TOPLUM VE DEĞERLERİ

Toplumumuzun kanayan yarası ve çoğu zaman hepimizin şikayet ettiği ama bir türlü bununla ilgili bir çalışma yapılmayan bir konu , değerler… Bize ait olan bizden bir parça olan bir duruştur ‘Değerler’ ne hikmetse biz ise bizden olmayan herşeyi alırız bizimmiş gibi davranmayı seçeriz. Gittikçe de yok olan bir kültürü buluruz karşımızda.

Affetme, itaatkarlık, eli bolluk, koruma iç güdüsü, cesaret, liyakat ve sayamadığım bir sürü şey… Toplumumuzun çoğu tarafınca kabul görmüş bize ait olan bu kavramlar; diğer değişle bizim mutlu olmamızın standartları, çizgileridir. Bu değerler aslında bizim birikim dünyamız, köşede duran içine sürekli para attığımız bir kumbaraya benzetir isek yatırım yapan ve zamanı geldiğinde bundan faydalanan insanlardık biz. Şimdilerde bunları unutmuş çıkarlar üzerine bir hayat kurmuş kişiler haline geldik. Yozlaştık galiba… Kendimize yatırım yapmayı bir kenara bırakarak… Çocuklarımızı ise okullarda robotlaştırma yönünde hızla ilerliyoruz. Dört duvar arasında, toprağa değmeden çocukluğunu yaşamadan, değerlerini benimsemeden, sorgulama yaptırmadan büyüyorlar…

Yozlaşma, rutubetli bir ev gibidir içerisine girersiniz ama sizi içten çürüttüğünün farkında değilsinizdir. Size güzel görünür ama zamanla yok oluyorsunuzdur. İş işten yok olmaya mahkum olmadan bize zarar veren bütün unsurlar köklü tespit edilmez ise DEĞERLER sadece kağıt üstünde yapılmaya devam edecektir.

Değer eğitimi herkesten başlamalı, bununla ancak toplum düzelebilir. Bireye indirgemeden sadece kağıt üzerinde birkaç oyun ile afiş ile pano ile olacak bir düzen değildir değerler. Herkes üzerine düşeni yapmalı kendisinden başlamalıdır çok geç olmadan…

Bir toplumun özü, kendisine ne kadar sahip çıktığı kadardır. Gelin toplumumuza sahip çıkalım.

13 Mart 2018 Salı tarihinde eklendi ve 484 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız