Vatan İçin Can Veriyoruz amma, Çevreye Niye Duyarsız Kalıyoruz?

Ahmet Sargın

Ahmet Sargın
  • camlikgazetesi@gmail.com

Çamlık ve malum piknik alanları, halkın serinlemek ve rahatlamak için devam ettiği mekânlar. Geniş aile Park'ı ve bahçelerin yapılması  talebinizde haklısınız. İnsan şehrin yoğunluğundan kurtulup şöyle ağaçlık doğal manzaralı mekânlarda hava alıp rahatlamak istiyor. Hele bir de göl ve deniz manzaralı olursa değmeyin keyfimize!..

Bu durum büyük Şehirlerde daha başka bir güzellik arz ediyor.  Onun için belediyelerin bir görevi de geniş ve refah yeşil alanlar kurup aile çay bahçeleri oluşturması. Bu tamam, yerinde bir istek.  Ancak bir de bizim vatandaş olarak görevlerimiz var. Buralara sahip çıkıp böylesine güzel mekânları temiz tutmak, çevreye ve doğaya zarar vermemek.

Bir kez daha gördük ki, insanımız çevreyi hor kullanıyor, çevremizi kirletmekten  büyük bir haz alıyoruz! Öyle şey olur mu diyorsanız buyurun piknik alanlarını, aile çay bahçelerini bir de siz gezin gözlerinizle bizzat görün. Muhteşem deniz manzaralı güzelliği ellerimizle nasıl yok ediyoruz, gelin görün izleyin!

Yol boyunca yürüyorum, alanlar halkın yoğun devam ettiği alanlar. Masaların altı pislik yığını, hele hele bir de çekirdek rezaleti yok mu sormayın gitsin!.. Kaldırım tertemiz belli ki silinip süpürülmüş, ama insanların ellerinde ay çekirdeği torbaları çiğneyip çiğneyip yola atıyorlar. Hiç utanmadan sıkılmadan ve umursamadan çevreye duyarsız vaziyette kirletmeye devam ediyorlar.

Bunlara sorsanız vatanınızı seviyor musunuz diye, çok seviyoruz derler. Hatat yüzünüze de ters ters bakarlar!.. Vatan uğruna canımızı seve seve veririz derler . Ama bizler vatanımızı sevmiyoruz, sevseydik  çevremizi kirletmekten utanırdık! Öyle değil mi?  Duyarsızız, düşüncesiziz, umursamazız;  diyeceksiniz bu da doğru! Duyarsız ve umursamazız;  Ama bu kadar duyarsızlık olmaz ki!

Aileler banklara oturmuşlar bir şeyler yiyorlar. Onlarda aynı hiç çekinmeden kabukları poşetleri çevrelerine atmışlar. Kağıt, poşet ve çöpler hiç esirgemeden rastgele atılmış. Hele hele içilip atılan şişeler, yiğinla: diyorum ki hiç mi Allah’tan korkmuyoruz. Bu şişeler birinin ayağına batarsa, yangın çıkarırsa ve araçların tekerlerini patlatırsa vicdan azabı çekmez miyiz?

Duyarsızlık, ilgisizlik ve umursamazlık ruhumuza işlemiş... Çevresini bu denli kirleten başka ülkeler var mıdır? Vardır: Kimler mi sanırım geri kalmış fakir ve yoksul  ülke insanları. Avrupalı zorbalık ya da para cezası yöntemiyle de olsa bu kirliliği çözmüş! İnsanlar da duyarsız değil, anında şikâyet telefonu yağıyor.

Bir çok noktada görüyoruz ki: halkın yoğun olarak gittiği bu piknik alanlarında çöp, şişe, poşet türü atıkların hattı hesabı yok. Mideniz bulanıyor tabiri caizse tiksiniyorsunuz. Toplayıp atayım diyorsunuz mümkün değil, bir de enayi yerine konulmaktan utanıyorsunuz…

Memleketini seven ve buraları kullanan duyarlı insanlar olarak yanımızda çöp poşetleri bulundursak, bunları çöp bidonlarına atsak, çevremizi kirletenleri uyarsak, gerekirse şikâyetçi olsak çok daha güzel olmaz mı? Ülkemiz cennet gibi, biz ülkemizi de seviyoruz; öyle ise cennet ülkemizi birilerinin kirletmesine niye izin veriyoruz  ki?

Bazen kurumlar olarak, okullar olarak, hatta belediye çalışanları olarak ellerimize çöp poşetlerini alıp zaman zaman buraları temizlesek, örnek olsak, halkımızı uyarsak, çevresine sahip çıkmalarını sağlasak çok daha güzel olmaz mı? Bizim buna ihtiyacımız var… Vatanımızı seviyor muyuz? Elbette!.. Öyle ise sevdiğimiz Uğruna can verdiğimiz, kurban olduğumuz bu vatanı niye kirletelim, birilerinin kirletmesine izin verelim? Cennet yurdumuzu niye çöplüğe dönüştürelim? Çoğunluk duyarlı olursa azınlığın da yüzü kızaracak ve yaptığı işten utanıp bize tabi olacaktır. Ülkemize ve çevremize sahip çıkalım, cennet ülkeyi kirletmeyelim, birilerinin kirletmesine de  izin vermeyelim…

22 Ağustos 2019 Perşembe tarihinde eklendi ve 189 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız