, mazot benzin yok, çay şeker yok, doktor yok, ilaç yok. İMF ‘nin kapısında devlet dilenci durumunda.. Hastanelerde rehin kalmalar, hastaneler koğuş gibi 8-10 kişi aynı odada, enflasyon % 70 – 80’lerde, devleti soyan soyana, bir gecede devlet dibe çöktü.. Daha neyi sayayım. Elbette Çok hatalar da yapılıyor. Ama hükümetler gider devlet bizim devletimiz. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu hiçbir zaman yanlış oluşumlar içerisinde olmadı, olmazdı da. Asla HDP’lilerle yan yana gelmezdi. Evet Apo dan bahsediyorsun da neden millet ittifakını desteklediğini apaçık söyleyen HDP ve kandile "sen kimsin ki bize yön vermeye çalışıyorsun?" denmedi. İstemem ama yan cebime koy der gibi sustular. Hdpkk İstanbul da bayram ediyor sevgili arkadaşım. Siz her halde kimlerle yan yana geldiğinizin farkında değilsiniz.

                Monşer-Usta: Keşke o eski günler geri gelse, o saydıkların olsaydı da ülkeyi bu kadar net bir şekilde soyanlar olmasaydı sarayın günlük giderinin 2 milyonun üzerinde olduğunu biliyor musun adam yaptığı israflarla ülkenin ekonomisini batırdı. Kendi kilosu 5 bin lira olan özel çaylarla beslenirken vatandaş açlıktan kırılıyor. Secime 3 gün kalmış Apo …. özel adam gönderiyor oda tarafsız kalın talimatı veriyor. Yani AKP ye açıkça destek verin diyor Bahçeli de Apo’nun mektubuna Hdp uymalıdır diyor ya kardeşim ne zamandır Ülkücü bir lider bebek katilinin talimat vermesini savunuyor. Peki, düne kadar birbirlerine en ağır küfür ve hakaretleri yapan iki kişi birden kanka oluyor bunun ülke bekası ile hiç alakalı olmadığı acık. Bizimkinin neyini yakaladı da kendine kul köle yaptı. Bunlar sence normal mi sakın ülkenin bekası için deme öyle olmadığı zaten görüldü. Adamlar İstanbul’u soymuşlar. 18 günde tesbit ettiği Sayıştay’ın da raporunda var olan, ancak özel talimatla yolsuzluk kelimesini kullanmadıkları 875 milyon cemaatlere vakıf adına soygunculara dağıtıldığı görülmedi mi? Sadece Bilal Erdoğan’ın okçuluk vakfına 16.5 milyon para aktarıldığı gerçeği ortada iken, bunlara mi oy verecektik. Ya kardeşim camiden simdi geldim yine günaha girmeye başladım. Allah doğruların yanında olsun. Bir şey daha Hdppkk bayram ediyor diyorsun da Tayip bey ve Yıldırım onlardan oy isterken normal ama onlar millet ittifakına oy verince anormal oluyor yapma …… Kardeşim sen iyi ülkücüsün, elini vicdanına koy eleştirirken aktrollerin yaptığı eleştirileri yapma ne olut. İstanbul’da olsaydım inan İmamoğlu’na gururla verirdim oyumu. Bir araştır Ülkücü bir aileden geldiğini göreceksin üstelik Kur’an okuyabilen bir insan. Tayip bey okuyunca Müslüman İmamoğlu okuyunca Rum, Pontus, Yunan. Olmaz öyle bir iftira kampanyası elbette mağdurun yanında duracağız kardeşim.

            Odgurmuş: Bu anlattıklarının pek çoğu sosyal medya yalanlarından başka bir şey değil. Kimler tarafından hazırlanıp servis edildiği bilinmeyen bir takım abartılı rakamları ve olmadık şeyleri iddia ediyorsun. Sanki her şeyin yanında ve içindesiniz gibi.

Hdpkk Apo’nun değil Demirtaş’ın emrine uydu. Al birini vur ötekine, Hdp Pkk nın uzantısı değil mi. Talimatları bazen Kandilden, bazen de Apo’dan almıyorlar mı? Dolayısı ile ikisi de terörist değil mi?. Hdp, 6 aydır millet ittifakını destekleyeceğini, 3 büyük şehirde aday çıkarmayıp AKP ve MHP ye kaybettireceğini açık açık söyledi ve dediklerini de yaptılar..

Diyelim sizin söyledikleriniz doğru ve karşı tarafın dedikleri yanlış. Karşı tarafa yanlış derken siz yanlış olanın diğer koluna yapışmış olmuyor musunuz? Bu durumda siz nasıl oluyor da bir başkasını tenkid ederken kendiniz Hdp ile aynı kareye giriyorsunuz.

Bakın, olaylara siyasal açıdan bakmamak gerekir. 
Geniş düşünmek lazım. Olaylara dışarıdan bakmak lazım. Hatta bu ülke benim ülkem diye ve bu hor görülen halk da benim halkım diye bakmak lazım. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum. 
Ayrıca eleştiri makinesi gibi hareket etmenin bir anlamı yok. Müflis tüccar eski defterleri karıştırıp misalinde olduğu gibi sürekli eski defterleri karıştırıp papağan gibi tekrarlıyorsunuz. Dilinize dolamışsınız birkaç cümle. Çok gerilerde kalan veya kalması gereken konuları ısıtıp ısıtıp ortaya getiriyorsunuz.

 Maalesef günümüzde, Tüm düşmanca oklar ülkemiz üzerindeyken, İşte bu doğrultuda birlik beraberlik için en mühim zaman, benim söylediklerimin asıl amacın bu olduğunu keşke herkes anlasa... Keşke insanlarımız ''bu vatanın birlik, beraberliği ve bölünmez bütünlüğü'' için bize düşen görev ne olmalı düşüncesinde olsa... Ve tarihe bir baksalar ne zaman birlik beraberlik bozulunca neler yaşandığını ve de ne hallere düştüğümüzü görseler.

Siz hem ayrıldığınız partiye hem de başka partilere sadece tenkidler yöneltiyorsunuz. Kendi fikirleriniz konusunda hiçbir şey söylemiyorsunuz. “MHP ve lideri önceden AKP ile kanlı bıçaklı idiler, bir birlerine söylemedik söz bırakmadılar” diyorsunuz. Fakat siz de bir süre önce MHP çatısı altında bir takım değerleri savunuyordunuz ama bu gün görülüyor ki başka bir cephede başka birinin kılıcını sallıyor, kraldan çok kralcılık yapıyorsunuz. Siz de CHP-HDP birlikteliğini desteklemekle, sol şer ittifakının payandası olmuş olmuyor musunuz?

Monşer-Usta: Söyledikleriniz kısmen doğru olabilir. Ama görüyorum ki; Çok ayrı yollara düşmüşüz. Sanki Suriyelileri savunuyormuş gibi bir havaya giriyorsunuz.  Açık ve net bir şekilde “Suriyelilere karşıyım, hepsinin gönderilmesi gerekir” diye söylemiyorsunuz.. Ülkenin gerçekleri ortada iken siyasi görüşler bir kenara bırakılıp ülkeyi bu duruma sokakların karşısına çıkıp demokrasi mücadelesi vermesi gerekmez mi?. Yanlış düşünüyorsam lütfen eleştirin beni. Türk vatandaşlığının 2. Sınıfa düştüğü bir devir yaşıyoruz. Suriyeli teröristler kadar değerimiz yok. Devleti yönetenler Türk’üm diyemiyorsa, Atatürk’e en ağır hakaretler yapılırken devleti yönetenler bir şey yapmıyorsa kimse kusura bakmasın onların yanında durmamız mümkün değildir insan fikrini net olarak ortaya koyamıyorsa, bir sorun var demektir. Doğrunun yanında olamayacaksak, insan bile olamayız.

Odgurmuş: Yine aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz ve kendi fikirlerinizi en doğru fikir olarak ileri sürüyorsunuz.

Atladınız Suriyeliler konusuna. Ama biz seçim sonuçlarını konuşuyorduk.

Ayrıca Suriyeliler konusunda benim ne düşündüğüm açık ve nettir. “Türkiye dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanındadır”. Bu sözüm açık ve net değil mi. Siz inandığınız peşinde koştuğunuz parti lideri Suriye’lilere karşı olduğu için sizde karşı oluyorsunuz. Ben kimseye bağlı olmadığım için Tarihte atalarımızın bu gibi işleri nasıl yaptıkları nasıl davrandıkları konularını Türk tarihinden gelen öz fikirlerimize göre değerlendirme yapıyorum.

           Gördüğüm kadarıyla, ikinci sınıf vatandaş olduk diyorsunuz ama hem her düşüncenizi dile getirebiliyor, hem istediğiniz lideri ve siyasileri seçip meclise gönderiyor, hem Türklüğünüzü açıkça her yerde açıklayabiliyorsunuz ama yinede Türk’ler ikinci sınıf vatandaş diyorsunuz. Size soruyorum, Fatih Sultan Mehmed’in milliyetçilikle, Türklükle ilgili bir sözü var mı? Yok. Peki: Fatih Sultan Mehmed’in hangi icraatı Milliyetçilik dışında. Hangi faaliyeti Türklük dışında. Öylesine her gün her yerde “ben Türküm, ben Türküm” demenin ne anlamı vardır. İnanların Türklüğü ve milliyetçiliği icraatları ile, mütevazılığı ile, Türk tarihine ilgisi ile anlaşılır. Bazı konular vardır ki; Bir siyasi partinin görüşleri doğrultusunda değil Türk tarihi ve Türk Milletinin menfaatlerine göre konuşmak lazımdır. Bu açıdan ben Türk milliyetçiliği doğrultusunda fikirlerimi serdediyorum. Bir yere bağlılığım olmadığı için de rahatça konuşabiliyorum. Fakat bu konuştuklarım ve yazdıklarımdan dolayı, olaylara bir siyasi partinin ve oluşumun açısından bakan arkadaşlar pek memnun olmuyorlar.
Ben bildiğim ve öğrendiğim doğruları yazmaya, söylemeye devam edeceğim.
          Biz birilerinin lehine olsun diye yazmadığımız için ötekinin tarafındaymışız gibi görülmekten de rahatsız oluruz. Biz kimsenin taraftarlığını da yapmıyoruz. Biz Türk Milletinin yanındayız. Bize siz "CHP aleyhinde yazı yazıyorsunuz o halde AKP'lisiniz" diyenlere şaşarız. Biri olmayınca illa öteki mi olmak gerekir. Bu ikisini seçmekten başka bir yol yok mudur?. 3. ve hatta 4 ve 5. bir yol yok mudur? İlla her şey siyah beyaz mıdır? Mesela biz her iki adayı da desteklemiyor. Onaylamıyoruz diyelim. Bu durumda Sizin desteklediğiniz kişiyi de bizim destekleme mecburiyetimiz hiç bir şekilde yoktur.

         Herkesin olduğu gibi bizim de kendimize göre kurallarımız vardır. Ayrıca geçmişte yaşananlara derinlemesine baktığımızda olaylara mümkün oldukça milli menfaatler açısından bakmamız gerektiğine inanıyorum. Neden çünkü ben bir Türk Milliyetçisiyim.

            İsterseniz bu konuyu daha fazla uzatmayalım. Siz sabit bir şekilde muhalefet ve eleştiri hastalığına yakalanmış ve olaylara bir pencereden bakıyorsunuz. Ben den de olaylara aynı şekilde bir pencereden bakmamı beklemeyiniz

………………

Not: Monşer-Usta ve Odgurmuş’un görüşlerinin büyük çoğunluğu sosyal medya’dan alınmıştır.

8 Temmuz 2019 Pazartesi tarihinde eklendi ve 857 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız