Afyonkarahisar, İç Anadolu'nun termal suları ve tarihi dokusuyla bilinen bir şehir olsa da, son yıllarda artan sarsıntılarla deprem gündemine oturuyor. AFAD'ın 2018'de yenilenen ve 2025'te güncellenen Türkiye Deprem Tehlike Haritası, ilin sismik yapısını netleştiriyor. Harita, 1. derece en yüksek riski, 3. derece ise orta seviyeyi işaret ederken, Afyonkarahisar'ın bu üç zonu da içermesi tehlike çanlarını çalıyor. Akşehir-Simav Fay Sistemi'nin etkisi altında kalan bölge, 31 adet fay hattına ev sahipliği yapıyor; bunların 23'ü diri fay olarak sınıflandırılıyor. Bu hatlar, 10-33 kilometre uzunluğunda segmentlerle 6.2 ila 6.9 büyüklüğünde depremlere yol açma potansiyeli taşıyor. Şehir merkezinden kırsal ilçelere uzanan bu risk, yapı stokunu ve nüfus yoğunluğunu doğrudan tehdit ediyor. 2025'teki son güncellemeler, düşük riskli illerin sayısını 23'e çıkarsa da Afyonkarahisar hâlâ yüksek tehlike grubunda kalıyor.

Fay Hatları Şehrin Altını Oymuş Durumda

Afyonkarahisar'ın jeolojik yapısı, Ege ve İç Anadolu fay kuşaklarının kesişiminde yer alması nedeniyle karmaşık bir tablo çiziyor. MTA'nın 2012'de güncellediği Diri Fay Haritası'na göre, il sınırlarında Sultandağı, Sandıklı ve Tatarlı gibi ana hatlar ön plana çıkıyor. Bu faylar, ortalama 15-20 kilometre segment uzunluklarıyla düzenli sismik boşalmalar yaşıyor. 2025 AFAD raporunda vurgulandığı üzere, maksimum beklenen büyüklükler 6.86'ya ulaşabiliyor; bu da 1990'lı yıllardaki Dinar depremlerini hatırlatıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndan uzak olsa da, yerel gerilimler sık artçılara neden oluyor. Şehirdeki endüstriyel tesisler ve tarım arazileri, bu hatların tetikleyebileceği hasarı katlayabilir. Uzmanlar, fayların 23'ünün aktifliğinin, deprem olasılığını yüzde 30'un üzerine çıkardığını hesaplıyor.

2025 Sarsıntıları Alarm Zillerini Çalıyor

Yıl içinde Afyonkarahisar, küçük ölçekli depremlerle sarsılmaya devam etti. AFAD verilerine göre, Ağustos 2025'te Sarıkavak-Dazkırı'da 2.4, Cayüstü-Dınar'da 1.3 büyüklüğünde sarsıntılar kaydedildi. Eylül sonlarında 3.7'lik bir deprem Kızılören'i etkilerken, Ekim'de Sinanpaşa'da 3.1'lik olay paniğe yol açtı. Bu depremler, genellikle 5 kilometre derinlikte gerçekleşse de, yüzey yakınlığı nedeniyle hissedilirliği artırıyor. Kandilli Rasathanesi'nin takibinde, il genelinde 500'den fazla küçük sarsıntı not düşülmüş durumda. Bu kümülatif aktivite, büyük bir olayın habercisi olarak yorumlanıyor ve AFAD'ın erken uyarı sistemlerini devreye sokuyor. Vatandaşlar, bu artçıların fay gerilimini rahatlattığını bilse de, asıl tehlike ana şoklarda yatıyor.

Muhabir: Haber Merkezi