Otoriter, demokratik ve ilgisiz aileler

Dilara BATUR

Dilara BATUR
  • camlikgazetesi@gmail.com

Evlilik ve kan bağına dayanan; karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. 
Evet, sözlükteki tanımı budur ailenin. Biz aileye kendi penceremizden bakacak olursak bir çok tanımını yapmak kaçınılmaz olacaktır. Aile dendiğinde hepimizde olduğu gibi akla ilk gelen anne, baba ve çocuktur. 
Her anne baba, bir zamanlar çocuk olmuş ve her çocuk da bir gün anne baba olacaktır. Böyle düşündüğümüzde eğitimin ilk olarak ağlandığı yerin aile olduğunu söylemek mümkündür. Toplumumuzda eğitimin okullarda sağlandığı düşünülür fakat çocuğun gelişiminde ailenin etkisi ilk yedi yaşa kadar %70 'ini oluşturuyor. 
Anne babanın, çocuğa karşı ilgisiz oluşu onun eğitimini olumsuz olarak etkiler. Çünkü bir çocuğun gözlerini dünyaya açtığında yanında olan sadece anne ve babasıdır. Yanlışı da doğruyu da öğreneceğimiz ilk yer ailedir. 
Eğer aile ilgisiz olursa çocuk bunları nereden öğrenebilir? İlgisizliğin tam aksi bir durum da toplumumuzda söz konusudur. Bu aileler otoriter bir yapıya sahiptir ve ben babayım ben anneyim, benim söylediğim benim istediğim olsun isterler. Bu bireylerin geçmiş hayatlarına bakacak olursak onların da otoriter bir aile yapısına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Hepsinde durum aynı değildir tabi. 
Kendisi otoriter bir aileye sahipse çocuğuna aynı şekilde davranmak istemeyen anne babalar da vardır. Otoriter anne babaya sahip olan çocuklarda kendi isteklerini, düşüncelerini, eğilimlerini dile getirmesi, istediği yönde davranması hiç kolay değildir. Buna bir örnek verecek olursak; bir çocuk müziğe yatkın olduğunu ve bu yönde eğitim almak istediğini söylediğinde aile bu görüşü kabul etmiyorsa ya da istediği tamamen farklı bir alansa onu kısıtlayacak ve hatta engelleyeceklerdir. Bu aileler kararı veren her zaman kendileri olsun isterler. 
Çocuklarını bu baskıyla yetiştiren ailelerin tutumları kendilerine göre ne kadar doğru olsa da bana ve bence bir çoğunuza göre de yanlıştır. Büyüdüğünde kendi ayakları üzerinde durması gerektiğinde ne yapacağını şaşırmış bireylerin meydana gelmesi elbette kaçınılmaz oluyor. Kendi gözlemlerimden örnek verecek olursam; otoriter bir aile yapısında dünyaya gelmiş, hayatını devam ettirmiş bir çok insan var çevremde. 
Bu insanlar baskıyla büyüdükleri için üniversite hayatına adım attıklarında ailelerinin yanında olmamasını, onların baskılarından olmalarını fırsat bilerek bugüne kadar yaşamadıkları, görmedikleri onlar için merak uyandıran ne varsa denemek istiyorlar. Birçoğu yanlış seçimler, yanlış tercihler yapmaktan kendini alıkoyamıyor. Bütün bunlarla karşılaşmamak için en doğru ve en güzel yolun demokratik aile yapısında olduğuna inanıyorum. Karşılıklı iletişimin güçlü olduğu, anne, baba ve çocukların birbirini anlayıp ona göre davrandığı ve en önemlisi empati kurmayı başarabilen bir aile yapısına sahip bireylerin daha sağlıklı ilişkiler kurabileceği kanaatindeyim. "Ben babayım, benim istediğim olmak zorunda." gibi cümlelerin yerine "Acaba çocuğumun bu konudaki fikri ne, o ne ister?" gibi cümleler kullanılmalı. 
Bana soracak olursanız her zaman düşüncelerime saygı duyan bir ailem var. Benim verdiğim kararlarda beni sonuna kadar destekleyen, yanlışlarımı beni kırmadan dile getiren bir aile... Karar vermeden önce düşüncelerimi rahatlıkla paylaşabildiğim, önerilerini dikkate alıp ona göre davrandığım bir aile... 
Sağlıklı bir birey yetiştirmede ilk adım ailedir ve siz de geleceğe kendinizden bir parça olarak sağlıklı bireyler bırakmak istiyorsanız önce sevin, sonra saygı duyun ve en önemlisi onların da bir fikri olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

29 Mart 2018 Perşembe tarihinde eklendi ve 1009 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız