Otizm

Her Nisan ayının 2. günü Otizm farkındalık günü olarak gündeme gelir, ancak otizmli çocukları senede bir gün hatırlamak çok acı bir durum. Maalesef yılın bir gününde hatırlamak hatırlatmak çok acı.
Otizmli ailelerin çektiği zorlukları, çocuklarının eğitiminin yetersizliğini, toplumun görmezlikten gelmesi engelleri aşmayı çok zorlaştırıyor. Sağ olsun devletimiz ayda 8 saat bireysel, 4 saat grup eğitimi masrafını karşılıyor. Ama ayda 12 saatlik eğitim yetersiz kalıyor. Daha çok eğitim almaları gerekir. Çünkü otizmin bilinen tek tedavi yöntemi yoğun eğitimdir. Gelişmiş ülkelerdeki otizmli çocukların eğitimi ülkemizdeki eğitimin çok üstünde. Bizler de gelişmiş ülkelerdeki eğitimin ülkemizde de aynı olmasını istiyoruz. Ayrıca ülkemizdeki mevcut sosyal imkânların paylaşımında da bu sorunla mücadele eden aileler eşit miktarda istifade etmelidir.
Milletimiz bu sosyal soruna belirli ölçülerde duyarlı ancak senede bir gün sadece sosyal medya duyarlılığıyla yoğun olarak otizmli çocukları hatırlar ve sonra unuturuz. Temelde yapılması gereken ise sosyal tesisleri çoğaltılıp bu çocukların sosyalleşmeleri sağlanmalı, toplumda varlıkları benimsenmeli, aileleriyle birlikte yalnızlığa terk edilmemelidir yoksa senede bir gün hatırlanıp, tv programlarında sosyal medyada anılmaları yetersizdir. Zaman zaman haberlerde de duyarız: Efendim¸ Ayşe otizimi yendi, Ahmet de yendi, gitar çalıyor, yüzüyor, şarkı söylüyor çok güzel. Lakin o imkanlar öbür çocuklara da tanınsa onlarda yenecek, otizmi yenen çocukların ailelerinin maddi durumları iyi olanlardır. Maddi durumları iyi olmayan aileler eğitim aldıramıyor, yüzmeye gönderemiyor, çocuklarının sosyalleşmesine maddi imkânsızlıklardan dolayı katkıda bulunamıyorlar ve ailelerde üzüntülerinden hayatta kopuyorlar.
1980’ler 2500 kişiden biri otizmli doğarken, şu anda 68 çocuktan biri otizmli doğuyor. Yani otizm her geçen gün artış gösteriyor. Otizim her an aile yuvası kuran her çiftin başına gelebilecek bir potansiyel bir sorundur. Otizmli ailelerin çalışma hayatında bile aksamalar oluyor. Çünkü aileler sabahlara kadar uykusuz kalıyor. Hiç uyumadan işe geliyorlar dolayısıyla iş performansı düşük kalabiliyor. Ancak maalesef ki toplumumuz bu konuda yeterince duyarlı değil. Bu tip sorunları STK’lar devletle iş birliği içerisinde çözüm üretmelidir. Gelin Hep birlikte el ele tutalım onların dünyasına bir ışık yakalım. Gelin hepimiz otizm çözümü olmayan bir hastalık değil de yoğun gayretle çözülebilecek bir sorun olduğunu öğrenelim.
Özetle otizm ile ilgili sosyal politikaların hayata geçirilmesi için, ilk önce zihni bir değişime imza atalım. Mesela otizmi bir hastalık olarak değil de, otizmli çocukların daha fazla ilgi bekleyen çocuklar olarak görülmesi ve ona göre bir eğitim müfredatı ve sosyal hayat imkânı sunacak bir ortam hazırlanması ve aynı zamanda bu çocukları normal hayata adapte edecek bir çalışma içine girilmesi gerektiğini zihinlerde kabul etmekle işe başlayalım. Tüm bu bahsi geçen süreçler hayata geçirildiği zaman görülecektir ki, otizmli çocuklar çok kısa bir sürede asgari hayat koşullarına, normal bir insanın standartlarında dâhil olacaktır. Zira bu imkânları bulan çocukların normal hayata adapte olduğu verilerle ortadadır. Buradaki sorun bu imkânı maddi olumsuzluklardan dolayı elde edemeyen otizmli çocukların çektiği sıkıntılardır. Bu noktada sosyal devlet devreye girmeli ve sosyal politikalar hayata geçirilmelidir ve sivil toplum kuruluşları da kendilerine düşen sosyal sorumlulukları yerine getirmeli, taşın altına elini sokarak otizmli çocukların mutlu yarınlara kavuşması için gerekli faaliyetleri yapmalıdır.
Şuna emin olalım ki otizmli çocukların kocaman yürekleri var,  onlar bizi saf ve temiz duygularla seviyor. Bizde onları sevelim, dünyamıza onları da alalım.
Gelin otizmi hayatımızdan hep birlikte atalım.

23 Mart 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 5743 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız