Hızlı Gelsin…

Tarık YILMAZ

Tarık YILMAZ

Yozgat’ın yatırımlarını konuşmak iğneli fıçıya girmekle eş değer.
Ne yana dönseniz bir şeyler batıyor sağınıza solunuza.
AK Parti Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’a, önceki gün Yozgat’ın yatırımlarını sorduk.
Sayın Bozdağ, Hızlı Tren’in gecikme nedenlerini açıkladı, yatırımlara dair özel bilgiler aktardı.
Çamlık Gazetesi’nin ve Çamlık TV’nin ‘Özel Haber’ olarak duyurduğu haberin ardından yapılan yorumlara bakıyorum, kimi al aşağı ediyor, kimi yerden yere vuruyor.
Yozgat’a yapılan, açılma aşamasında olan hizmetleri kimse gözardı edemez.
Hızlı Tren’le birlikte şehrin ufku değişecek.
Buna canı gönülden inanıyor, inanmakla kalmayıp şehrin ulaşım problemini topyekün çözmesi ile yeni fikir ve diyaloglarla pek çok önemli kazanım elde edeceği gün gibi ortada.
Hızlı Tren’in gecikmesinde hiç şüphesiz coğrafi şartlar önemli.
Ama siyaset kimi zaman yatırımlar üzerinden seçim propagandası yapar.
O propaganda vaade dönüşürse yandığınızın resmidir.
Yarın dersiniz 6 ay sonra yatırım hayat bulur, plan, program yaparsanız gündemin sürekli değiştiği ülkede hiçbir şey hesap ettiğiniz gibi olmaz.
Nitekim Hızlı Tren üzerinden yapılan siyasi seçim propagandaları siyasetçileri yanıltmış, halkın nazarında maalesef ağızlarından çıkanı sözleri geçersiz kılmıştır.
Yine o siyasetçilerin temelini attığı yatırım ve bir şekilde devlet başladığı işi bitirecek.
Hızlı Tren o yatırımlardan sadece bir tanesi.
Burada tüm mesele söylemlerin çok iyi hesap edilerek yapılması.
Sayın Bozdağ, bu anlamda son yaptığı açıklamada Hızlı Tren için tarih verdi ve 2020’de test sürüşlerinin başlayacağını söyledi.
Bozdağ, daha önce de hızlı tren için tarih vermişti ama tutmadı.
Maalesef seçim arefesinde edilen sözler, verilen vaatler gün geliyor sizden davacı oluyor. Ki hızlı tren de bunlardan bir tanesi.
Yozgat’ta yatırımların gecikmesi, aksaması tek başına siyasetçilerin sorumluluk alanında mı?
Elbette ki değil, siyasi partilerin il başkanları, STK’lar, biz basın mensupları, şehrin akil yapıları yatırımlara sahip çıkmalı.
Takip etmeli.
Sorgulamalı.
İşler tıkandığında ya da durduğunda değil, öncesinde sahiplenebilmeli.
Hülasa şehir olarak sahiplenmek, yeri geldiğinde yüksek sesle konuşmak zorundayız.
Şehri temsil eden siyasetçileri yerden yere vurmak, alaşağı etmek, onları itibarsızlaştırmak kimseye bir şey kazandırmaz.
Partisi ne olursa olsun siyaset itibarsızlaştırılmamalı, küçük düşürülmemeli, denetlenmeli, takip edilmeli, mümkünse koordineli çalışılmalı.
Kişisel menfaatler için yanlışlara susanların çoğaldığı bir şehirde yanlışlar gün gelir şehrin önünü tıkar. Ve o siyasetçileri tukaka söylemleri ile yerden yere vurmak ne şehre bir kazanım sağlar ne de yarınlarımıza.  
Hızlı Tren, dilerim bu şehre hızlı gelir, peşine hava limanını açarız…
Son bir not; yaşadığımız şehir için yüksek sesle konuşamayanlar zamanı geçtiğinde konuşuyorsa boş konuşuyordur. Bu durum biz basın mensupları için de geçerli Kıymetli Hemşerilerim.

1 Ağustos 2019 Perşembe tarihinde eklendi ve 178 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız