Kara Bıyıklı Davut'un Hikayesi; 2

Davut BAYRAM

Davut BAYRAM
  • camlikgazetesi@gmail.com

Koydular karga tulumba
Bir ambulansa çıktık yola
Yanımda refakatcim Hamza
Yol uzun çokça çukurda.
Öyle yandaki canım
Tarifi yok anlatamam
Meğer iki yüz yirmi değil
İki milyon kilometreymiş tastamam.
Uzadıkça uzar bitmez
İki saatte Ankaraya varan yollar
Acılar, bağırmalar, çığlıklar,
Buna dayanmaz en vicdansız kullar.
Oğlum hamza bir yudum su
Etme dayı kurban olayım
Veremem doktor verme
Dedi tembihledi doğrusu.
İçin kanarmış olabilirmiş
İçim yanarmış kul çaresizmiş
İnsan aslında ne kadar nazikmiş
Ve kendinden bihabermiş.
Üstadın da dediği gibi
Dakikalar farksızmış aydan
Her kul imtihandadır
Alır mutlak nasibine düşen paydan.
Kaç zaman sürdü bilemem
Vardık zor kötek Ankara'ya
Umudumuz acımızdan büyük
Derdimize derman bulmaya.
Durdu ambulans açtı kapıyı gardaşım
Nerden bilirdim ben deli başım
Vursalar tüfenkle yıkılmazmışım
Anladım dünyada nâr'a yanmışım.
İlk numune hastahanesi durağım
Bir tas su verin gurban olduklarım
Ciğerim yandı gurudu dudaklarım
Ölmesin diye su vermemiş yavrularım.
Koydular bir sedyeye ordan oraya
İn aşağı çık yukarı sanki un çuvalı
Filmler tomograflar uzman adamlar
Yahu etmeyin belim kırık acıyor dostlar.
Habib abi kurban olayım bakmıyorlar
İnsan yerine koymuyorlar gardaşını
Şuradan bakmayan doktoru gebert
Sonrada istersen taşla ez başımı.
Meğer sabaha kadar ben yatarken
Sedyede hastane dolaşırmış canlarım
Paranız yoksa kusura bakmayın demiş
Ben hâlâ o yokluğa ağlarım.
Oğlum faruğum koş elini ıslat
Bir damla olsun dudağıma su
Değsinde belki söner yangını
Ciğerimin sona erer belki vuslat.
Ablalarım eniştelerim yiğitlerim
Boşuna mı can vermiş dedelerim
Sevdiğinizin beli kırılmış hatırı yokmuş
Verdiğimiz onca emeklerin.
Oldu sabah doğdu güneş çaresiz
Kardeşlerimin başları elleri arasında
Gözlerinde yenilmiş ordular kadar
Umutsuz varlıklarıysa kifayetsiz.
Pazarcı dostlardan ödünç aldı faruk
Hiç unutmam iki bin mark
İbni sina  hastanesine avanta verince
Birden mucize ya bulundu yatak.
Lütfettiler aldılar hastaneye
Şimdide platin markası mutlak
Falanca medikalden alınacak
Bak sen şu ahlaksız dalavereye.
Yapma doktor devletin verdiği
Malzeme olmaz katiyyen zinhar
Bu markadan başkası kurtarmaz dediği
Aslında doktorun hali çok manidar.
Bir hafta bekledik geldi naime ablam
Göndermiş onca yıllık bozdurup emeğini
Yokmuş parası yıkılmış koca babam
Alan olsa satacak sırtındaki yeleğini.
Haydi dediler giriyorsun ameliyata
Hazırladılar acılar içinde dua et
Dedi abim sımsıkı sarıldık maneviyata
İyileştirmediler biliyorum çok net.
Mezbahada bir sığırdan farkımız
Başımıza geleni anlayışımız
Bile bile boşluğa umuda çığlığımız
Kaybolup gitmez asla haykırışımız.
Masada duyuyorum konuşulanı
Bunca zahmet bunca zulüm boşunamı
Madem derdimize derman olmayacaktın
Bre melun neden bu kadar canımı yaktın.
                   23.10.1996.  Davut Bayram.

23 Ağustos 2019 Cuma tarihinde eklendi ve 381 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız