Bingöl'de başladı hikaye oldu kulaklara bir küpe

Konservatuar yıllarında kıymetli bir hocam şöyle bir hikayesini anlattı. Okul bitti Bingölde bir liseye tayinim çıktı, çok heyecanlıyım, ne umutlarım var, ne hayallerim var, bir bayan olarak ayakta durmayı ve meslek sahibi olmayı başarmanında ayrı bir gururu var, okul o kadar motive ediyor ki aşık olduğum mesleği yapıyorum, her sabah geç kalmayı bırakın yarım saat önce okulda oluyorum, günler su gibi akıp geçiyor du , ilk dönemin sonuna yaklaşıyorduk ki bir çocuğun dersle alakasız hareketleri beni yoğun bir strese soktu, üzülmeye başladım ve çocuğu dersten bıraktım. Karnelere notlar yansımadan velimizin haberi olmuş, dersteydim, müdür bey beni yanına çağırdı, çaldım kapıyı girdim odaya, pos bıyıklı birisi ve müdür bey sohbetteler, müdür bey beni tanıştıştırdı Bingöllü zengin bir velimizle orada tanışmış olduk, Beyefendi hemen söze girdi, ya hoca sen bizim çocuğu neden daersten bırakıyorsun, müzik dersinden kalındığı nerde görmüş, yapma hoca düzelt bu işi, müzik dermi deyince, benim tepeden kaynar sular inmeye başladı, ellerim titriyor nasıl titriyor, yarı ağlamaklı ayağa kalktım, bu ülkeyi, bu milleti kurtaracak en büyük şeydir sanat, sanatsız toplum yok olmaya mahkumdur, müzik duygusal zekanın en büyük ilacıdır, bir toplumun gelişmişliği sanatla belli olur, v.s v.s v.s 
 Çok üzülmüştüm çok yıkılmıştım  odadan fırladım çıktım, direk eve gittim ağlamalar yolda başlamıştı, ev arkadaşlarım teselli ediyor, bende nasıl olur, ben dört yıl fakülte bitireyim biri gelsin müzik dersmi desin, neden böyle bir toplumuz diye veryansın ediyordum, bu feryat figan çok sürmedi, bir kaç gün sonra toparlandım, mecburen ikna olup okula devam etmem gerekiyordu, istifa etmeyi bile düşünmüştüm, ama çok zordu bir karardı, o yıllar ailemin halleri daha önemliydi ve kendimi onlara borçlu hissediyordum. İyi dinleyin arkadaşlar diye seslendi hocamız, bu olay geçeli on yıl olmuş, bugün ki aklım olsa asla o çocugu dersten bırakmazdım, ola ki bıraksam bile babası geldiğinde haklısın der güler geçerdim ona en yüksek notu verdim gitti derdim, çocuklar bu size ders olsun, alğılamaya açık olmayan toplumlarda fikirleriniz konusunda ısrarcı olmayın, bazen haklısınız deyip geçin, fransızca bilmeyen birine saatlerce fransızca derdinizi anlatmaya çalışmayın. 
İşte hocamın bu hikayesi hiç aklımdan gitmedi, Çünkü her yerde o Bingöllü amcayı  görüyorum. Kurumlarda, Sokakta, Otobüste, yaşadığım apartmanda, belki şaşarsınız ama gittiğim doktoru bırakın kurumun başhekimi bile Bingöllü amca oluveriyor. Yani okumaklada sadece meslek sahibi olunuyormuş onu anladık. Hocam söylemişti ya duygul zekanın önemini,  millette  EQ yok. IQ da tek başına sadece karın doyuruyor, Kargalarında zeki olduğu için ömürleri uzuyor sanırım aç kalsalar uzar mıydı? Sevgiyle kalın,  hoşçakalın,  Sanatla kalmaya çalışın.

25 Mayıs 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 1219 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız