Küçüklere Acımak Ve Büyüklere Saygılı Olmak

Hüseyin KOÇ

Hüseyin KOÇ
  • camlikgazetesi@gmail.com

Ebû Abdullah ibn-i Dübeysî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh ve hadîs âlimidir. 557 (m. 1162)’de Irak’ta Vâsıt şehrinde doğup, 637 (m. 1239)’de Bağdad’da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshâbına karşı buyurdu ki:
“Siz, öyle bir zamanda geldiniz ki, Allahü teâlânın emirlerinin ve yasaklarının onda birini yapmaz iseniz, helak olur, Cehenneme gidersiniz. Sizden sonra öyle Müslümanlar gelecek ki, Allahü teâlânın emirlerinin ve yasaklarının onda birini yapabilseler, Cehennemden kurtulurlar.”
“Ümmetimden iki sınıf düzelirse, bütün insanlar düzelmiş olur. Bozuldukları vakit, bütün insanlar da bozulur. Bunlar da; âmirler ile âlimlerdir.”
“Sâdık ve emîn tüccâr, kıyâmet gününde şehidlerle beraberdir.”
“Rızkın onda dokuzu ticârettedir.”
“Kazancın en faziletlisi, elle kazanılandır.”
“Kazanan rızıklanmıştır. İhtikâr (karaborsacılık) yapan ise lanetlenmiştir.”
“Satın alınan bir gömleğe verilen paranın onda dokuzu helâl ve onda biri haram para ise, bu gömlekle kılınan namazı Allah kabûl etmez.”
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onun yardımına koşar. Onu küçük ve kendinden aşağı görmez. Onun kanına, malına, ırzına, namusuna zarar vermesi haramdır.”
“Allaha yemîn ederim ki, bir kimse kendisine yapılmasını sevdiğini, din kardeşi için de sevmedikçe îmânı tamam olmaz.”
“Kötülüğünden komşusu emîn olmayanın, Allaha yemîn ederim ki, îmânı yoktur.”
“Kalbinde merhameti olmayanın îmânı yoktur. İnsanlara merhamet edene, Allah merhamet eder.”
“Küçüklerimize acımayan ve büyüklerimize saygılı olmayan, bizden değildir.”
“İhtiyârlara saygı gösteren ve yardım eden, ihtiyârlayınca, Allah ona da yardımcılar nasip eder.”
“Yanında birini gıybet edeni susturan kimseye, Allah dünyâda ve âhirette yardım eder. Gücü yeterken susturmazsa, Allah onu dünyâda ve âhırette cezalandırır.”
“Din kardeşinin ayıbını, utanç verici hâlini görüp de, bunu örten, gizleyen kimse, İslâmiyetten önce Arabların yapdıkları gibi, diri gömülen kızı mezardan çıkarmış, ölümden kurtarmış gibidir.”
“İki arkadaştan Allah indinde daha iyi olanı, arkadaşına iyiliği daha çok olanıdır.”
“Birinin iyi veya kötü olduğu, komşularının onu beğenip beğenmemesi ile anlaşılır.”

Her insan, önce dinini öğrenmelidir

Dünyanın neresinde olursa olsun, her insana önce lâzım olan şey, dînini, imanını öğrenmektir. Din, eskiden İslâm âlimlerinden kolayca öğrenilirdi.
Şimdi, âhir zaman olduğu için, hakiki bir din âlimini bulmak çok zor oldu. Cahiller, İngilizlere satılmış olan ahmaklar, din adamı olarak her tarafa yayıldı. Şimdi dîni, imanı doğru olarak öğrenmek için tek çare, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumaktır. İslâm düşmanları, gençleri aldatmak için, bozuk din kitapları yayıyorlar.
Hakiki din kitabı bulup okumak, çok güç oldu. Gençler, muhtelif oyunlara bağlanıp, hakiki kitap bulmaktan ve okumaktan mahrum edilmektedir.
Birçok gencin, oyundan başka bir şey düşünmediklerini görüyoruz. Bu hastalık, gençler arasında yayılmaktadır. Müslüman ana-babaların, çocuklarını bu hastalıktan korumaları çok lâzımdır. Çocuklarına dinini haber vermeleri ve din kitabı okumaya alıştırmaları lâzımdır...
Bazı ahbaplarımızın çocuklarının zararlı oyunları oynamaktan yemek yemeyi bile unuttuklarını görmekteyiz. Böyle çocukların, okul kitaplarını bile okuyup sınıf geçmeleri imkânsız olmaktadır. Anaların, babaların çocuklarına hâkim olmaları, kitap okumaya alıştırmaları lâzımdır. Bunun için, “Hakikat Kitabevi”nin yayınladığı (İslâm Ahlâkı) kitabını okumalarını herkese tavsiye ediyoruz. Bu kitabı bulup okuyan, dînini, imanını öğreneceği gibi, İslâm düşmanlarının nasıl çalıştıklarını da anlayacaktır. Analar, babalar bu vazifelerini yapmazlarsa, dinsiz, imansız bir gençlik hâsıl olacak, vatanımıza, milletimize çok zarar verecektir.
Ehl-i sünnet âlimlerinin Allah rızası için yazdıkları kitapları bulup okumak lâzımdır. (Se’âdet-i Ebediyye) kitabı da, genç Müslümanların cahil kalmaması, bir yere kapanıp hurâfe kitapları okumakla, nafile ibadetlerle ömrünü çürütüp, farz olan çalışmaktan kaçanları gaflet uykusundan uyandırmak için yazılmıştır. Bu kitap yalnız okumak için değil, anlayıp ona göre çalışmak, fen bilgilerinde de kâfirlerden ileri geçmek için yazıldı...
Dinimiz, hiçbir zaman hayatın idamesini temin edecek faaliyeti aksatan bir ibadet emretmiyor. Allahü teâlâ; “sizleri müşkil duruma sokacak bir ibadet emretmedim” buyuruyor. Dînî vecîbelerin ifasında her şeyi kolaylaştırmış, sadeleştirmiştir.
Genç kardeşlerim! Müslümanlık, dünya ile alâkasını kesip, herkesi, her şeyi kötü gören, üzülen, hayatı kendine zehir eden “yaşayan ölü” gibi olmak değildir. Her Müslümanın, gelecekte ekmek parası sâhibi olmak, İslamiyete ve Müslümanlara faydalı olmak için düşündüğü gayeye varması için çalışması, birinci vazifesidir..

12 Eylül 2019 Perşembe tarihinde eklendi ve 155 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız