Nöroyon Öyle..?

Hakan Kıral - Kırılmaz Kalem

Hakan Kıral - Kırılmaz Kalem
  • camlikgazetesi@gmail.com

 “Norduk,  ki gözünün çapağını yediyim, Aha buda Ademoğluna benziyor..’’               Memleket de bağ bozumu başladı, güz elini Bozok Yaylasına uzattı, yazdan kalan sıcaklık poyraza’a bağrını verip, yalap şapda olsa ortalığı toza kesti… Yozgat, Sivas arası yol yapımı devam etmekte, bu garibde ilkokul birinci sınıfda, sene 1952… Ham yol üstünde 15-20 kişilik insan öbeği,  aralarına girip en öne geçtim. Ortada velesbit üstünde yarım pantolonlu tüyü bozuk birisi, gözünü göğe dikmiş, tiril tiril titriyor… Yaşlılardan birkaç kişi kimi yanağını elliyor, kimisi burnunu velesbit üstündeki adamın… Kel Mirzinan Çopur Esan (İhsan) başladı gubuz atmaya  “Ben bununda insan olduğunu anladım! Bahsanızya gözü var, burnu var… Ula aranızda devlet adlarını bilen varsa, söylesinde bu tüyü bozuğun! nireli  olduğunu bellesek…’’                                      

    Lafa cırt cırt Osmanın deli Saffet karıştı  “Ben mapusanede yatarken aha bunun gibi, keyiften yatan cıbır görmüştüm, derlerdi, ki moskofmuş bu her memişhaneye gittiğinde, gardiyanlar gıçını başını iyicena ararlar  telsiz gibi bişiy varmı diyerekten… Bu Moskof olsa zaar…’’

İstanbul görmüş Bodu Hasan’’

İstanbul da bundan çok var, ekmek musaf çarpsın ki bana yol soran bile olmuştur…’’

Cuppili nin gödek Memmet   “ula bunun bacaklarındada kıl var, bu basbaya insan..!’’

Bu seyyahın yolu nasıl bizim kasabaya düşmüşse uzaydan gelmiş gibi incelendi ve karar verildi; “Buda insanmış…’’

Boncuk Rıza!nın çipil Ameti(Ahmet)   “Gaçın ha cenderme geliyor ha. Şimdik sülalenizi beller ha…’’ diye çığırıp duruyor… Birazdanda cenderme cipi eğlenip içinden inen askerler galabalığı (kalabalık) dağıtı verdi… Yabancıya  su verdiler, adam gennine(kendine) gelip gavurca gonuştu(konuştu) hiç kimse yabancı dil bilmediğinden herkes birbirlerine bahar (Bakar) oldular… Mırık ağanın çulsuz Ali’si          “Bunun dilinden anasa anasa (anlasa) gaymakam(kaymakam) anar(Anlar) seyyahın ardına iki cennederme (jandarma) takıp kaymakamlığa vardılar.  Binanın önü ana baba günü gibi oldu. Ahali bu yabancıda nasıl bişeymiş! Diye merak içerisindeler… Ham yolda daha önce görenler bilmiş bilmiş anlatıyorlar, gözü şöyle, burnu böyle diyerekden…                                                                                                                                                   

Katip binadan çıkıp  “Ey gasabalı, bu adam turistmiş, taşmı ne arıyormuş yok yok viran yerler, sakıncalı moskof falan değil, Alamanmış…’’Toplulukdan bazıları turistin ne olduğunu merak edip,  “o neydir?’’ sorusun yönelttiler… Katip,  “ya gezen adam demektir, hadi dağılın artık…’’ Göbekli Üsünün (Hüseyin) mızmız Kadir’i   “Dürzü gezecek yer bulamamışda aha bu gıraç(kıraç) toprahlarda (toprak) ne işi varmış? bu mutlaka casusdur…’’

Bu arada en son noktayı ve darbeyi kesik kulak İbramın (İbrahim) asker kaçağı Dursun vurdu… “Bu turist casusların en başıymış..!’’

Eh yukarıda yazmış olduklarımın eksiği var, fazlası yoktur. Olay gerçektir ve yaşanmıştır… Doğduğu toprakların dışına çıkmamış, İstanbula bile gidenin parmakla gösterildiği bir zamanda gayrimüslim bir yabancının uzaydan gelmiş yaratık misali incelenmesini yadırgamamak gerekir..!                                                            

Şimdilerde  Avrupayı tozlu yol edenler çoğunlukdadır… O günlerden bu güblere… Heyki, hey…                                                                                                                                                    

24 Temmuz 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 4648 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız