Çocuk Eğitiminde Babanın rolü

Sema YILDIRIM

Sema YILDIRIM

Çocuktum, annemden " Baban akşam eve gelsin görüşürüz.. babana söyleyeceğim, baban kızar, babanı arıyorum, bıktım birazda baban baksın vs". diye uzayan öfke ifadelerini hep duyardım..
Annem benimle baş edemediğinde son çare olarak "baban akşam eve gelsin görüşürüz" cümlesini kullanırdı  vede babam eve geldiğinde annem tarafından babama şikayet edilirdim. Halbuki babamı zaten kısa bir zaman diliminde görmekteydim. Bu kısa zaman diliminde ya azar işitmekte ya da cezalandırılırdım.
Üstelik babam ile aramızda geçen bir olaydan dolayı değil, babamın tamamen dışında olduğu bir olaydan. Babamın eve gelir gelmez, daha halimi hatrını sormadan yaptığım yaramazlıkları sorması ya da cezalandırması babamla aramızdaki ilişkiyi bozuyordu. Bazende vurdumduymaz davranıyordu. Gün boyu beni özlediğinden akşam eve geldiğinde yaptığım her  olumsuz ya da yanlış davranışı hoşgörüyor, hatta annemin kızmasına dahi izin vermiyordu. Böyle yapıncada annemin üzerinde kurduğu tüm otorite yerle bir oluyordu.

Halbuki; babamla sohbet etmek, oyun oynamak benim için çok değerliydi. Babamı zaten sınırlı bir vakitte görüyor bunun için de akşama kadar bekliyordum. Hatta uykum geldiği halde babam gelene kadar uyumamak için direnir sonunda bir koltukta uyuyakalırdım. Öyle ki babamla aramizdaki yetersiz veya hatalı bir ilişki benim tüm hayatını olumsuz yönde etkileyebilecek adımlara zemin hazırlarken, tam aksine sağlıklı bir ilişki ise pek çok önemli avantaj sağlıyordu.

Peki neydi bu avantajlar?
- Annemle sevgiyi ve güvenmeyi öğrenirken, babamlada toplumsallaşmayı, yani kurallara uymayı, paylaşmayı ve problem çözmeyi öğreniyordum.
- Daha özgüvenli oluyordum:
Babamla ile iletişimim iyi olduğundan hem okul hem de okul sonrasındaki iş ve sosyal yaşantılarım daha yolunda gidiyordu. Çünkü babam benim gözümde daha güçlü ve daha akıllıydı. Bu nedenle daha çok saygı uyandırırdì. Babamın manevi olarak destekleyecek olması ve onun gücü, bende “ben başarabilirim” duygusunu hissettiriyordu. 
Arkamda babamın olduğunu bilmek her zaman girişimcilimi arttırıyordu.
-Kendimi daha güçlü hissetmemi sağlıyordu; 
Babamın sevgisi verdiği güveni , psikolojik olarak kendimi daha güçlü hissetmemi sağlıyor. Bu da hayatın içerisinde karşılaştigim streslerle daha iyi mücadele edebilmeme katkıda bulunuyordu. 
- Zihinsel gelişimimde yine babamın rolü çok önemliydi. Babam benimle ne kadar çok oynar, iletişim kurarsa,  zekâ'm da bir o kadar gelişiyordu. Babam beni daha bağımsız davranmaya ve çevrelerimizi keşfetmeye  cesaretlendiriyordu.

***

Peygamber Efendimiz de her zaman çocuklarına, torunlarına karşı çok şefkatli, anlayışlı davranırdı. Onca önemli işleri arasında bile çocuklarını öper, onlara çokça zaman ayırırdı. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i sırtına alır dolaştırırdı. Gene böyle yaptığı bir sırada, Hz. Ömer içeriye girdi ve çocukları böyle şerefli bir yerde görünce, “Ne güzel bineğiniz var” dedi. Hemen Allah Resulü şöyle buyurdu: “Ya, ne güzel süvariler onlar.” İşte Peygamber Efendimiz torunlarını, çocuklarını böyle onure ediyor seviyordu.

***

Hayattaki en değerli şeylerden biri; yaşadığınız bir olumsuzluk karşısında, anne-babalardan duyacağınız “biz yanındayız” cümlesidir. Çocuklarınızın, anneleriyle olduğu kadar babalarıyla da bağlılık ve güven ilişkisine, ilgi ve sevgisine ihtiyaçları vardır. Babanın çocuğun hayatındaki önemi gözardı edilmemeli ve baba çocuğuyla daha çok vakit geçirmelidir.
Sevgiyle, sağlıcakla ve takipte kalın.

11 Nisan 2018 Çarşamba tarihinde eklendi ve 3460 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız