Ramazandan habersiz oruç tutmak

Tarık YILMAZ

Tarık YILMAZ

Zamanın birinde ben diyeyim seksen siz deyin yüz sene evvel mevsim kış.

Rivayet o ya; yol bel kapalı. Mektep medrese nerde? Kadrolu imam mı? Ne mümkün.

Köylü ne yapsın kendi yağıyla kavruluyor. Erzakını yazın temin edip, kış bastırınca evine çekiliyor.

Ahali dini bütün. Köy odasında sohbet ederken laf dönüp dolaşıp Ramazana geliyor.

Muhtar:

- Arkadaşlar Ramazan bu aylarda olacak. Köyden birisini Çayıralan'a gönderelim de zamanı öğrensin. Orucumuzu tutak, der.

Öyle de yaparlar. Bir geç, giyinir kuşanır; karlı tepeleri, yolları aşar. Çayıralan'a gelir.

O zaman Çayıralan daha da küçük bir ilçe.

Karşıdan bir kalabalık sökün etmiş geliyor. "Hayırdır inşallah" der kendi kendine bizim Derekemalli. Kalabalığa yaklaşır, selam sabah faslından sonra, sorarlar bizimkine:

-Be arkadaş kışta kıyamette ne gezersin? Bak cımcılık olmuşsun.

Bizimki cevaben:

- Ağalar Derekemal'den gelirim, Ramazanın zamanını öğrenip dönecağam, der, demesine de ahalide bir gülüşme:

- Ramazan mı kaldı? Biz bayram namazından çıktık, deyince yiğidimiz ellerini dizlerine vurarak dövünmeye başlar:

- Hey gidi Derekemal hey! Koca bir Ramazan geldi geçti de haberin olmadı.

(Çayıralan bölgesinde meşhur olan bu hikayeyi o bölgede yaşamış bir Yozgatlı olarak Derekemallıların affına sığınarak bu Ramazan ayı öncesinde paylaşmak istedim sizlerle.)

Artık ne eski kışları ne de eski Ramazanları yaşıyoruz.

Her zaman sorarım tekrar etmek istiyorum, eskiyen Ramazanlar  mı, yoksa biz miyiz?

Geçenlerde Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, trafikte nezaket seferberliği başlattı.

Bizler maalesef trafikte en yakın arkadaşına, en yakın akrabasına, otomobilin içerisindekinin kim olduğuna bakmadan ağız dolusu küfretmekten geri durmayan bir ruh halinde yaşıyoruz.

Trafikte saygının köreldiği, trafikte bağnazlaştığımız bir dönemde Ramazan aylarının ahvalini nasıl anlatabilirim sizlere.

O yüzden Ramazan’dan bir gün önce bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Malum Ramazan ayı olunca çalışmaz, plan, proje yapmaz, pek çok işi erteler, sabır sınırlarını ortadan kaldırırız.

Öyle ki, Ramazan ayının ilk gününden itibaren aile içi şiddetin arttığı zaman dilimleridir.

Hoş görü dininin, bereket ayında insanların iyilik bereketinden, anlayış, saygı ve sevgi hasletlerinden uzaklaşması garip değil mi?

Bu garipliği yaşamamak adına, Ramazandan habersizmiş gibi yaşamayalım.

Bir birimizi önce sayalım, sonra sevelim istiyorum.

Bereket ayı, dilerim önce gönül hanelerimize, sonra evlerimize, Yozgat’ımıza ve ülkemize en güzel şekilde yansır.

Ramazanı yaşamadan bayram etmeyiz inşallah.

Selam ve dua ile.

15 Mayıs 2018 Salı tarihinde eklendi ve 382 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız