Beyza, İbrahim abi, Münevver

Arzu KÖYLÜOĞLU

Arzu KÖYLÜOĞLU

Ne garip ne acımasız bir dünya da yaşıyoruz bir varmış bir yokmuş misali. Dün doğum gününü kutlarken sevdiğin insanın, ertesi gün ölüm haberini alıyorsun. Böyle olmuştu Beyza.  Güzeller güzeli Beyza.  Hayatının baharındayken yeni yaşını sevdikleriyle kutlamıştı mumunu üflerken ne dilekler tutmuştu belki de.  Hayalleri vardı yapacak çok şeyi vardı. Yakın dostlarımın yeğeniydi facebook sayfamda görmüştüm ilk kez Beyza’yı. Daha önce hiç tanışmamıştık karşılaşmamıştık. Doğum gününü kutluyorlardı. Adı gibi ak bembeyazdı gülümsüyordu. Çok güzeldi. Çok hanım çok da cana yakınmış duyduğuma göre bakmaya kıyamazsın dişleri yüzü gözleri parlıyordu. Kimin aklına gelir ertesi gün herkese veda edeceği kim der 16. yaşını doldurmadan ölüp gideceğini. Yüzüne baktıkça ölüm kelimesini hiç yakıştıramıyorsunuz ona. Kabullenemiyorsunuz mantığınız almıyor.  Nasıl yani diyorsunuz hiç tanımadığınız gencecik güzeller güzeli Beyza’yı toprağa verirken içiniz acıyor yanıyor. Elim bir kaza sonucu vefat etti Beyza. Bu kadarmış buraya kadarmış. İsminin diğer anlamı gibi günahla kirlenmemiş bir melek olarak gitti öbür tarafa. Sevdiklerine doğum gününde veda etti. 16 yaşının güzelliğini ergenliğini yasayamadan.Allah ailesine sevdiklerine sabır versin mekânı cennet olsun. Geride bıraktıklarının içine ateş düşürdün yaktın kavurdun. Ah be Beyza.
İbrahim abi. Dünyanın en saygılı en sessiz insanı kim deseniz cevabım İbrahim abi olurdu.Ailesini ve kendisini yakından tanırdım saygılı yardımsever fedakâr insandı babaydı eşti abiydi İbrahim abi. Sağlık sorunları vardı. Onlara rağmen isyan etmez hep şükrederdi kimseyi incitmezdi kibar işinde gücünde bir polis memuruydu. Yolda karşılaştığımızda selam verir hal hatır sormadan geçmezdi. Yüzümüze hiç bakmaz kafası yerde konuşurdu ne efendi ne saygılı bir adam diye hep konuşurduk arkasından. Ama yaptığı son kaza onu çok etkilemişti. Adı üstüne kazaydı. Çarptığı çocuğun vicdan azabından kurtulamadı yediremedi kendine karıncayı incitmeyen kimseye saygıda kusur etmeyen İbrahim abi vicdanına merhametine söz geçiremedi huzursuzdu. Telaşlıydı. İstemeden küçük bir çocuğun ölümüne sebep olmuştu vicdan muhasebesinin altından kalkamıyor hep altında kalıyordu eziliyordu. Kaza yaptığı çocuğun ailesinin kapısına gitmek istemiş aile görüşmek istememişti onların da ciğeri yanıyordu hak veriyordu ciğerlerini yakmıştı bunu kabullenemiyordu istemeden yapmıştı yapılan teselliler ona kâr etmiyordu huzursuzluğun uykusuz gecelerinin farkındaydı eşi canan abla çocukları annesi babası kardeşleri hepsi bir olmuştu ıbrahim abi için hepsi huzursuzdu tedaviler görmüştü ama vicdanını susturamamıştı. Yaşam enerjisi sönmüştü ailesi hep destekti arkasındaydı yetmiyordu ona. Sığmıyordu hiçbir yere. Bir gece bu acılarıyla birlikte yaşamına son verdi. Herkesi yasa boğdu. İster miydi arkasında gözü yaslı aslan gibi 3 oğlunu eşini anasını babasını bırakmak. Belki de vicdani böyle susacaktı böyle rahata erecekti dualarımız seninle İbrahim abi seni hiç unutmayacağız sen kimseyi incitmedin merttin merhametliydin yükün çok ağırdı taşıyamadın yapamadın. Yüreğin merhametin çok büyüktü.  Yattığın yer nur olsun.
Münevverle hiç tanışmadık çocukluğunu biliyorum küçücüktü.  Annesi Halide ablayla gezerdi. Güzel yüzlü upuzun rapunzel saçlı Münevver. Çok yakın dostumun yeğeniydi annesi Halide abla halaları mükemmel insanlardı. Münevver de öyleymiş genç yaşta ailenin sorumluluğunu almış sırtına yaşından büyükmüş olgunluğu. Maaşıyla kendine değil kardeşine mont almış böyle fedakârmış güzel münevver güler yüzlü cana yakınlığı misafirperverliği dillere destanmış. Doktor hatası sonucu vefat etti dediler düşüp kas yırtılması sonucu hayatını kaybetti ne acılar çekmiş o küçücük bedeni o acı çekerken annesi Halide abla da çekmiş kızıyla beraber uykusuz geceler dinmeyen ağrılar derken kaybettim kızımı deyip tutamadı gözyaşlarını babasından yoğurt çorbası istedi hastanede yatarken dedi. Ben de ağzına meyve suyu verirken gitmedi yavrumun boğazından orda anladım ona bir şey olacağını dedi.  Bir annenin çaresizliği ciğerlerinin paramparça olması yüreğindeki ateşin alev alması haykıramaması bu.  Evlatlarıyla imtihan edilen aileler. Allah kimseye yaşatmasın Münevver’e bakmaya doyamıyorsunuz. Bebek yüzlülüğü masumiyeti neşesi dünyaya bedel kaç insan bacağındaki yırtılma sonucu ölür. Evinizin neşesi gözbebeği artık yok ve olmayacak ne acı nasıl bir imtihan bu diyorsunuz. Yaşıtları gibi gezip tozmak yerine babasına destek olup kendi ihtiyaçlarını karşıladı sorumluluğunun fazlasına sahipti. 2018 yolun başında aldı sevdiklerimizi sağ gösterip sol vurdu oysa sevdiklerimizi alma demiştik gencecik bedenler verdik toprağa. Ayrı ayrı hikâyeleri var hepsinin hürmeti saygısı hiç bitmeyen yüzünden gülücük eksik olmayan münevver bu sefer arkanda acı bıraktın beklenmedik ölümün aileni sevdiklerini arkadaşlarını yıktı geçti. Asil ailenin asil kızıydın sen. Asilliğin olgunluğun fotoğraflarına yansımıştı. Mekânın cennet olsun geride bıraktıklarına sabır diliyorum. İbrahim abiyi yıllardır tanıyordum ama Münevver ve Beyza’yla hiç tanışmamıştık burada köşemde yazmak istedim birilerinin acısını paylaşmak yazmak için tanımak gerekmiyormuş gencecik fidanları toprağa vermek acıtıyor insani yüzlerine bakınca fotoğraflarını görünce içim yandı hislerimi burada dile getirmek istedim. Yaşarken tanışamasak da şimdi buradan bir şeyler söylemek istedim. Üç genç ölüm üçü de çok sevilen dünya iyisi insanlar. Allah daha çok seviyormuş demekten başka bir şey gelmiyor elden. Onlarda atlarına binip gittiler iyilikleri ve güzellikleriyle daha fazla kirlenmediler bu dünyada daha fazla dünyanın kahrını çekmeden çekip gittiler hiç dönmemek üzere. Ama biliyoruz ki onlar hep sevdikleriyle beraber onların hep yanındalar kim bilir belki de en güzel köşeden izliyorlar sevdiklerini. 

7 Mart 2018 Çarşamba tarihinde eklendi ve 1010 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız