Çocuğunuz Sadece Sizin Çocuğunuz Degil!

Sema YILDIRIM

Sema YILDIRIM
  • camlikgazetesi@gmail.com

Çocuğunuz sadece sizin çocuğunuz olarak kalmayacak. Büyüyecek toplum içine girecek. Birilerinin patronu, eşi , başkanı, anne-babası vs olacak. Onları yetiştirirken olmasını istediğimiz gibi değil yetiştirdiğimiz iyi tutum ile yaklaşalım ki kişilik gelişimi sağlıklı şekilde tamamlayabilsin. 

Peki çocuğumuzun kişilik gelişimi ne zaman başlar? 
Çocuğunuzun kişilik gelişimi işaretleri doğumla başlar.
Bunlar ise kendini durgunluk, hareketlilik, annenin memesine sıkıca yapışma veya daha gevşek ilgisiz emme, ağlama, gerginlik, uyum veya uyumsuzluk olarak gösterir. 
Bebeğiniz dışarıdan gelen uyaranlara birinci aydan sonra cevap vermeye başlar ama tepkileri ise ağlama, gülme, bağırma, ağladığı zaman kucağa alınınca susma ile sona erer. İkinci aya doğru insan sesiyle başka sesleri ayırtetmeye başlar, sonra tanıdık kişileri ayırtetmeye başlar. Anne-babayı yakın kişileri tanır. Dördüncü aydan sonra seven ve kızan seslerle, seven ve kızan hareketleri ayırtetmeyi öğrenir. 6.aydan sonra hareketleri taklit etmeye başlar.

Anne- olarak hangi aile tutumu ile yaklaşmalıyım? 
Bu dönemlerde anne-baba olarak vereceğiniz tepkiler ölçülü şekilde olmalıdır.  Yani sizin çocuğa davranışlarınız kadar, karı-koca olarakta birbirinizle ilişkileriniz çocuğunuzun kişiligini şekillenemesinde önemli rol oynar. 
Örnek verecek olursak anne-baba olarak çocuğa karşı çok hoşgörülü ya da hiç hoşgörüsüz, aşırı koruyucu ya da ilgisiz tutumla yaklaşırsak, fazla ya da az sevgi vermek veya çocuğa karşı tutarsız, kararsız, değişken davranışlar onun ılımlı yönde gelişmesini engeller. Arkadaşı öğretmeni çevresi  ve ilişki içinde olduğu diğerleri ona anne-babanın davrandığı gibi davranmaz ve çocukta bu yüzden hayal kırıklığı yaşar.

Bir başka tutumda yani aşırı koruyucu anne-baba tipinde, çocukta bağımlı ve kendine güvensiz bir kişilik oluşturabilir. Aşırı otoriter, kendi görüşlerinin kabul ettirmeye çalışan  baskıcı anne-babaların çocuklarında ise çekingen bir kişilik etkisi ortaya çıkarabilir. Anne-babanın aşırı otoriter tutumu ise ters tepkiye de yol açabilir; çocuk, otoriteden kaçan, asi, muhalefet kişiliğe bürünebilir. Aşırı hoşgörülü tutumu ise çocuğun isteğini anında yerine getiren anne-baba tipleri yani ben bunlara çocuk merkezli aileler diyorum; çocukta engellenmeye tahammülsüz, dayanıksız, öfkeli kişilikler oluşturabilir. 

Peki hangi tutum ile yaklaşmalıyız? 
Ona demokratik tutum ile yaklaşmalısınız;
Bu tutumda ise çocuktan sevgiyi ve ilgiyi esirgemeyen, çocuğa karşı hoşgörülü, destekleyici yaklaşımla yaklaşan aile vardır. Çocuğun yaptığı davranışları ceza ve şiddet ile sonuçlandırmak yerine; açıklayarak yanlışları anlatan, kuralların açık olduğu, uyulmaması durumunda sonuçlarının, tepkilerin neler olacağı, anne babanın tutarlı olduğu, esnek disiplin anlayışının bulunduğu ve çocuğada kendi tercihlerini yapabilme fırsatlarının tanındığı bir tutumdur. Bunun sonucunda çocuğunuz;
sosyal, arkadaş canlısı, kendine güvenen, sorumluluk sahibi ve kurallara uyumlu, yeteneklerinin farkında olan, bir kişiliğe sahip olur. 
Unutmayalım;
Kişiliğimiz yaşadığımız sürece hiç durmadan gelişir, ilerler ve değişir.

16 Ekim 2018 Salı tarihinde eklendi ve 981 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız