Anadolu gencinin ekmek kapısı: KPSS

Dilara BATUR

Dilara BATUR

Geçtiğimiz pazar gününde gerçekleşen Kamu Personeli Seçme Sınavına aylarca, belki yıllarca emek veren insanlar, sabahın erken saatlerinde belki de biz henüz uyurken hayatlarını belirleyeceğine inandıkları o sınav için uyanmışlardı. 
Sınav günlerinde bir başka uyanıyor insan. Normal bir günde alarmınızı defalarca erteleyebilirsiniz fakat sınavınız varsa duyduğunuz en ufak tıkırtıyla yatağınızdan fırlayıp kalkarsınız. 
Son yıllarda yaşanan sınava geç kalma durumları hepimizi tedirgin etti ve artık daha temkinli davranmaya başladık diye düşünüyorum fakat bu sınavda da birçok öğrencinin sınava geç kaldığı için alınmadığı haberlerini üzülerek duyduk ve izledik. 
Kısmetten öte yol olmaz demişler, onlar için söyleyeceğimiz birkaç sözcükten biri de bu. Sınava giren mi daha heyecanlı yoksa aileler mi? 
Bana göre tartışmaya açık bir konu. Sınava girenler zamanın nasıl akıp geçtiğini anlamazken aileler için zaman dışarıda akmak bilmez. Ve süre biter... Uzun süre emek verilen sınav, arkasına bakmadan gitmiştir. 
Tabi ki bu son olmayacak, tabi ki yeniden gelip bizlere el sallayacak. Fakat bütün bir hayatı bir sınava bağlamak, bir sınavda takılı kalmak ne kadar doğru orası kişiden kişiye değişir. Kimileri devlet işi olsun diye durmadan yılmadan mücadele verirken, kimileri de işim olsun yeter düşüncesindedir. 
İşim olsun yeter diyenler kendini yetiştirebiliyorsa, emek vermekten vazgeçmiyorsa, çabalıyorsa ne âlâ. Eğer böyle bir gayreti yoksa işsizler ordusuna katılması da kaçınılmaz oluyor elbette. Eğitimini tamamlamış, yaşadığı şehirde iş arama gayretine girmiş insanlar için Yozgat gibi küçük şehirler her zaman dezavantaj oluyor. 
Çalışma alanları kısıtlı, iş imkanı az olan bir şehirde hayatını devam ettirebilmek adına KPSS için mücadele etmek belki de doğru bir karardır. Emek veren, verdiği emeğin karşılığını alamadığı duygusuna kapılan bireylerin sayısı gün geçtikçe artış gösteriyor. 
Unutmadan şunu da eklemek istiyorum; biz Yozgat isminin geçtiği her yerde mutlu olan insanlarız. Yozgat unutulmuş bir şehir ve hatırlanmak bizleri hep mutlu eder. Bu yıl Kamu Personeli Seçme Sınavında Türkiye’nin ilk Milli Parkının sorulduğu soruda; Yozgat Çamlığı Milli Parkı olamaz herhalde diye düşünen isimler ters köşe oldu. Yozgatlılardan bile bu soruya yanlış yanıt verenler olduğuna şahitlik ettim. 
Umarım bunun sebebi sınav heyecanıdır. E ne diyelim bu da ters köşe olanlara küçük bir ders olsun o halde. Sınavdan çıkan insanlar geçti gitti, kurtulduk diye rahatladı mı yoksa üzerine daha ağır bir yük mü eklendi orası herkes için farklı olmakla birlikte; çalışmadan, kendini denemek isteyip de girenlerin sınav esnasında ve sınavdan çıktıktan sonra daha rahat olduğuna inanıyorum. Emek olmadan en verimli toprakta bile hiçbir şey yetişmez. Umarım sizler de verdiği emeğin karşılığını alanlardan olursunuz.

27 Temmuz 2018 Cuma tarihinde eklendi ve 3224 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız