“Zeytin Dalı Harekâtı”nın Yanındayız...-2

Kenan EROĞLU

Kenan EROĞLU

Odgurmuş: Evet hedefimiz terör yuvalarını dağıtmaktır.

Monşer-Usta: Diyelim işi bitirdik bölgeden teröristleri temizledik ve Suriye’den ayrılmak noktasına geldiğimizde: Temizlediğimiz bu bölgeyi kime bırakacağız?  Özgür Suriye ordusuna mı, yoksa Suriye hükümetine mi?

Yok, öylece bırakıp gerisin geri dönecek miyiz?

Bak bu soruları daha çoook uzatabilirim. Bu soruların cevabı yok.

 Odgurmuş: Öncelikle şunu kabul etmek lazımdır ki, yeryüzünde bulunan ülkeler gibi komşularımızla olan ilişkilerimiz de her zaman iyi gidecek diye bir kural olmadığı gibi her zaman kötü gidecek diye de bir kural yoktur. Bu yüzden dünya şartları neyi gerektiriyorsa ve ülkemizin gerçekleri neye elveriyorsa komşularımızla olan ilişkilerimiz ona göre şekillenir.

 Bu yüzden, dün şunu yapmıştın da bu gün neden böyle davranıyorsun gibi çok sathi bir davranış içerisine girmenin bir anlamı yoktur. Biz kendimizi ve ülkemizi biliyoruz ve şartlarımız neye elveriyorsa ona göre kararlar alıyor, ona göre adımlar atıyoruz. Fakat düşünmemiz gereken çok önemli bir faktör daha vardır ki o da bizim dışımızda bölgede hesabı olan büyük devletler ve onların hesaplarıdır. Bu durumu göz ardı edemeyiz. Suriye’de kriz çıkmadan önce elbette ilişkilerimiz çok çok iyi gidiyordu. Konu bize ve Suriye’ye kalsa idi durum bu günkü noktalara gelmezdi. Fakat hepimiz de biliyoruz ki ülkemizin attığı her adımın karşısına bir engel konulduğu da ayrı bir gerçektir.

 Bu yüzden dün şunu demiştin de bu gün neden bunu böyle diyorsun, dün şöyle yapmıştın da bu gün neden böyle davranıyorsun demek abesle iştigal etmektir.  Ülkenin menfaati neyi gerektiriyorsa ona göre davranılır. Ülkelerin ebedi dostlukları olmadığı gibi ebedi düşmanlıkları da yoktur. Bizim tarihten gelen ebedi düşmanlık yapacağımız ülkeler başta Rusya olmak üzere İngilizlerdir. Fakat görüyorsunuz ki Bu gün Rusya ile pek çok konuda birlikte hareket ediliyor. Yarın bakarsınız ülke menfaatleri çakışır ve Rusya ile ilişkiler bozulabilir.

Ayrıca “devlet aklı” bizim düşündüğümüz şekilde işlemez. Devlet bekler, bekler ve bekler. Fakat günü gelince de gereken ne ise onu yapar. Yukarıda da belirttim. Elimizde hangi istihbarat verileri, hangi devletlerle aramızda yapılan anlaşmalar var. Hangi dost-düşman devletlerin yöneticilerinin bilgileri var ki de ona göre konuşuyoruz.

Her hangi bir konuda konuşurken biraz daha dikkatli konuşmak gerekir. Ayrıca herkes bildiği konuda ya da mesleği ne ise o konuda konuşmalı. Herkes bir birinin işine karışır, bilip bilmeden konuşursa ülkede kargaşa meydana gelir. Herkesin her konuyu bilme imkânı yoktur. İnsanın bilmediğin bilmesi de önemli bir erdemdir.

   ***********************

 (1)- “Monşer-Usta”: “Batı özentisi içinde olan”, “cehaletinden rahatsız olmayan”, biraz sağcı, biraz solcu, biraz ülkücü, biraz liberal, biraz Kemalist, biraz laik ve her halükarda halkını geri-sürü gören hayali bir şahsiyet

(2)- “Odgurmuş”: Kadim kitabımız Kutatgu Bilig’de “Kanaat-Akıbet” manasına gelen şahsiyet.

13 Mart 2018 Salı tarihinde eklendi ve 356 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız