Zor…

Tarık YILMAZ

Tarık YILMAZ

Yozgat’ta yaşamak İstanbul’da yaşamaktan,
Şehir içinde seyahat etmek İstanbul’da seyahat etmekten,
Ticareti ayakta tutmak,
Bozok Yaylası’nda yaşayıp musluğundan yayla suyu içmek,
Yayla ferahlığında bir yaşam sürmek,
Yarınlara dair plan yapabilmek ve bunun gibi daha pek çok şey,
ZOR!...
Yozgat’ı zor yapan, Yozgat’ı zor kılan, Yozgat’ı zorlar şehri yapan ne?
Ekonomik sebepler mi?
Fabrikalarımız olsa, bacalarından çıkan duman her yanı sarsa,
Para ceplerimizden taşsa.
Ya da her yer okul, eğitim yuvası,
Çamlık ile Nohut’lu dümdüz olsa…
Veya şehrin tüm siyasetçilerini Ankara’da etkili ve yetkili kılsak.
Her şey güllük gülistanlık olsa zor ‘kolay’ olur mu?
Neredeyse her gün Yozgat’a dair hayal kurarım. Artıları eksileri, olması gerekenleri olmayanları, olsa nasıl olurları, insan manzaralarını, siyaseti ticareti, kamuyu memuru, aklınıza gelebilecek pek çok detayı muhasebe ederim zihin dünyamda.
Artık öyle olmuş ki istesem de bunun muhasebesini yapıyorum içten içe.
Engel olamıyorum bu anlamda kendime.
Yoruyor, ama memleketin yarınları adına endişe duymak, bu anlamda kahırlanmak gerektiğine inanıyorum.
Ve bakıyorum benim şehrim kolaylıklar şehri olması gerekirken neden kolay da zorlaşıyor.
Kimi zaman yolda yürümek dahi bir zül oluyor?
Yazık değil mi benim insanıma, günah değil mi, bunu hak edecek ne yapıyor bu insanlar?
Zor’u kolaylaştırmak elimizde lakin şehrin tamamını bir meydanda toplayın ve “bu şehri zor kılan, zorlar şehri yapan kimdir” deyin, herkes karşısındakini gösterir!
O da işin acı tarafı.
Aynaya bakmakla görmek arasındaki fark bu olsa gerek.
Kimi zaman işleri İstanbul’dan, bir metropol şehrinden dahi zor kılan düşünceler ne zaman hangi vesile ile yıkılır bilemiyorum.
Ancak şunu biliyorum ki bu şehrin kolaylıklar şehri olması için verdiğimiz ya da vereceğimiz mücadele nefesimiz müddetince devam edecek.
Dileğim, temennim ve duam kolaylıklar şehrini evlatlarımıza emanet edebilmek.
Atalarından ZOR bir şehir almasın yavrucaklar.
Onlar zorlanırken bizim bıraktığımız bıtıraklar ayaklarına batarken biz mezarımızda rahat uyuyabilecek miyiz?
Düşününce içten içe bulunduğumuz durumu insan kendine sormadan edemiyor.

18 Temmuz 2019 Perşembe tarihinde eklendi ve 324 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız