Batı ve İslamofobi - 1

Kemal Emre AKDERE

Kemal Emre AKDERE
  • camlikgazetesi@gmail.com

Batı'nın, kendi kimliğini ötekisi üzerinden üretmesi, kendini öyle tanımlaması Batı medeniyeti olgusunun bu temelde zihinsel olarak tasavvuru yeni bir olay değildir. Haçlı ruhu, öteki olarak tanımlanmış İslam düşmanlığı üzerinden, bütün Orta Çağ'ı kuşatan anılar ve hikayeler üzerine inşa edilmiş sağlıksız ve düşmanlığa hizmet eden bir düşüncedir.
Oryantalizm diye anılan, Batıda Doğuyla ilgili düşünceler veya hikayeler yazan, kimi gezginlerin, kimi diplomatların, bazen de askerlerin düşüncelerinden oluşan çoğu afaki bilgilere dayanan hikaye, roman, denemelerle oluşturulmuş İslam düşüncesi sağlıktan yoksun oluşturulmuş düşüncelerdir. Sadece kendi kaygılarını bu yazılara taşımışlardır, temelde bu yapılan doğunun bütün maddi-kültürel varlığının fark edilip, dönüştürülmesi batılıların sömürüsüne açık hale getirilmesi amacına yöneliktir.
Burada problem, Batı’nın İslam dünyasına karşı ürettiği önyargılı tutumun, "İslami fobi" etrafında günümüze kadar taşınmış olmasıdır. Bunu, Almanya'da yaşayan Türklere karşı kundaklama olaylarında, Amerika'daki Müslüman topluluklara karşı ayrımcı davranışlarda, Filistin'de toprakları işgal edilen Müslümanlar'a uygulanan İsrail zulmü karşısında, Batılı devletlerin dış politikalarında net bir şekilde görmek mümkündür. Batılı bir vatandaş öldüğünde bütün medya organları bunu dünyanın en önemli olayı gibi sunarken, on binlerce Afrikalı veya Müslüman ölürken, bırakın haber vermeyi gizlediklerini bile düşündüğümüz olmaktadır. Arakan da yaşananların sadece haber olarak dahi önem sıralamasında ki seçimi, keza yine şu anda ki Kudüs zulmünü  haber olarak işleyişlerinde sanki orayı işgal etmek haklarıymış gibi bir haber veriş duruma hâkimdir.
İslamofobi üzerinden, bazı batılıların nefrete ve suçlamalara açık sorunlu insanları belki belli ölçülerde tatmin edebilir. Ama sağlıklı insanların küreselleşme sürecinde ihtiyaç duyduğu,  barış içinde farklı kültürleri anlama ve birlikte yaşama gibi, ihtiyaçlarına asla cevap veremeyeceğini batılı dostların artık görmeleri gerekir. Aslında doğuyla-Batı'nın, İslam ve diğer dinlerin birbirlerinden korkarak değil, birbirlerini anlayarak, yaşama haklarını kabullenerek küresel sürecin imkanlarını kendisi ve ötekisi için bir refaha ve barışa dönüştürmeye çabalamaları gerekirken, kendi algılarını ve siyasi amaçlarını dinsel olarak sunarak halka korku ve nefrete dayandırılan İslamofobi'ye çevirmeye çalışılmasını anlaşılır bir durum değildir. Sürecek.

7 Şubat 2018 Çarşamba tarihinde eklendi ve 828 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız