Bir Şehit Anasının Sözleri

Hüseyin KOÇ

Hüseyin KOÇ
  • camlikgazetesi@gmail.com

Bilecik’in Akgünlü Köyü’nden Mehmet oğlu Hüseyin askere uğurlanmaktadır. Annesinin elini öperek helalleşmek ister. Sonra da yoluna devam edecek, cepheye gidecektir.
Hüseyin’in annesi:
-Hüseyin’im, aslan oğlum benim, der. Sonra oğlu Hüseyin’e bakar doya doya. Bu dünya da dünya gözüyle son görüşüdür oğlunu. Gözyaşlarını içinde akıtarak sözlerine şöyle devam eder: -Can oğlum. Ciğer parem. Gözümün nuru. Baban Dömeke’de, dayın Şıpka’da, ağaların 8 ay evvel Çanakkale’de şehit düştüler.
Bak oğul! Son yongam sensin. Minareden ezan sesi kesilecekse, camilerin kandilleri sönecekse, sütüm sana haram olsun…!
Öl de köye dönme!
Hüseyin köye dönmez, dönemez; şehit olmuştur. Künyesi getirilir köye. Hüseyin’in annesi büyük bir metanet ve sarsılmaz bir imanla kabullenir. Şehit anası oldum diye şükreder Allah’a.
Türk anasının bu metaneti, bu sarsılmaz imanı dikkatini çeker künyeyi getiren komutanın. Şehit Hüseyin’in künyesini getiren komutanla Hüseyin’in annesi arasında şöyle bir konuşma geçer:
-Demek sizin ailenin erkekleri hep şehit oldular, öyle mi?
İman abidesi kadın şu cevabı verir:
-Yalnız bizim ailenin değil evlat, bizim köyün mezarlığına 50 yıldır delikanlı gömülmedi. Vatan dursun da biz hepimiz ölelim, ne çıkar…!
Bu cevap karşısında daha da şaşıran komutan Abdülkadir Bey:
-Şimdi sizin köyünüzde hiç erkek yok mu? Der.
Aldığı cevapla kanı donar sanki komutanın:
-Köyümüz bütün erkekle doludur komutan evladım; bizi beğenmedin mi? Hiçbir işimiz geri kalmadı.
Evvelce nasıl isek gene öyleyiz. Bağrımıza kara taşlar bağladık; düşman mahvoluncaya kadar dayanacağız. Allah bana o günü göstermeden canımı almasın.

4 Eylül 2019 Çarşamba tarihinde eklendi ve 97 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız